Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5048 E. 2025/4542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5048
- Karar No
- 2025/4542
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/874 Esas, 2024/1050 Karar HÜKÜM : Kabul, kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1092 E., 2020/786 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/570 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat .., asıl davada davalı ... A.Ş. ile birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9378 E., 2006/9386 E. (yeni dosya İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/2630 E.) sayılı dosyalarından takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi ile şirket ortağı ...’e ait ... İlçesi, 976 ada, 10 parseldeki taşınmazın 1/2 payının haczedildiğini, dosyadaki hacizlerin kaldırılması için teminat olarak 20.03.2007 keşide ve 23.03.2007 ödeme tarihli, 500.000,00 USD bedelli bononun verildiğini, bononun düzenleme amacına ilişkin yazılı belge düzenlendiğini, müvekkilince teminat amacıyla verilen bononun, davalı şirketçe İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, bununla birlikte hacizlerin fek edildiği dosyalardan tekrar haciz konulduğunu, yukarıda belirtilen takip dosyalarındaki borcun 05.08.2016 tarihi itibariyle ödendiğini, dosyaların infazıyla davalıya olan borçların sona ermesine rağmen teminat amacıyla verilen bononun iade edilmeyerek takibe konduğunu, Beşiktaş 24. Noterliğinin 29.07.2016 tarihli ihtarı ile takip dosyalarındaki borcun ödenmesi nedeniyle teminat bonosunun iade edilmeyerek takipten feragat edilmesinin istenilmesine rağmen davalı şirketçe herhangi bir işlem yapılmadığını, ilgili dosyalardaki borçların kapanmasına rağmen takibe devam edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin zararlarının önlenmesi için takibin tedbiren durdurulması gerektiğini, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı dosyasında haczedilen taşınmazın İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2008/8144 E. sayılı dosyasında satıldığını ve borcun 2007/7790 E. sayılı dosyasına gönderildiğini, paranın alacaklıya ödenmesi halinde iade alınamayacağını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teminat amaçlı verilen 20.03.2007 keşide, 23.03.2007 vade tarihli, 500.000,00 USD bedelli bononun iptaline, bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İnş. Sanayi ve Ticaret Adi Komandit Şirketi ile ... İth. İhr. Metal San. ve Tic. A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, ... Şirketi'nin mali problemler yaşaması üzerine ... şirketi tarafından ... Şirketi ile müvekkillerinin murisi ve ... Şirketinin ortağı ... aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9386 E., 2006/9378 E. (yeni dosya numarası İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/2630 E.) sayılı dosyalarında başlatılan takipte ... İlçesi, 976 ada, 10 parselde bulunan davacıların murisi ...'e ait taşınmaz payının haczedildiğini, anılan hacizlerin kaldırılması karşılığında teminat olarak 20.03.2007 keşide tarihli ve 23.07.2007 ödeme tarihli, 500.000,00 USD bedelli bononun ... Şirketi'nce ... Şirketi'ne verildiğini, müvekkillerinin murisi ...'in bonoya aval veren olarak imza attığını, bononun ... Şirketi'nce kötüniyetli olarak davalı ...'na ciro edildiğini, anılan kişi tarafından da İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, İstanbul 5. İcra Müdürlüğündeki dosyaların borçlarının çeşitli zamanlarda ödenerek 05.08.2016 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen teminat amacıyla verilen bononun takibe konduğunu, ... Şirketi'nce, ... Şirketi'ne gönderilen Beşiktaş 24. Noterliğinin 29.07.2016 tarihli ihtarı ile dosya borçlarının ödenmesi nedeniyle teminat bonosunun iadesi ve takipten feragat edilmesinin istendiğini, ... Şirketi ile davalı tarafından bononun iade edilmediğini, ... Şirketi aleyhine açılan menfi tespit davasının derdest olduğunu, ... İnş. Sanayi ve Ticaret Adi Komandit