Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/865 E. 2024/9353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/865
- Karar No
- 2024/9353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1604 Esas, 2023/1408 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/179 E., 2021/239 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların parfüm ve ilgili ürünler sektöründe 2006 yılından beri kullanıldığını, markaların tanınmış hale getirildiğini, davalı gerçek kişinin 2019/32867 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruyla müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, başvurunun tescili halinde davalı gerçek kişinin müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edeceğini ve bu tanınmış markalarının itibarını zedeleyeceğini, davalının, müvekkilinin markalarına benzer bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin iyi niyetli bir davranış sayılamayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-3691 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı markaları ile müvekkili başvurusunun bütünsel algı açısından benzemediklerini, davacı markalarının kendine has yazı karakterleri ile yazıldığı gibi logolarının da bulunduğunu, taraf markalarının kapsamına giren malların bilinç ve algı düzeyi yüksek tüketicilere hitap ettiğini, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince,davacının 2010/82688, 2013/103075, 2014/08424, 2018/34962, 2018/34975 sayılı "..." ibareli markaları ile dava konusu "... ..." ibareli başvuru arasında, başvuru kapsamında yer alan bir kısım emtialar yönünden görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, bu mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, davacı tarafın tanınmışlık iddiasından kaynaklı istemlerinin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.