Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1777 E. 2025/6554 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1777
- Karar No
- 2025/6554
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/198 Esas, 2025/99 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/187 E., 2023/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, uzun yıllardır kullandığı "... " markası için yaptığı başvurunun, davalı şirketin itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve müvekkilinin markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eski hale getirme talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 95. maddesi kapsamında kalmaması nedeni ile yerinde olmadığı, bu kapsamda iptali istenilen YİDK kararının 04.03.2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmesine rağmen davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun (5000 sayılı Kanun) 15/C hükmünde belirlenen 2 aylık hak düşürücü sürenin bitiminden sonra 10.05.2022 günü açıldığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 95. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinden farklı olarak "bu kanun" yerine genel olarak “kanun” ifadesine yer verildiğinden, medenî yargılamaya ilişkin diğer kanunlarda belirlenen kesin sürelerin kaçırılması hâlinde de, eski hâle getirme yoluna başvurulabileceği, dolayısıyla davacı vekilinin eski hale getirme talebinin yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, eski hale getirme talebinin esası yönünden yapılan incelemede ise dosya kapsamından davacının birden fazla vekille temsil edildiği gözetildiğinde, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin yerinde bulunmadığı, kaldı ki HMK'nın 96/1. hükmü uyarınca eski hale getirmenin, engelin ortadan kalktığı 27.04.2022 tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi gerekirken 13.06.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile istemde bulunulduğu, hal böyle olunca davacı vekilinin eski hale getirme talebinin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerektiği, buradan hareketle davanın 5000 sayılı Kanun'un 15/C hükmünde belirlenen 2 aylık hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra açıldığı da dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın gerekçesi yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava YİDK kararının iptali ile marka tescili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.