Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1480 E. 2024/9360 K. – Yidk İptal Ve

Konu: Yidk İptal Ve Hükümsüzlük

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1480
Karar No
2024/9360
Karar Tarihi
Konu
Yidk İptal Ve Hükümsüzlük

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1769 Esas, 2023/1641 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki YİDK iptal ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "Herbal ..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu, dava konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,YİDK’nın 2020-M-833 sayılı kararının iptali ile 2019/11253 sayılı “Herbal ...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında müvekkiline ait başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında 3. sınıfta yer bir kısım mallar yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak bir benzerliğin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşullar oluşmadığı gibi tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, tanımışılığın sonuca etkili olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu başvuru ile davacının 2017/76031 sayılı markası arasında, başvuru kapsamında 3. sınıfta yer alan emtialar ile 35. sınıfta yer alan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, bu bağlamda da dava konusu YİDK kararının sayılan mal ve hizmetler bakımından iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1480, K. 2024/9360, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-1480-e-2024-9360-k-7422ca7c98b5