Şirketinin borcu bulunmadığını, davalının kötüniyetli olarak bonoyu iktisap etmesi nedeniyle müvekkillerince fazladan davalıya ödenen 671.784,91 USD ana para ile 216.958,59 TL icra harç ve giderleri ile icra vekâlet ücretinin iadesi gerektiğini ileri sürerek bonoya dayanılarak başlatılan İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı takibin iptaline, haksız takip nedeniyle %20 oranında tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın konusunu oluşturan senede ilişkin icra takibinin alacaklısı ... olduğundan davanın bu kişiye karşı açılması gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, yanılma ve korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içerisinde dava açılması gerektiğini, ancak İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 9385 E., 9386 E., 9378 E. sayılı dosyalarında hacizlerin 20.03.2007 tarihinde kaldırıldığını, yeniden 08.05.2007 tarihinde haciz konduğunu, davaya konu senedin ise 13.06.2007 tarihinde takibe konduğunu, davacı şirketin 26.06.2007 tarihinde mal beyanında bulunduğunu ve davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, dokuz yıl, beş ay sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde teminat amacıyla verilen bononun İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı dosyasında takibe konduğunun ve mükerrer ödeme talep edildiğinin ileri sürüldüğünü, oysa makbuz başlıklı dayanak belgede senedin, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9378 E., 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9386 E. sayılı dosya borçlarına ilişkin verildiğine ve senet ödendiğinde belirtilen icra dosyalarından feragat edileceğine ilişkin ibare bulunmadığını, belgeden anlaşılacağı üzere 20.03.2007 tarihinde düzenlenen senedin 23.03.2007 tarihinde ödenmemesi halinde hiçbir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın yasal işleme konulacağının kabul edildiğini, davacı şirketin yetkilisi ve senedin şahsi borçlusu olan ...'in 2007 yılı Haziran ayında paydaşı olduğu, haczedilen 976 ada, 10 parselin uygun şartlarda satılarak borçların ödeneceğini bildirdiğini, yapılan görüşmeler sonucu takibe konulan işlemler haricinde, evrakı olmayan açık borç toplamının 500.000,00 USD olduğunu, diğer icra dosyalarına konu borçların yanı sıra bu bedelin de satılacak taşınmazın bedelinden ödeyeceğine söz vermesi üzerine 10 parseldeki hacizlerin kaldırıldığını ve bakiye alacağa ilişkin senedin de hacizlerin fekki ile birlikte icra dairesinde düzenlenen makbuz ile birlikte davalı vekiline teslim edildiğini, makbuz içeriği ile sabit olan hususun, borçlunun haciz konulan taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmasını sağlamak ve davalı şirkete olan tüm borçlarının bir an önce ödenmesini sağlamak olduğunu, makbuzda sadece bir taşınmaza konulan haczin fek edileceğinin belirtildiğini, davaya konu senet ödendiğinde dört icra dosyasının fek edileceğine ve/veya belirtilen dört icra dosyasının ödenmesi halinde davaya konu senedin bedelsiz kaldığından iade edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, senedin ödeme tarihi geldiğinde bu senet ile icra dosyaları ödenmediğini, taşınmazı satın alacak kişi ile sorunlar yaşandığı belirtilerek süre talep edildiğini, ancak uzun süre olumlu bir gelişme olmaması üzerine 08.05.2007 tarihinde dört icra dosyasından kaldırılan hacizlerin yeniden konduğunu, 13.06.2007 tarihinde davaya konu senedin cirolandığı ve üçüncü kişi tarafından takibe konduğunu, senet veya makbuzda teminat senedi ibarelerinin bulunmadığını, bu ibarenin bile tek başına yeterli olmadığını, müvekkilince yapılan işlemlere rağmen uzun süre sonra dava açılmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun davacı tarafından müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu ... İthalat İhracat Metal San. ve Tic. A.