Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/749 E. 2024/6733 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/749
Karar No
2024/6733
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1255 E., 2020/105 K. HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar ... ... ... Terekesi Tasfiye Memuru tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin dava dilekçesinde; Rumeli Elektrik Yatırım A.Ş'nin önceki yönetim kurulu üyesi ile denetim kurulu üyesi olan davalıların görev sürelerinde şirketin doğmuş zararından sorumlu olduklarını, düzenlenen denetim raporuna göre şirket kasa hesabında muhasebe kayıtlarında görülmekle birlikle fiilen mevcut olmayan nakit paranın 1.029,13 TL gerekli takip yapılmayarak zarara dönüştüğünü, tedbir kararlarına aykırı olarak firma kasasından çok sayıda tahsilat ve ödemelerin yapıldığını, bir kısım ödemelerin (58.540,00 TL) ticari dayanaktan yoksun bazı grup firmalarına fon aktarımı amacı ile yapıldığının tespit edildiğini ve bu şekilde Rumeli Elektrik'in kendi kaynaklarını yersiz olarak kaybetmiş olduğu, yine şirketin 10.000,00 TL olan sermayesini 13.06.2003 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında 490.000,00 TL arttırarak 500.000,00 TL'ye çıkartığını, ilgili genel kurul kararı ile değiştirilen "Şirketin Sermayesi" başlıklı 6. maddeye göre arttırılan 490.000,00 TL'nin hissedarlar tarafından muvazaadan ari olarak tamamen ve nakden taahhüt edildiğini, arttırılan sermayenin 1/4'ü tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde ödenmesi gerekirken ödenmediğini, yönelim kurulu üyelerinin sermaye apel ödemesi için ortaklara gerekli çağrıları zamanında yapmayarak ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 406 ncı ve 407 nci maddelerinde belirtilen temerrüt durumuna karşın ortaklardan gecikme faizi ve cezai şart talep etmeyerek bu şekilde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratılmasına neden olmakla sorumlu olduğunu, denetim kurulu üyelerinin de onları uyarmayarak görevlerinin gereğini yapmadıklarını, şirketin zararından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faiz oranı ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, akabinde ıslah dilekçesiyle müddeabihi 182.069,13 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirkette işçi olduğunu, görünürde ortak yapıldığını, asıl sorumluların Uzan ailesi mensupları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin muristen kalan mirası kayıtsız şartsız red ettiklerini, müvekkilleri hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak önceki hükümde gerekçe kısmından davalı ...'in sorumlu tutulacağı miktarın 122.500,00 TL ve 58.540,00 TL olduğu açıkça belirtildikten sonra hüküm kısmında eksik yazılmasının maddi bir hatadan kaynaklanmış olması nedeniyle uyulan bozma ilamı doğrultusunda kabul edilen miktar için hükmün düzeltildiği, davalılar ..., ... ve ... ... Terekesi yönünden yapılan incelemede ise Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiği üzere 6762 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesinde şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığa ve ortaklık alacaklarına karşı kusursuz olarak sorumlu oldukları, bu davalıların göstermelik yönetici olsalar da, bu kişilerin bilerek ve isteyerek davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, davalı ...'in 21.03.2003 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçilerek Sulh Ceza Mahkemesi'nce el koyma kararı sonrası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 13.02.2004 tarihinde yapılan atamaya kadar görev yaptığı, ... ... ...'ında bu süre içerisinde denetim kurulu üyesi olarak görev aldığı, davalı ...'in ise 18.07.2002 tarihinden yine el koyma sonrası atama tarihi olan 13.02.2004 tarihine kadar denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, denetçilerin görev yaptığı süre boyunca sorumluluğunu yerine getirerek denetim görevini ifa etmediği, oluşan zarara göz yumduğu, sonraki yönetim kuruluna da bildirmedikleri, bu davalıların tamamının davalı ... ile birlikte apel borcunun muaccel olduğu tarihde ve Rumeli Holding'e paraların aktarıldığı 14.11.2003 tarihinde görev başında olduğu dolayısı ile sorumlu olduklar, önceki hükümde her ne kadar hükmedilen miktarların zararın doğduğu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin hüküm kurulmuş ise de, zararın doğum tarihinin Rumeli Holding'e gönderilen miktar yönünden havale tarihi olan 14.11.2003 tarihi olduğu, apel borcunun 3 aylık süre sonucunda muaccel olduğu tarihin ise 13.09.2003 olduğu, böylece bu tarihlerden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle birleşen davanın davalılarının mirası reddetmiş olmaları nedeniyle haklarındaki davanın husumet yönünden reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile, 58.540,00 TL için 14.11.2003 tarihinden itibaren, 122.500,00 TL için 13.09.2003 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ... ... ... Terekesinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, kasa açığına yönelik kısım yönünden önceki ilam onanıp kesinleştiğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar, ... ... ... Terekesi Tasfiye Memuru tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, temlik eden şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 336 ncı, 337 nci, 359 uncu, 406 ncı ve 407 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Davalı ... ... ... Terekesi temsilcisi temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup dosya kapsamı, talep dilekçesi içeriği ve dosyaya sunulan belgelerin incelenmesi sonrasında, ... ... ... terekesinin iflas usulü ile tasfiyesine karar verildiği ve İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesince, tereke temsilcisine işbu davada verilen kararı adli yardım yolu ile temyiz etme hususunda yetki verildiği anlaşılmakta olup yatırılması gereken harç tutarı da gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 334 üncü maddesi ve 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı ... ... ... Terekesi temsilcisinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... ... ... Terekesi temsilcisi bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ... ... Terekesi temsilcisinin ADLİ YARDIM TALEPLERİNİN KABULÜNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... ... Terekesi temsilcisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 1.142,36 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden ... ... ... terekesi tasfiye memurundan alınmasına, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/749, K. 2024/6733, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-749-e-2024-6733-k-afe83704a62f