Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3528 E. 2025/2643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3528
- Karar No
- 2025/2643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında elektrik enerjisi satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede elektrik enerjisi birim satış fiyatının sanayi tarifesi üzerinden kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre tarife kategorilerindeki değişikliğin davalı tarafından müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, uygulanan tarifeye göre belirlenen ve dağıtım şirketine müvekkili tarafından ödenen dağıtım sistem kullanım bedelinden sözleşme gereğince davalının sorumlu olduğunu, davalı tarafından bildirim yapılmaması nedeniyle müvekkilinin ticarethane tarifesi üzerinden dağıtım şirketine toplam 1.965.775,39 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıya bu miktarda fatura düzenlendiğini, faturanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; taraflar arasındaki elektrik satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında sanayi tarifesi üzerinden aktif elektrik enerjisi alım satımı hususunda 16.05.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme süresince sanayi tarifesi üzerinden hesaplanıp müvekkiline faturalandırılan ve bildirilen miktarlar üzerinden ödeme yapıldığını, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) tarafından müvekkiline gönderilen sanayi sicil belgesi vize bitimi konulu yazı gereği sanayi sicil belgesi vizesinin yenilenerek ...’a sunulduğunu, bu belgenin ... tarafından sisteme işlenmediğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın iade edildiğini, davacının tek taraflı olarak sözleşme maddelerini değiştiremeyeceğini, aktif enerji birim fiyatını artıramayacağını, davacının 17.07.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, faturanın gönderilmesine kadar tarife değişikliğinin müvekkiline bildirilmediğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince tüketicinin, sözleşme süresi içerisinde tabi olunan tarife kategorilerinde değişiklik olması durumunda, değişikliğe ilişkin belgelerini bölgede faaliyet gösteren lisans sahibi dağıtım şirketine sunmasından 5 iş günü öncesinde tedarikçiye bildirmekle yükümlü tutulduğu, tarife değişikliğinin bildirilmemesinden kaynaklı zararlardan tüketicinin sorumlu olduğu, tarife değişikliğinden dolayı bildirimde bulunduğunu ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, ...'ın 26.03.2016 tarihli yazısı ile sanayi sicil belgelerinin vizelerinin yeniletilip şirketlerine ibraz edilmesi gerektiğinin davalıya hatırlatıldığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Daire Başkanlığının yazısında da ...'ın ... Elektrik'e tüketimleri için ticarethane grubu üzerinden sistem kullanım faturası kesmesinde mevzuata aykırı bir durum olmadığının beliritldiği, ispat yükü üzerinde olan davalı tüketicinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığı, tarife değişikliğinden davalı sorumlu olup, davacıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, uyuşmazlık faturadan kaynaklanıp likit olduğundan asıl davada davacının icra inkâr tazminatı talebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 964.356,41 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... tarafından yazılı olarak bildirilmesine rağmen davalının vizeli sanayi sicil belgesini sunmamasından dolayı tarifesinin ticarethane tarifesi olarak değiştirilmesinde davalının kusurlu olduğu, davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, davalının tarife değişikliğini sözleşmenin 4/f maddesi uyarınca davacıya bildirmemesinden kaynaklı zarardan sorumlu olduğu, bu kapsamda davacının, davalı faturaları nedeniyle dağıtım şirketi tarafından davacıya tahakkuk ettirilen ticarethane tarifesi üzerinden düzenlenen dağıtım bedellerini sözleşmenin 6/son maddesi uyarınca davalıdan talep etmekte hakkı bulunduğu, bir kısım davacı faturalarındaki enerji birim fiyatlarının sözleşmeye aykırı düzenlenmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan enerji birim fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamada bir usulsüzlük bulunmadığı, sözleşmeye dayalı düzenlenen fatura bedellerinin likid olması nedeniyle icra inkâr tazminatı için gerekli koşulların oluştuğu, takibin kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacının birleşen davada talebi 88.443,68 TL olup İlk Derece Mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Tarafların temyiz ettiği reddedilen meblağ Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından taraf vekillerinin temyiz isteminin birleşen dava yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl dava yönünden davalıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde asıl dava yönünden davacıya iadesine, 21.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.