Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2296 E. 2025/1261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2296
Karar No
2025/1261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1195 Esas, 2024/63 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2023/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2008/64003 sayılı ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının imal ettiği koltuk takımlarından birine müvekkiline ait markasının ismini vererek satışa sunduğunu,markasını müvekkilinden izin almaksızın, müvekkili markasının kapsamındaki mallar üzerinde kullandığını, menfaat elde ettiğini, davalının kalitesiz üretimi nedeniyle müvekkiline ait markanın itibarının zedelendiğini, için birçok tüketici şikayeti bulunduğunu ileri sürerek müvekkili adına tescilli markasına davalının tecavüzünün tespitine, menine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 10.000,00 TL manevi tazminatın, 10.000,00 TL itibar tazminatının tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendine ait ve markaları altında ürünlerini satışa sunduğunu, bu ürünlere sadece tasarımlarının oluşturduğu rahatlık, şıklık, vs gibi özelliklere göre isimler verildiğini, Liberta isminin taklit edilmek suretiyle hiçbir şekilde kullanılmadığını, "Liberta" ibaresinin İtalyanca'da "özgürlük" anlamına geldiğini, sadece bu anlamı üzerinden ürün tasarımcıları tarafından olarak koltuk takımlarına "Liberta" isminin verildiğini, bu ismin harcı alem hale geldiğini, iltibasın söz konusu olmadığını, " isimli koltuk modellerinin üretimden kalktığını, davacının uzun süre sessiz kalmakla hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının tescilli olduğu 20. sınıftaki ürünlerde, davalının markasal olarak bu ibareyi kullandığı, tescilli markaya tecavüz eyleminin oluştuğu, davalının, ürünlerin satışında ibareli kendi ana markasını kullanmasının da tecavüz eylemini ortadan kaldırmayacağı, zira ibaresinin mobilya emtiası açısından jenerik bir ibare olmadığı, davalının huzurdaki davaya konu marka kullanımının 2017 yılında başlayıp 2020 yılında sona erdiği, davalı tarafın da söz konusu marka kullanımının 2020 Mayıs itibariyle sona erdiğini ikrar ettiği, buna göre davacı açısından sessiz kalma yoluyla hak kaybına yol açabilecek kadar uzun bir tecavüz süresinin geçmediği, davalı tarafından piyasaya sunulan "Liberta" serisi koltuk takımlarının satıştan kaldırıldığı için ürünlerin fiilen incelenemediği, bununla birlikte davalının, davacıya ait "Liberta" marka ibaresini kullanarak ürettiği/sattığı ürünlerde, davacının tescilli markasının itibarını zedeleyecek bir kalite düşüklüğü veya özensizlik saptanmadığı, davalının, "Liberta" ibaresini kullanarak elde ettiği net kazanç 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (SMK) 151/2-b hükmü uyarınca 1.945.844,36 TL olarak tespit edilmişse de, aynı Kanunun 151/3 hükmünün de yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği, davalının sattığı ürünlere yönelik talebin oluşmasında belirleyici etken olan unsurun, davaya konu "Liberta" ibaresinden ziyade, davalının reklam gücü daha yüksek olan "Kelebek" çatı markası olduğu, bu durumun SMK'nın 151/3 hükmü bağlamında dikkate alınması gerektiği, yine davacının üçüncü kişi ile akdettiği marka lisans sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca dava dışı lisans alanın defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu içeriğine göre lisans alanın mobilya satışlarından 2017 ve 2018 yıllarında elde ettiği ciro ve kâr-zarar durumu, "Liberta" ibaresinin "Özgürlük" anlamına gelen ve orijinal olmayan bir sözcük olması nedeniyle markasal ayırt etme gücü, bu markanın tanınmışlık mertebesine ulaşmaması, davaya konu ihlal eylemlerinin süresi gibi hususlar dikkate alındığında, davalının elde ettiği net kazanç üzerinden 6769 sayılı SMK'nın 151/3 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen hak ve nesafet ilkeleri uyarınca takdiren %90 indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, söz konusu indirimin uygulanması ile birlikte, davacının, talep edebileceği maddi tazminat miktarının 194.584,44 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacıya ait markasına tecavüz eylemlerinde bulunduğunun tespitine, bu eylemlerin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 194.584,44 TL maddi tazminatın 30.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 30.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, itibar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli ibareli markanın, marka kapsamındaki mobilya ürünleri üzerinde davalının markasal kullanımı gerçekleştirdiği, bu kullanımın, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, söz konusu ürünler üzerinde ibaresinin yanında ibaresinin kullanılmasının, davalının tecavüz eylemini ortadan kaldırmayacağı, itibar tazminatı koşullarının gerçekleştiğinin davacı yanca ispat edilemediği, markaya tecavüz eylemi sübut bulduğundan, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı görülmediği, davacının SMK'nın 151/1-b-2 hükmü uyarınca yoksun kaldığı karın tespitini istediği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'den farklı olarak burada markanın elde edilen kazanca etkisinin aranmadığı, bununla birlikte SMK'nın 151/3 hükmünde yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulacağının da hüküm altına alındığı, bu hükmün her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesinde zorunluluk olduğu, dava konusu olayda ibaresinin, koltuk takımının ismi olarak kullanılması, davacının ürünlerini ana markası altında satışa sunması, davacı markasının ekonomik önemi gibi hususlar gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminatın tahsili taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2296, K. 2025/1261, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2296-e-2025-1261-k-c5fba5af3697