Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6399 E. 2024/3712 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6399
Karar No
2024/3712
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1266 Esas, 2023/1795 Karar HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ileride yapılması muhtemel ticari işlerin avansı olarak davalıya bir takım çekler verildiğini, planlanan muhtemel ortaklık girişimleri ve ticari ilişkilerin gerçekleşmediğini ancak davalının bu çekleri davacıya iade etmediğini ve ticari borçlarının teminatı olarak bankalara verdiğini, davacının bunları ödemek zorunda kaldığını, davacının davalıya vermiş olduğu 11 adet çek ve bir adet dekonttan kaynaklı 379.341,04 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, buna ilişkin ilamsız takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile alacağın %40'ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında söz konusu çeklerin davalı yana verildiğini veya bu çeklerin iadesini gerektirecek herhangi yazılı bir sözleşmenin olmadığını, davacı şirketin davaya konu çekleri davalıya verdikten sonra ciro edilerek bankaya verilip davalı tarafından çekilen kredinin davacılara elden teslim edildiğini, davacıların da aldıkları paraları kullanıp gerek borçlarını gerekse kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını, kredilerin ödeme günleri geldiğinde paraları elden getirip davalıya teslim ettiğini, davalının da parayı bankaya götürüp yatırarak verilen çekleri aldıktan sonra davacılara iade ettiklerini, dava konusu çekin hatır çeki olduğunu, davacıya borç bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 18.11.2015 tarih, 2014/816 E. ve 2015/875 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 11.12.2018 tarih, 2017/3239 E. ve 2018/6494 K. sayılı kararıyla söz konusu çeklerin hatır çeki olarak davacı tarafından kendilerine verildiği, bu çeklerin bankaya ibraz edildiği ve bilahare alınan kredileri davacı tarafa ödedikleri, kredi ödemelerinin zamanı geldiğinde ise yine davacı tarafından kendilerine verilen paralarla bankaya ödeme yapıldığı savunulduğundan, davalı taraf bu savunmasını ispatla yükümlü olup, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülsöz konusu çeklerin hatır çeki olarak davacı tarafından kendilerine verildiği, bu çeklerin bankaya ibraz edildiği ve bilahare alınan kredileri davacı tarafa ödedikleri, kredi ödemelerinin zamanı geldiğinde ise yine davacı tarafından kendilerine verilen paralarla bankaya ödeme yapıldığı savunulduğundan, davalı taraf bu savunmasını ispatla yükümlü olup, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğüne işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.12.2020 tarih, 2020/561 E. ve 2020/1134 K. sayılı kararı ile davalının dava konusu çekler vasıtasıyla davacı lehine kredi çekilip davacıya ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 06.04.2022 tarih, 2021/627 E. ve 2022/2850 K. sayılı kararıyla mahkeme karar tarihinden sonra dosyaya sunulan ve davacı tarafça hem belgeye hem imzaya itirazda bulunulan ibraname niteliğindeki belgenin, emsal kararlarda da işaret edildiği gibi (Hukuk Genel Kurulu 2017/7-2097 E., 2017/894 K.), borcu sona erdiren belge niteliğinde olabileceği, salahiyeti ve dosyaya etkisi değerlendirilmek üzere anılan kararın bozulması gereğine işaret edilerek bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından ibraz edilen ve davacı şirket yetkili temsilcisi ... tarafından imzalandığı tespit edilen ibranamede eldeki dosyanın bozma ilamından önceki eski esas numarası olan 2014/816 E. sayılı dosyada davacı şirketin herhangi bir alacağı kalmadığının belirtilmesi karşısında borcun ibraname neticesinde dava tarihinden sonra sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı, ancak davalı yan takibe konu çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ispat edemediğinden ve davanın açılmasına sebebiyet vermiş olmakla aleyhine yargılama giderine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça sunulan belge tarihinde dosyanın karar düzeltme aşamasında olduğu halde belgenin Yargıtay'a sunulmadığını, bozmadan sonra yapılan yargılamada da sunulmayan belgenin yargılama sona erip davanın kabulüne karar verildikten sonra temyiz dilekçesi ekinde sunulduğunu, taraflar arasındaki geçmiş ticari ilişkiler nedeniyle imzalanan belgelerden kesilerek sahtecilikle elde edilmiş olmasının mümkün olduğunu, ayrıca davacının bu belgede belirtilen ödemeyi yasal deliller ile ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirket hesabına böyle bir ödemenin yapılmadığını ve ticari defterlerde de kayıtlı bulunmadığını, dolayısıyla bu hususlarda bir inceleme yapılmadan ödeme makbuzuna da dayanmayan bir belge ile müvekkilinin davalı tarafı ibra ettiği sonucuna varılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya avans çeki olarak verdiğini iddia ettiği 11 adet çek ve bir adet dekonttan kaynaklı 379.341,04 TL bakiye cari hesap alacağına ilişkin takip nedeniyle alacaklı olup olmadığı, takip konusu çeklerin avans mı hatır çeki mi olduğu, davalının itirazında haklı olup olmadığı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6399, K. 2024/3712, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6399-e-2024-3712-k-7f7a7b1a3ae1