Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4317 E. 2025/3197 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4317
Karar No
2025/3197
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/500 Esas, 2024/849 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/504 E., 2022/793 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkete ait ... markasına benzeyecek ve karışıklığa sebep olacak şekilde ... markasını marka siciline tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise davacı şirkete ait ... ibaresini ticaret unvanında ve davacı şirkete ait ... markasını ürünlerinde izin almadan kullandığını ileri sürerek davalı gerçek kişilerin davacı markasına tecavüzünün giderilmesini, davalı şirketin ticaret unvanındaki ... isminin kaldırılmasını, davalı şirketin markaya tecavüzünün engellenmesi ve durdurulmasını, davalılara ait 2008/30097 sayılı markanın hükümsüzlüğünü, her bir davalı aleyhine 5.000,00'er TL maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı gerçek kişiler ile davalı şirketin herhangi bir organik bağının olmadığını, davacı markasının tanınmış marka niteliği taşımadığını, davalı gerçek kişilere ait markanın davacı markasından önce tescil edildiğini, kullanımın tescilli markaya dayandığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişiler adına tescilli 2008/30097 sayılı “...” markasına yönelik hükümsüz kılma ve iptal talebi yönünden davanın şartlarının oluşmadığı, davacı adına tescilli 2002/12823 sayılı “...”, 2009/49568 sayılı “...”, 2010/25306 sayılı “...”, 2011/91903 sayılı “... BOYA” markalarına yönelik marka hakkı tecavüzü kabul edilen kullanımların, www.kaleboyasan.com adlı web sitesinde tespit edilen alan adı ve içeriğindeki kullanımlar ile sitedeki ürünler üzerindeki kullanımlar ve ayrıca davalılardan ... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin broşür ve faturalarındaki kullanımları olduğu, ancak bir firmanın fatura ile reklam yapamayacağı, faturanın tek başına markaya tecavüz edilmesini sağlayacak bir araç olmadığı, kaldı ki davalı şirkete karşı uyuşmazlıkta susma suretiyle hak kaybı koşullarının oluştuğu, bu nedenle davalı şirketin unvanındaki “...” ibaresinin terkin edilemeyeceği, davalı gerçek kişilerin www.kaleboyasan.com adlı web sitesinde tespit edilen alan adı ve içeriğindeki kullanımları ile ilgili site sahipliği üzerinden tespit yapılamaması karşısında davalılar vekilinin beyanı dikkate alındığında sitedeki ürünler üzerindeki kullanımların marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davacı tarafça 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 66/b hükmü uyarınca marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre seçimlik hakkını kullandığı, verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, seçimlik hak kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, bu kapsamda davacının davasının bu talepler yönünden ispatladığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca uğranılan zarar tam olarak tespit edilemiyorsa olayın akışı ve zarar görenin aldığı önlemler gözönünde tutularak durumun gereği ve kusurun ağırlığı kapsamında hakkaniyete uygun olarak belirleneceği, davalılardan ... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescilli bir markaya veya marka başvurusuna rastlanılmadığı, davalı gerçek kişilerin haklarını davalı şirkete Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde devretmedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalılardan ... ve ... adına tescilli 2008/30097 sayılı “...” markasına yönelik hükümsüz kılma ve iptal talebi yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ...'ın internet alan adı kullanımının davacı adına tescilli 2002/12823 sayılı “...”, 2009/49568 sayılı “...”, 2010/25306 sayılı “...”, 2011/91903 sayılı “... BOYA” markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün engellenmesi ve durdurulmasına, 5.000,00'er TL maddi ve 5.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, davalılara ait 2008/30097 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve iptali ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4317, K. 2025/3197, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-4317-e-2025-3197-k-230979be01d5