Ş.'ye olan borçlarına ilişkin verildiğini, ... İnş. San ve Tic. Adi Komandit Şirketi yetkilisi ve senedin şahsi borçlusu ...'in 2007 yılı Haziran ayında taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması hâlinde, taşınmazın uygun fiyatla satılarak tüm borçların ödeneceğini taahhüt etmesi nedeniyle bu kişiye ait taşınmaza konulan hacizlerin bono alınarak kaldırıldığını, dava konusu bononun açık hesap ilişkisindeki başka alacaklar için verildiğini, ...'in 20.03.2007 tarihinden 06.03.2014 tarihine kadar geçen sürede borçlu olmadığı veya aldatıldığına ilişkin bir iddiada bulunmadığı gibi herhangi bir dava da açmadığını, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davanın davacılarının murisi ...'in dava konusu bonoda avalist olduğu, aval verenin yasal mirasçıları olan davacıların, bononun teminat bonosu olduğu, yahut bedelsiz kaldığı yönündeki def'ileri davalıya karşı ileri süremeyeceklerinden birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği, asıl dava yönünden ise, icra takibine dayanak alınan senedin zorunlu unsurları içerdiğinden “bono" niteliğinde kambiyo senedi olduğu, davalı şirket takip alacaklısı olmasa dahi, davacı keşidecinin, davalı lehtara karşı borçlu olmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gibi davalı şirketin bu dava yönünden pasif husumetinin mevcut olduğu, soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini veya teminat bonosu olduğunu lehtara karşı ileri süren tarafın, önce bu senedin bir sebebi olduğunu veya teminat senedi olduğunu, sonra da sebebin veya teminat senedinin tahsilini talep koşullarının gerçekleşmediğini yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumunda olduğu, davacı tarafça yazılı delil olarak ileri sürülen '...' başlıklı belge incelendiğinde, 'bono vadesinde ödenmediği takdirde başka hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın takibe geçilecek ve yasal yollara başvurulacaktır.' ifadesini içerdiği, bu bononun teminat bonosu olmadığı, davacı iddiası, bononun teminat bonosu olmamakla birlikte İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9386 E. ve 2006/9378 E. (yeni dosya no: İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2012/2630 E.) sayılı takip dosyalarına konu borçların ödenmesi amacıyla verildiği yönünde yorumlansa dahi, davalı tarafça, davacı şirket yetkilisi ...'in 2007 yılı haziran ayında kendilerine başvurduğunun, hissedarı olduğu ve üzerine icra dosyalarından hacizler konulan ... Mah., 144 pafta, 976 ada, 10 parseldeki gayrimenkulüne hemen hazır alıcı olduğunun belirtildiğinin, buradan alınacak para ile tüm borçların kapatılabileceğinin, bu nedenle gayrimenkul üzerindeki hacizlerin kaldırılması ile tüm borçların ödeneceğinin beyan edildiğinin, ... ile yapılan görüşmeler neticesinde, takibe konulan işlemler haricinde evrakı olmayan açık borç toplamının 500.000,00 USD olduğu, diğer icra dosyalarına konu borçların yanı sıra bu bedelin de satılacak gayrimenkulden gelecek para ile ödeneceği konusunda anlaştıklarının, kendilerince ... 10 parseldeki hacizlerin kaldırıldığının ve bakiye alacağa ilişkin bononun da hacizlerin fekki ile birlikte icra dairesinde düzenlenen makbuz ile birlikte davalı vekiline teslim edildiğini, burada amaçlananın, borçlunun haciz konulan taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmasını sağlamak ve davalı firmaya olan tüm borçlarının biran evvel ödemesini sağlamak olduğunun savunulduğu, davalı tarafın özetle, dava konusu bononun İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9386 E. ve 2006/9378 E. (yeni dosya no: İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2012/2630 E.) sayılı takip dosyalarına konu borçların ödenmesi amacıyla verilmediğini, davacının bono tutarı kadar kendilerine ayrıca borçlu olduğunu, hacizlerin fekkinin ise davacı şirket yetkilisinin taşınmazını satabilmesi amacıyla yapıldığını savunduğu, gerçekten de '...' başlıklı metinde bononun anılan dosyalardan ...'e ait bir adet hisseli taşınmaz üzerine konulan hacizlerin fekkedilmesi üzerine verildiğinin yazılı olduğu, takibe konu borçların tahsili amacıyla verildiğinin yazılı olmadığı, takip tutarları