Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6217 E. 2025/5477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6217
- Karar No
- 2025/5477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/201 Esas, 2024/1401 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/700 E., 2022/607 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; finansal kiralama sözleşmesi uyarınca MV ... gemisinin davalı şirkete kiralandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefili olarak imzaladıklarını, davalı şirket tarafından işletilen geminin 01.09.2010 tarihinde Romanya'nın Köstence Limanında hurda çelik yüküyle birlikte battığını, yük sahibi şirket tarafından yük bedeli 1.259.995,08 USD'nin tazminini için müvekkiline karşı Londra'da tahkim davası açıldığını, söz konusu davanın husumetten reddedildiğini, geminin sorumluluk sigortacısı tarafından müvekkiline ve davalı şirkete karşı Londra Mahkemesinde 1.550.000,00 USD'nin tahsili amaçlı açılan davanın derdest olduğunu, İngiliz avukatların değerlendirmelerine göre dava sonunda müvekkili aleyhine karar verilmesinin muhtemel olduğunu, bu durumda ise İngiltere'de davacı olan sigortaya ödenecek tazminat ve karşılaması gereken yargılama giderlerinin yaklaşık 2.500.000,00 USD'yi bulacağını, bu davada savunma için tayin edilen İngiliz avukatlara bugüne kadar 179.063,86 GBP vekalet ücreti ödendiğini, Romanya liman işletmesi tarafından 14.03.2012 tarihinden bu yana batığın çıkartılması için müvekkiline çeşitli davalar açtığını, bu nedenle Romanya'da da avukat tayin edildiğini, müvekkilinin Romanya'da yaptığı hukuki masraf ve harcamalara ek olarak, müvekkilinin ilave avukatlık ücreti ödemesinin kesin olduğu gibi, gemi batığının çıkartılması masraflarından da sorumlu tutulması ve müvekkilinin zararının daha da artmasının çok muhtemel olduğunu, davalıların Finansal Kiralama Kanunu ve finansal kiralama sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca ... gemisinin batması nedeni ile müvekkiline karşı açılan bütün davalardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin zararları nedeniyle davalı şirkete gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, müvekkili tarafından ... gemisinin batmasından kaynaklanan dava ve talepler nedeniyle bugüne kadar 221.725,00 USD, 4.869,69 USD ve 710.105,10 TL harcama yapıldığını, avukatlık ücretleri, dava takip giderleri, noter masrafları, türcüme giderleri, yurt dışı seyahat ve konaklama giderleri ile muhtelif giderlerden oluşan harcamaların listesi ve fatura, makbuz, dekont vs. belgelerinin sunulduğunu ileri sürerek 221.725,00 euro, 4.869,39 USD ve 710.105,10 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; finansal kiralama bedelinin ödendiğini, davacıya karşı müvekkillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, geminin batmış olması nedeniyle malik sıfatıyla muhatap kaldığı davalara yaptığı masraf ve harcamaların rücuen tazminini talep ettiği, batma olayında davalı şirketin bir kusuru bulunmadığının İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/593 E. sayılı dosyasında tespit edildiği, buna göre davacının bu yargılama masraflarını Borçlar Hukukunun genel hükümlerine göre davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı, kiralananın tam hasara uğramasında kusuru bulunmayan davalı kiracıdan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca tazminat istenemeyeceği, halihazırda davacının aleyhine verilmiş bir hüküm ve üçüncü kişilere ödediği bir tazminat olmadığına göre, bu aşamada davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, usul hükümlerine göre bir dava için yapılan giderlerin o davada talep edilebileceği ve hüküm altına alınabileceği, davacının kendisine yöneltilen davalarda haklı çıkması durumunda, yaptığı yargılama giderlerini davanın karşı tarafından tahsil etme imkanın olacağı, vekalet ücretinin, yargılama giderlerinin ve diğer giderlerin ilgisi bulunduğu asıl davada veya takipte hüküm altına alınması gerektiği, asıl davanın kesinleşmesinden sonra o davaya ilişkin yargılama giderlerinin ayrı bir dava konusu yapılamayacağı gibi henüz devam eden ve ne şekilde sonuçlanacağı bilinmeyen davalar için yapılan masrafların ayrı bir davada talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında açıklanan gerekçelere ve dosyada alınan ilk raporda davacının kendi defter incelemesindeki kayıtlara göre alacak tespiti yapıldığı, birinci bilirkişi heyetinin ek raporunda da bu hususa değinilerek davacının iddiasının henüz hükme bağlanmamış davaların sonucuna göre değerlendirilebileceğinin açıklandığı, ikinci bilirkişi raporu ile birinci bilirkişi raporunun bu yönde çelişmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu geminin batması nedeniyle davacının malik sıfatıyla muhatap olduğu davalar nedeniyle yaptığını iddia ettiği masraf ve harcamaların rücuen tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.