Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2496 E. 2025/7664 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2496
Karar No
2025/7664
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/616 Esas, 2025/286 Karar HÜKÜM : Kabul

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkil şirkete ait "..." tescilsiz markası ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresini aynen kullanmak sureti ile haksız rekabete neden olduğunu, anılan ibarenin 2012 yılından bu yana müvekkilince kullanıldığını, markasal kullanım ile ibarenin piyasada tanınır hâle getirildiğini, davalının da bu ibare ile iltibas oluşturacak bir ibareyi ticari faaliyetlerinde kullandığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/4. maddesinde başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alınmamasının haksız rekabet olarak düzenlendiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirkete ait müşteri çevresi bazında haksız rekabet oluşturma amacı olmadığını, "..." ya da "..." isimlerini kullanan birçok hesap bulunduğunu, yapılan işin niteliği gereği bu şekilde olan kullanımın teknik bir zorunluluk olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alan adı olarak kullandığı ... ibaresinin vana satışı yapan herkesin kullanımına açık vasıf/cins/tür belirten tanımlayıcı birer ibare olan vana ve market ibarelerinin birleşiminden oluştuğu, bilirkişi raporunda ayrıca, vanaların alıcı kitlesinin bilinç düzeyi yüksek kişilerden oluştuğu, tarafların satışa sunduğu ürünleri karıştırma ihtimali bulunmadığının belirtildiği, davalının sosyal medya hesabındaki benzer kullanımının haksız rekabet olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 2.Mahkemece 26.01.2023 tarihli ek kararla; bir haftalık kesin süre içinde istinaf başvuru harçlarının yatırılmaması üzerine istinaf başvurusunu değerlendirme kararı ile istinaf başvurusundan vazgeçilmesine karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunmasına rağmen istinaf başvuru harcı ile peşin harcını yatırmadığı, İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 30.12.2022 tarihli muhtırayla, istinaf başvuru tarihinde geçerli olan Harçlar Tarifesi'ne göre belirlenen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 80,70 TL istinaf karar harcının yatırılması, aksi halde istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılacağına ilişkin muhtıra gönderildiği, muhtıranın 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bir haftalık süre içinde eksik harç ve masrafların yatırılmadığı, harç ve masrafların 20.01.2023 tarihinde yatırıldığı ve aynı tarihli dilekçeyle, istinaf başvurusunda belirtilen gerekçelerle muhtıranın iptali gerektiğinin ileri sürüldüğü, davacı vekilinin 26.01.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik 06.02.2023 tarihli istinaf başvurusunun öncelikle değerlendirilmesi gerektiği, davacı vekiline gönderilen harç tamamlama muhtırasında eksik harcın bir haftalık süre içinde dosyaya yatırılması istendiği, harcın dosyaya yatırılması mümkün olmayıp, harcın mahkeme veznesine yatırılması gerektiği, harcın yatırılması gereken yerin doğru gösterilmesinin, geçerli bir muhtıranın varlığının ve harcın süresinde yatırılmadığının kabulü için zorunlu olduğu, harç muhtırasının usulüne uygun olmadığı, bu nedenle harçların süresinden sonra yatırıldığından söz edilemeyeceği kanaatine varıldığından, davacı vekilinin süresinde ek karara yönelttiği istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin süresinde kabul edilen esasa ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine karar verildiği, "..." ibaresinin davacı tarafından 2012 yılından itibaren tescilsiz marka olarak kullanıldığı, davalının da bu ibareyi ayırt edici yeterli bir ek olmaksızın 2019 yılından itibaren kullanmaya başladığı, davacının, markasal ibarenin tanıtımı için emek ve çaba harcadığı, davalının, bu vana ve market ibarelerini kullanma hakkı olmakla birlikte, bu iki kelimenin özel olarak birleştirilmesiyle oluşturulan bir markayı neredeyse birebir kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak değerlendirildiği, davalının karışıklığı önleyecek tedbirler alması ve "..." ibaresinin, davacının markasal kullanımından ayıracak ekler alması ya da farklı birleşimlerle kullanılması gerekirken, sadeci sonuna "i" harfi ekleyerek kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet oluşturan bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin istinaf konusu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kabulü ile davalının ticari faaliyetlerinde ve internet ortamında kullandığı "..." ibaresinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve davalının bu haksız rekabetinin önlenmesine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2496, K. 2025/7664, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2496-e-2025-7664-k-3f8d33400eb7