ile bono tutarı birbiri ile örtüşmediği gibi her iki tarafın ticari defterlerinin de birbiri ile örtüşmediği, bu nedenle anılan belgenin teminat bonosu olduğu veya İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9383 E., 2006/9385 E., 2006/9386 E. ve 2006/9378 E. (yeni dosya no: İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2012/2630 E.) sayılı takip dosyalarına konu borçların ödenmesi amacıyla verildiği ve bedelsiz kaldığı yönündeki iddiaları ispatlar mahiyette bulunmadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile derdest bir takip dosyasının bulunması nedeniyle takip borçlusunun her zaman menfi tespit isteme imkanı bulunduğu, menfi tespit istemi bononun bedelsizliği iddiasına dayalı olduğundan irade sakatlıkları hâllerine ilişkin hak düşürücü sürenin uygulanma imkanı bulunmadığı, asıl dava bakımından bononun borçlusunun, lehtar ile olan temel ilişkisini ve bononun düzenleme nedenini dikkate alarak menfi tespit isteminde hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğu gibi senedi ciro eden lehtarın da pasif husumet ehliyeti bulunduğu, birleşen dava yönünden ise, bonoyu iktisap eden takip alacaklısının davalı ... Şirketi'nin yetkilisi olması nedeniyle keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişkiyi bilebilecek durumda olduğu, bononun düzenleme sebebi ile bononun alacaklısı ve borçlusu arasındaki temel ilişkiyi bilmesi nedeniyle lehtara karşı ileri sürülebilecek def'ilerin takip alacaklısına karşı da ileri sürülebileceği, yani takip alacaklısı olan davalının, istirdat talebine karşı iyiniyetli hamil savunmasının söz konusu olamayacağı, aslı İlk Derece Mahkemesince incelenen "..." başlıklı belgede, "... İn. San. Tic. Adi. Kom. Şti'nin keşidecisi, ...'in Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil olarak imzalayanı, ... İth. İhr. Metal San ve Tic. Ltd. Şti'nin lehdarı olduğu; 500.000,00-USD bedelli, 20/03/2007 keşide, 23/03/2007 vade tarihli bir adet bono aşağıda sayılan dosyalardan ... adına kayıtlı olan '..., ... Mah. .. mevkiinde bulunan 144 Pafta, 976 Ada, 10 Parsel sayılı 855.84m2 miktarlı Kargir 2 ev, dükkan ve arsanın 1/2 hissesi'ne konulan hacizlerin fekedilmesi üzerine verilmiş olup, işbu bono vadesinde ödenmediği takdirde başka hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın takibe geçilecek ve yasal yollara başvurulacaktır." ifadelerinin yer aldığı, belgenin alt tarafında "İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9378 E. 2006/9383 E. 2006/9386 E. 2006/9385 E. Sayılı dosyalar" ifadelerinin yer aldığı ve belgenin ... İth. İhr. Metal San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından imzalandığı, bono soyut bir borç ikrarı olmakla birlikte bazı durumlarda ihdas nedeninin taraflarca kararlaştırılabileceği, takip ve dava konusu 500.000,00 USD bedelli bononun, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2006/9378 E., 2006/9383 E., 2006/9386 E., 2006/9385 E. sayılı dosyalarındaki hacizlerin kaldırılması için verildiği, başka bir anlatımla bononun düzenlenme nedeni, davalı savunmasında olduğu gibi takibe konu edilmeyen belgesiz açık hesap borçlarına ilişkin olmayıp yukarıda belirtilen dosyalara ilişkin olduğu, "..." başlıklı belgedeki ibarelerin, bononun kayıtsız şartsız ve soyut bir borç ikrarı olduğuna ilişkin karineyi ortadan kaldırdığı, ibarelerin, senedin düzenlenme nedenini ortaya koyduğu gibi esasında senedin teminat fonksiyonu icra etmek üzere düzenlendiğini kanıtladığı, nitekim icra dosyalarındaki borç, alacak ve fer'ileri ile birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık olarak düzenlenen bono bedeli kadar davalı alacağının bulunmasının bu hususu doğruladığı, davalı, bononun icra takiplerine konu edilmemiş belgesiz cari hesap alacağı için verildiğini savunmuş ise de, "..." başlıklı belge bu savunmanın aksini göstermekte olup davalının, bu savunmasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı, bu belgenin aksinin, ancak yazıl delil veya başka bir