Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6431 E. 2024/362 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6431
- Karar No
- 2024/362
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1349 Esas, 2023/1377 Karar TEMSİLCİSİ : ... ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/379 E., 2023/542 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Taş Kesme İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin %50 hissesine sahip olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silindiğini, terkin edilen şirkete adına kayıtlı taşınmaz bulunduğunu, şirketin ticaret sicilden re'sen terkini yapılırken anılan taşınmazın tasfiyesinin yapılmadığını, bu sebeple şirket ortağı olan müvekkilinin ve diğer ortakların bu taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadığını ileri sürerek ... Taş Kesme İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına, davacının tasfiye memuru olarak atanmasına, anılan şirket adına kayıtlı taşınmazın tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; terkin edilen şirketin 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğini, şirketin müdürlüklerine bildirilen adresine kapatılma nedenine ilişkin tebligat çıkarıldığını, yetersiz adres notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca ilan edildiğini, yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, davada yasal hasım olunduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ... Taş Kesme İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, oysa şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile terkin işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı, resen terkin sebebinin 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'na göre odaca kaydı silinenler olarak gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca tasfiye memuru atanmasının gerekmediği, terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmayan davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Taş Kesme İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı temsilcisinin istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçirildiğini, şirketin terkin tarihinde şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, müdürlüğün zorunlu hasım durumunda bulunduğunu, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka ve usule uygun olarak yapıldığını, Müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müdürlük aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, ek tasfiye kararı verilmeyip tasfiye memuru atanmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi hükmü uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.