Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1905 E. 2025/7023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1905
- Karar No
- 2025/7023
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/22 Esas, 2025/212 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/50 E., 2024/960 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9747 E. sayılı dosyası ile ...Otomotiv Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi ve ... Koli Kutu Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, ilgili icra dosyasının borçlularının üçüncü şahıslardaki var olan hak ve alacakları için müvekkiline 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesinin 1. 2. ve 3. fıkrası gereği haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ilgili haciz ihbarnamelerinin müvekkiline e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğini, gelen e-tebligatların üçüncü şahıs olan müvekkilinin gözünden kaçtığını, itiraz süresini kaçırdığı için üçüncü şahıs olarak icra dosyasına borçlu olarak eklenip malvarlıklarının haksız yere hacizlendiğini ileri sürerek müvekkilinin ...Otomotiv Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi ve ... Koli Kutu Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne borçlu olmadığının tespiti ile haksız takip nedeni ile davalı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ancak İİK'nun 89/3 hükmü uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde menfi tespit davası açabileceği, bu sürenin hak düşürücü süre niteliği taşıdığını, tebligatlar usulüne uygun olmasına rağmen süresinde dava açılmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın İİK’nun 89/3 hükmü uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği, davacı şirket tarafından 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davası açılmadığı için borç zimmetinde sayılmış olmakla artık takip alacaklısı aleyhine, takip borçlusuna kendilerinin borçlu bulunmadığından bahisle, dava açma hakkı kalmadığı, kesinleşen borcu icra veznesine ödemek yükümlülüğü altına girdiği, İİK'nun 89. maddesi uyarınca açılmış bulunan davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüşmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tarafça sebepsiz zenginleşmeye de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davacının İİK'nun 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilemediğini belirterek neticeten takip borçlularına borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davaya esas takip dosyasında davalı yanca dava dışı ...Otomotiv Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi ve ... Koli Kutu Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne takip başlatıldığı, bu durumda mahkemece davanın hukuki niteliğinin İİK'nun 89/3 hükmüne dayalı menfi tespit davası olduğu ve davanın süresinde açılmadığına ilişkin tespitinin yerinde olduğu, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, İİK'nun 89. maddesi kapsamında gönderilen ihbarnamler sonrası üçüncü kişi tarafından açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.