Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2230 E. 2025/5417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2230
- Karar No
- 2025/5417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/456 Esas, 2020/307 Karar HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, ... Denizcilik A.Ş.'ye usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini, işlemlerin bankacılık genel mevzuatına, bankanın iç mevzuatına, bankacılık ilke ve teammüllerine aykırı olduğunu, kullandırılan kredilerde yeterli teminatların alınmadığını, kredilerin tahsil kabiliyetinin bulunmadığını, banka çalışanı olan davalıların özen borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle banka zararına sebebiyet verildiğini ileri sürerek tahsil kabiliyeti bulunmayan 931.110,67 TL'nin 14.06.1999 tarihinden itibaren bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faizi oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 17.04.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile ... Denizcilik A.Ş.'nin yan kuruluşları olan ... Uluslararası Tekstil A.Ş., ... Ltd. Şti., ... Denizcilik A.Ş.'ye kullandırılan ve tahsil edilemeyen toplam 50.007,67 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, ticari krediler müdürü olduğunu, banka denetçilerinin sorumluluk davası açamayacağını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, ibra kararı ile borcun hukuken sona erdiğini, beklenmeyen krizler ve risklerin karşılığında firmaların ödeme güçlüğüne düştüğünü, banka zararının hazine tarafından karşılandığını, bankanın zararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kredilerden dolayı müvekkillerinin hukuka aykırı işlem yapmadıklarını, müvekkilleri hakkında alınan ibra kararı bulunduğunu, kredi işlemlerinin mevzuata ve usulüne uygun yapıldığını, kredi istihbarat raporlarında olumsuzluk bulunmadığını, tahsil edilemeyen kredilerin bankacılık işlemlerinde iş riski olduğunu, özen borcuna aykırılık bulunmadığını, kredi tahsisinde teminatların alındığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının 01.10.1997'de görevinden ayrıldığını, iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; banka bilançosu ve hesapların ibra edildiğini, kredilerin yönetim kurulu kararına ve mevzuata uygun kullandırıldığını, istihbarat raporunda kredi kullandırılmasına engel bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, kredi talebi üzerine düzenlenen istihbarat raporunda sonuç olarak firmanın borç ödemede sorun yaşamadığı, kredi talebinin olumlu karşılanması gerektiğinin belirtildiği, istihbarat verilerinde olumsuzluk olmadığı, şubenin, yönetim kurulu kararına uygun kredi kullandırdığı, teminatların risk teminat dengesine uygun alındığı, davalılarca yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun hareket edildiği, davacı bankanın kredi borçlusu ve kefillerle yaptığı protokollere göre takip hesabına aktarılan alacağa karşılık toplam 1.250.000,00 TL tahsilat yaparak alacağın tasfiye edildiği, yapılan protokoller sebebi ile bankanın icra takiplerini yürütmediği, bu sebeple zararın miktarının belli olmadığı, davalılarca yapılan işlemlerde bankacılık mevzuatına ve usule aykırılık yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 16.01.2025 tarihli, 2024/4349 E. ve 2025/182 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerinden bahisle banka yönetici ve çalışanlarına yönelik sorumluluk davasına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, usulsüz kredi kullandırılması nedeni ile uğranılan zarar nedeni ile açılan tazminat istemine ilişkin olup Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddi ile davalılar lehine 66.105,91 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 hükmü gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacaktır. O halde Mahkemece davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, HUMK'un 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmış olup davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak, kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla HUMK'un 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
V.SONUÇ: Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “66.105,91 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar ve karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.