Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1643 E. 2025/2545 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1643
Karar No
2025/2545
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1017 Esas, 2024/1538 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/888 E., 2024/130 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu ... İnş. Nakl. Turz. Tic. Ltd. Şti.'nin aktif olarak ticari faaliyetine devam ettiği, vergi beyannamelerini verdiği ve çalışanlarının sigorta girişlerini yaptırdığı halde ihtar yapılmadan davalı tarafça ticaret kaydının resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, davalının kusurlu eylemi neticesi şirketin sahip olduğu ruhsat, izin ve işletme belgesinin iptalinin gündeme geldiğini ileri sürerek dava konusu şirketin faal olduğunun tespiti ve ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu şirketin yasal prosedüre uygun olarak terkin edildiğini, gerekli ihtarların yapılmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım olunduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin sermayesinin kanunda öngörülen asgari düzeye yasal sürede artırılmaması nedeniyle şirketin terkin edildiği, davacının sunduğu belgelere göre dava konusu şirkete ait işletmenin faal olduğu, şirketin ihyasında davacının hukuki yararının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) geçici 7/4-a hükmü gereği şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmadığı, bu nedenle terkin işleminin yerinde olmadığı, terkinin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle tasfiye amacıyla şirketin ihyası gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu şirketinin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi ...'in atanmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin faal olduğuna ilişkin vergi dairesi tarafından düzenlenen yoklama fişlerinin bulunması, işçiler için sigorta bildirimlerinin yapılmış olmasının sermaye artırımının yapılmaması nedeniyle münfesihlik durumunu ortadan kaldırmayacağı, 6102 sayılı TTK'nın 7/15. hükmü uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden dolayı tasfiye işlemlerini yapmak için şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, dava konusu şirkete ve temsilcisine usulüne uygun ihtar yapılmadığı için terkin işleminin usul ve yasaya uygun bulunmadığı, sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden dolayı tasfiyeyle sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, şirkete ve yetkilisine ihtarat yapmayıp usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulüne, dava konusu şirketin 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesine, tasfiye memuru olarak önceki yetkili ...'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harçlar alınmasına mahal olmadığına, 17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1643, K. 2025/2545, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1643-e-2025-2545-k-c9c8374a2e26