Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1985 E. 2025/6802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1985
Karar No
2025/6802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/416 Esas, 2024/1867 Karar MAHKEMESİNİN 2021/214 E. SAYILI DOSYASI FER'Î MÜDAHİL : Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili Avukat ... HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/408 E., 2021/682 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili vakfın, davalı banka personeline sosyal sigortaların sağladığı hakların üzerine hak sağlama görevini üstlendiğini, vakıf senedinde bu görevi ivazlı bir şeklide yönetim giderleri davalı banka tarafından ödenecek olan katılma paylarından karşılanmak suretiyle yürüteceğinin düzenlendiğini, ... Vakıf Senedinin 35. maddesinde bu hususun "sandığın ve servetinin sevk ve idaresinin yönetim giderleri banka tarafından ödenir" şeklinde düzenlendiğini, 7.205.410,63 TL tutarındaki toplam katılma payı alacağının fazlaya ilişkin tüm talep ve haklar saklı kalmak kaydı ile 3.168.695,56 TL tutarındaki kısmın tahsili amacıyla takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı haksız itirazın iptalinin gerektiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş; verdiği ıslah dilekçesi ile ıslah talebinin kabulü ile ... Vakıf Senedinin 35. maddesi uyarınca karşı taraftan olan 2013, 20 14... yıllarına ait vakfın sevk ve idaresinin gerektirdiği yönetim giderlerinden kaynaklanan 3.265.188,85 TL alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarıyla bu defa müvekkilinin 2016, 20 17... takvim yıllarında yapmış olduğu yönetim giderlerine ilişkin olarak ... Vakıf Senedi'nin 35. maddesi uyarınca toplam 4.378.951,99 TL alacağının ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine, kötüniyetli davacının 15.000,00 TL disiplin para cezası ile mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen dava dosyasında davaya cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine, kötüniyetli davacının 5.000,00 TL disiplin para cezası ile mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115/1 hükümleri gereğince Mahkemelerinin görevsiz olduğu gerekçesiyle asıl dava ve birleşen dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalı vekilince ve fer'i müdahil vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilince, tarafların sulh olduğu, protokol kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere işbu davadan feragat ettikleri, dosya kapsamında doğmuş ve doğabilecek yargılama giderleri, vekâlet ücreti, harç, gider avansı gibi masraf kalemlerinin tamamının müvekkili tarafından karşılanacak olup, işbu dava dolayısıyla, müvekkili tarafından, fer'i müdahil Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve davalıdan herhangi bir yargılama gideri, harç ve karşı yan vekâlet ücreti talebi bulunmadığının beyan edildiği, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde vekilin davadan feragata yetkili olduğu, davadan feragatin HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davanın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemi olduğu, HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak, davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragatin mümkün bulunduğunu, davalı vekilinin talebi doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, asıl ve birleşen dava yönünden vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, verilen tahsis kararıyla ise sehven yazılan “Davacı vekilince istinaf yoluna başvurulduktan sonra dosya Dairemizde ön inceleme safhasında bulunduğu sırada; davacı ve davalı vekillerinin sulh olduklarının bildirmesi üzerine dosya re’sen ele alındı.” kısmının "Davalı ...Ş. ve fer'i müdahil TMSF tarafından istinaf yoluna başvurduktan sonra dosya Dairemizde ön inceleme safhasında bulunduğu sırada davacı vekilinin davadan feragat ettiğini bildirmesi üzerine dosya re'sen ele alındı. şeklinde tashihine, kararda “Gereği Düşünüldü” kısmının son cümlesinde; “..davalı vekilinin talebi doğrultusunda davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.” kısmının "davacı vekilinin beyanı doğrultusunda ve İlk Derece Mahkemesi kararının mahiyetine göre asıl ve birleşen davada davalı lehine yargılama gideri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.” şeklinde tashihine, kararın hüküm kısmında sehven yazılan “İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/408 E. 2021/682 K. sayılı 14.10.2021 tarihli ilamının HMK 307 vd. maddeleri uyarınca kaldırılmasına” kısmının “İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/408 E., 2021/682 K. sayılı 14.10.2021 tarihli ilamının HMK 307 vd. maddeleri uyarınca kaldırılmasına” şeklinde tashihine, hüküm kısmının 8. maddesinde sehven yazılan; “Davadan feragat edildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına” kısmının “Davadan feragat edildiğinden istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına” şeklinde tashihine, hüküm kısmının 9.a bendinde sehven yazılan "davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine" kısmının "Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine" şeklinde tashihine şeklinde karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, davacının, davalıdan olan katılım payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan tashih işleminin usulüne uygun olup olmadığı, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarı ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl ve birleşen davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada karar tarihinde yürürlükte olan 03.10.2024 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 6/1 sayılı hükmünde; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." hükmünü haiz olup, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra yapılan feragat işlemi nedeniyle AAÜT'nin 13/1 hükmüne göre asıl ve birleşen davada tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken, önceki tarihli AAÜT'ye göre maktu vekalet ücreti verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca asıl ve birleşen davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “17.900,00” ibaresinin çıkartılarak yerine “405.215,00” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “17.900,00” ibaresinin çıkartılarak yerine “494.316,00” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1985, K. 2025/6802, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1985-e-2025-6802-k-fd2cbbd720a4