Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/98 E. 2024/3471 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/98
- Karar No
- 2024/3471
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1833 Esas, 2022/1774 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/18 E., 2019/201 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye'de önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olduğunu ve 1946 yılından bu yana bünyesinde bir çok markayı barındırdığını, söz konusu markalar içerisinde ... markasının özel bir öneme sahip olduğunu, "..." markasının müvekkiline ait birçok markanın münhasır unsuru veya esas unsuru olarak kullanıldığı gibi seri markalarının da vazgeçilmez ortak unsuru olduğunu, markanın özel/0081 kod numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalının ise müvekkiline ait tanınmış ve tescilli markaları izinsiz olarak işletmesi ile ilgili ilanlarda, ticaret unvanında, işletme adında, internet alan adında marka olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının bu eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek meydana gelen tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının internet sitesinde davacının tanınmış markasını değil, kendi soyadını kullandığını, davalının internet sitesinde reklam ürünleri, matbaa ürünleri hizmetleri verdiğini, davacının tanınmış markasının kapsadığı mal ve hizmetlerle ilgisi bulunmadığını, davacının tanınmış markasından haksız bir yarar sağlaması ve markanın itibarının zarar görmesi durumunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "..." markasının Türkiye'de tanınmış marka olduğu, davalı tarafça internet alan adında ve içeriğinde "..." ibaresinin aynen kullanıldığı, her ne kadar davacının "..." markası daha çok gıda maddeleri sektöründe kullanılmakta, davalının internet sitesindeki faaliyetinin reklamcılık ve matbaa hizmetlerine ilişkin ve davalının soyadı "..." ise de, davalı kendi adını yazmaksızın alan adında "..." ibaresini ve site içeriğinde "... REKLAM AJANSI" ibaresini markasal olarak kullanmakla, davacının tanınmış markası ile ilişkilendirilme ihtimalini yarattığı, bu şekilde davacının markasının Türkiye'deki tanınmışlığından haksız bir yarar elde ettiği, ortalama tüketicinin dava konusu internet sitesinin ve ticari faaliyetin davacı şirkete ait olduğunu düşünebileceği, bu nedenle davalının eyleminin davacının tanınmış markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendine uygun dürüst bir kullanımdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait tanınmış "..." markasını işletme adında, internet alan adında ve internet sitesi içeriğinde kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, eski halin iadesine ve tecavüz fiiline konu ürünlere el konularak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmelerine, davalıya ait www.ulkerajans.com alan adının iptaline, karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kendi soyadını kullandığını, davalının kullandığı soyadı ile markası arasında bağlantı bulunduğunu, davalının iştigal alanları ile davacının tanınmış markasının sınıfları arasında benzerlik bulunmadığını, davalının tabela işleri ile uğraştığını, davacının ... markası ile gıda işleri ile meşgul olduğunu, aralarında bağlantı bulunmadığını, davalının davacının ... markasına zarar vermesinin, bundan bir yarar sağlamasının söz konusu olmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli ... markasının tanınmış marka olarak özel sicile 23.01.2003 tarihinde, T/00081 numara ile tescil edildiği gibi davacı adına 2001/15842 başvuru numaralı ... markasının 35. sınıfta "Reklam hizmetleri" sınıfı ile alt sınıflarda tescilli olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporundan, www.ulkerajans.com alan adlı internet sitesinin davalı ... adına kayıtlı olduğu ve site içeriğinde ... REKLAM AJANSI ibareli logo kullanıldığının anlaşıldığı, logoda ... ibaresinin öne çıkarılarak üstte büyük beyaz harflerle ve davacı markasına benzetilerek yazıldığı, kullanımın, soy ismin dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanımı değil, davacı tanınmış markasına yaklaştırılarak kullanım olduğu, davacı markasının tanınmışlığından yararlanma ve ayırt ediciliğini zedeleme ihtimali bulunduğu, internet sitesi alan adında kullanımın da ticari etki yaratacak şekilde kullanım teşkil ettiği kanaatine varıldığı, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının "..." ibareli tanınmış markasının davalı tarafından iş yerinde ve ticaret unvanında kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve üçüncü fıkrasının (d) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.