Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6298 E. 2025/5429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6298
- Karar No
- 2025/5429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/947 Esas, 2024/1088 Karar HÜKÜM : Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava kısmen kabul BİRLEŞEN ÇORUM 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2023/322 ESAS, 2023/305 KARAR SAYILI DOSYASI
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya un satıp teslim ettiğini, unların bedellerinin ödenmediğini, tahsil için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline mal teslimi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davada davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, malın teslim edildiğinin kabulü gerektiği, mal bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davalının icra takibinden önce ihtarla temerrüde düşürülmediği, işlemiş faiz talebinin haksız olduğu gerekçesi ile takibe vaki itirazın 1.656.006,45 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin ve işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit kabul edilmekle %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine; birleşen davada ise davacının kur farkı alacağı talebinde bulunamayacağı, buna ilişkin kesilmiş bir fatura olmadığı, davacı şirketin USD cinsten alacağının 15.359,41 USD olduğu gerekçesi ile takip dosyasındaki itirazın 15.359.41 USD asıl alacak, 229.25 USD işlemiş faiz, 351,49 TL toplam 15.588,66 USD ve 351,49 TL hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere USD yönünden uyguladığı yıllık ve değişken oranlarda avans faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olmakla % 20'si 3.071,88 USD'nin takip tarihi itibariyle USD efektif satış kuru yönünden hesaplanan 25.815,15 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, fatura alacağının, birleşen dava ise kur farkı dahil cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava yönünden; dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına; birleşen dava yönünden ise, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ticari satım kaynaklı kur farkı alacağının döviz cinsinden değil Türk lirası olarak istenebilecek olmasına göre, asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davalar yönünden verilen kararın ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.