kesin delille kanıtlanabileceği, "..." başlıklı belge davacının teminat senedi iddiasını kanıtlamakta olup davalının aksi yöndeki savunmasını ispat edemediği, açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davalarda ileri sürülen teminat senedi iddiasının kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davaların reddine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, 2.278.397,76 TL dosya borcunun İstanbul 10. İcra Müdürlüğünce gönderilen paradan tahsil edildiği, tahsilat tarihi itibariyle birleşen dava yönünden istirdada ilişkin hak düşürücü sürenin dolmadığı, dava konusu bononun ihdas nedeninin İstanbul 5. İcra Müdürlüğündeki dosyalar olması nedeniyle ve bu dosya borçlarının ödenmesi ve davalının savunmasını kanıtlayamamış olması karşısında asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, takip haksız olmakla birlikte, davalının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise, senedin teminat senedi olduğu ve teminat konusu takip dosyalarındaki borcun ödendiği, davalı şirketin takiplere konu edilmeyen başkaca bir alacağının varlığı ve senedin de bu amaçla verildiği yönündeki savunmanın kanıtlanmamış olması nedeniyle birleşen davadaki istirdat talebinin kabulü gerektiği, parayı cebrî icra yoluyla tahsil eden takip alacaklısı davalının iyiniyetli hamil olduğundan söz edilemeyeceği, birleşen davada, 671.784,91 USD ana para ve faiz ödemesi alacağı ile 216.958,59 TL icra gideri talep edildiği, icra takip dosyasının yapılan incelemesinde, davacıların 23.12.2016 tarihli makbuzla icra veznesine icra harç ve giderleri dahil toplam 2.278.397,76 TL ödediği, bu ödemenin, dava dilekçesinde belirtildiği üzere 216.958,59 TL'lik kısmı icra harç ve giderlerine ilişkin olup bu kısım bakımından talebin TL olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tutarın yapılan toplam ödeme olan 2.278.397,76 TL'den düşülmesi ile bulunan 2.061.439,17 TL'nin ise icra dosyasında asıl alacak ve işlemiş faizler için döviz karşılığı tahsil edildiği anlaşılmakla bu tutarın ödeme tarihindeki kur üzerinden dövize çevrilerek tahsiline karar vermek gerektiği, ancak birleşen davada davacılar vekilinin, dava dilekçesine eklediği 19.06.2017 tarihli TCMB kurlarına göre talebini 3,5083 TL kur üzerinden yaptığı, icra dosyasına yapılan ödeme tarihli olan 23.12.2016 tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru daha yüksek 3,5193 TL olduğu, bu nedenle ödeme tarihindeki kur esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği döviz alacağı tutarının 585.752,61 USD olduğunun hesaplandığı ve davanın da bu kısım üzerinden kabul edildiği, istirdat talebinin kabul edilen kısımlarına, davacıların icra takip dosyasına ödeme yaptıkları 23.12.2016 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl davada, davanın kabulü ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2017/7790 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen keşidecisi ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Adi Komandit Şirketi olan davalı ... İthalat İhracat Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin lehdar olduğu 20.03.2007 düzenleme ve 23.07.2007 ödeme tarihli, 500.000,00 USD bedelli bono ve takip dosyası nedeniyle davacı şirketin, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından talep edilen tazminat talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine, birleşen davada, birleşen davanın kısmen kabulü ile 585.752,61 USD alacağın 23.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığının davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, 216.958,59 TL alacağın 23.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereğince avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/7790 E. sayılı dosyasında takip konusu edilen bono nedeniyle davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise asıl davaya konu senede aval veren ... mirasçıları tarafından yapılan ödemenin istirdadı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.