Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6407 E. 2024/8021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6407
Karar No
2024/8021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/379 Esas, 2023/1290 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2016/169 E., 2021/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, davalı şirketin proje denetçisi ve şirket ortağı Ali İhsan'ın hatalı bir projeyi tasdik etmesi ile başlayan soruşturma neticesinde 7 ay kapanma cezası aldığını, 25.11.2012 tarihinde şirketin kurucu ortaklarında ...'in vefat ettiğini, şirketin kapandığı tarihten bugüne kadar hiçbir faaliyet göstermediğini, ...'in vefatıyla şirket ortağı olarak yerine geçen mirasçıları ..., ... ve ... ortaklıktan çıkma taleplerinin Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/261 E. sayılı dosyası ilamı ile kabul edildiğini ve bahsi geçen kişilerin ortaklıktan çıktığını, müvekkilinin daha önce şirketin yaptığı işlerden kalan hak edişleri tahsil ettiğini, bunları yetmeyince de şahsi mal varlığını, eşinin malvarlığını kullanarak bankalar, vergi dairesi ve SGK başta olmak üzere piyasaya olan borçları elinde geldiğince ödemeye çalıştığını, ancak hala şirket aleyhine icra takiplerinin mevcut olduğunu, davalı şirketin merkezi olarak Altay Mahallesi Yedieylül yolu No:49 Turgutlu adresindeki taşınmazın tescil edildiğini, ancak burasının Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/98 E. sayılı ilamı ile cebren tahliye edildiğini, şirket merkezi olan kiralananın anahtarının kiralayan vekiline teslim edildiğini, şirket evraklarının da yediemine teslim edildiğini, Turgutlu Vergi Dairesinde Aralık 2013 tarihi itibariyle şirketin vergi kaydının resen silindiğini, Turgutlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalı şirket kaydının silinmesi için yazı yazıldığını, şirket ortaklarının ve hatalı proje olayından yargılanan ilgili mühendislerin yargılandıkları davadan beraat ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini ve çıkma payının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucu ortaklarının ... ile muris ... ve davacının olduğunu, bu kişilerin hepsinin de kurucu ortak olduğunu, hepsinin müdürlük sıfatının bulunduğunu, bu nedenle dava dilekçesinin müdür ortaklardan birine tebliğiyle davacı ortak hem davacı hem de davalı şirketin temsilci sıfatına haiz olduğundan taraf teşkilinin sağlanmamış olduğunu, öncelikle müdür sıfatının ortadan kalkması veya kaldırılması gerektiğini, bunun da yapılabilmesinin mümkün olmadığını, bu yönden çıkma talebinde bulunulmasının hakkaniyetle ve iyi niyetle bağdaşır yanı bulunmadığını, talebin ret edilmesi gerektiğini, çıkma sebebi olarak gösterilen hatalı bir proje tasdiki diye bildirilen suçlamanın sadece ortaklarından ... ile ilgili olmadığını, tüm sorumlular ile ilgili olarak dava açıldığını ve bu davanın beraati ile sonuçlandığını, faaliyet durdurma cezasından sonra şirketi yürütmek isteyen tarafın davacı olduğunu, şirkete ait 2 aracın davacı tarafından satılması sonrasında şirketin asgari donanımını kaybettiğini ve herhangi bir faaliyet yapamaz olduğunu, vergi borçlarının yapılandırılması sonucunda ödemelerin devam ettiğini, şirket işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış ise şirketin içinde bulunduğu durumun fesih ve tasfiye işlemlerini işaret ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin 2013 tarihinden itibaren herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, yapı denetim belgesinin iptal edildiğini, 31.12.2013 tarihi itibariyle vergi kaydının terkin edildiği, şirketin fiilen kapandığı, davacının şirket adına kayıtlı ... plakalı aracı kasko değeri 24.500,00 TL olmasına karşın 17.000,00 TL'ye eşi ... sattığı, şirket adına kayıtlı ... plakalı aracı 25.04.2013 tarihinde kasko değeri 24.500,00 TL olmasına karşın ... isimli şahsa 17.000,00 TL bedelle sattığı, yapılan satışlara ilişkin genel kurulda veya şirketin organlarınca karar alınıp alınmadığı hususunda yazılı belgeye rastlanmadığı, araç bedellerinin şirkete aktarılıp aktarılmadığı hususunda herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, ... da aralarında bulunduğu bir kısım dava dışı kişiler hakkında 4708 sayılı yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmışsa da sanıkların üzerine atılı suçu işlemedikleri hususu sabit olduğundan haklarında beraat kararı verildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle davacının şirketten çıkmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunmayıp şirketin yapılan iş ve işlemlerde davacının da kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı şirketin fiilen kapandığı, güncel aktif ve güncel borç bakımından borca batık halde olduğu, sermayesinin tamamını yitirdiği ve hesaplanabilecek bir ayrılma akçesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının ortaklıktan çıkma talebinin haklı nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haklı sebeplerle davalı limited şirket ortaklığından çıkma isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6407, K. 2024/8021, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6407-e-2024-8021-k-9c8eafe96fe2