Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5818 E. 2024/2872 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5818
- Karar No
- 2024/2872
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket'in "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna ''...'' ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini, “...” ibaresinin başına yalnız "s" harfinin eklenmesinin, başvuruya bütüncül bir ayırt edicilik kazandırmayacağını, markalar arasında iltibas riskinin bulunduğunu, davalı şirketin sektör anlamında müvekkili şirket ile rekabet halinde bir firma olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2011-M-3594 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait marka ile davacıya ait marka arasında herhangi bir karışıklığa yol açacak düzeyde bir benzerlik söz konusu olmadığını, davacıya ait tescilli markanın italik ve koyu şekilde yazıldığını, her harfin birbiriyle birleşik yazıldığı gibi "A" harfi diğer harflere nazaran daha büyük boyutta olup ön planda tutulduğunu, müvekkiline ait markanın düzgün ve karakterler arasında milimetrik mesafeler olduğunu, her harfin aynı boyutlarda olduğunu, davacının "..." markasının siyah bir dikdörtgeni andırır şekil içerisinde yer aldığını, müvekkiline ait "..." markasında ise böyle bir çerçevenin yer almadığını, davacıya ait "..." markasının sağ yanında çeşitli sloganlar kullanıldığını, müvekkiline ait "..." markasında yalnızca yeşil bir insan figürü ile üst kısmında 3 adet virgülü andırır işaret kullanıldığını, müvekkilinin, kendi şirketi olan ... markasından esinlenerek "..." adlı markayı tescil ettirdiğini, dava konusu markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin bütünüyle birbirlerinden farklı olduğunu, davacının "spor ve eğlence" sektöründe yer aldığını, müvekkili firmanın ise "yazılım ve bilişim" sektöründe hizmet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince 06.11.2012 tarihli ve 2011/186 E., 2012/169 K. sayılı kararı ile dava konusu başvuru markası ile davacı markası arasında 41. sınıfta ''spor kültür ve eğlence hizmetleri ile dergi kitap gazete vb. yayınlama hizmetleri' yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının 41. sınıfta spor kültür ve eğlence hizmetleri ile dergi, kitap, gazete vb. yayınlama hizmetleri yönünden iptaline, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüyle, davalı adına tescilli ...+Şekil markasının 41. sınıfta spor kültür ve eğlence hizmetleri ile dergi kitap gazete vb. yayınlama hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. B. Dairemiz Birinci Bozma Kararı Dairemizin 04.11.2015 tarihli ve 2015/4700 E., 2015/11554 K. sayılı kararında; dava konusu başvurunun "...+Şekil" unsurlarından oluşan kelime ve şekil markası olduğu, davacının dayandığı tescilli markanın esaslı unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca işaretler arasında benzerlik ve iltibas bulunup bulunmadığının belirlenmesi için yapılacak değerlendirmede, işaretlerin baskın unsurları gözardı edilmeksizin, ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları toplu izlenimin dikkate alınması gerektiği, bu değerlendirmenin markayı oluşturan işaretlerin parçalara bölünmesi suretiyle gerçekleştirilmesinin marka hukukuna uygun bir değerlendirme olarak kabul edilemeyeceği, bu bakımdan, dava konusu işaretlerin ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak bıraktığı izlenim dikkate alınmaksızın yapılan değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı TÜRKPATENT yararına bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Verilen İkinci Karar Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince 03.11.2016 tarihli ve 2016/105 E., 2016/252 K. sayılı kararı ile tescilli marka ile dava konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açaçak derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu markalarla karşılaşan ve bu markaları okuyan ortalama bir tüketicinin taraf markalarının bir birinden farklı markalar olduğunu kolaylıkla anlayacağı, markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılmaya sebep olacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. D. Dairemiz Bozma Kararı Dairemizin 08.06.2020 tarihli ve 2019/3440 E., 2020/2689 K. sayılı kararında; davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek; 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğü davasının sicilde hak sahibi olarak gözüken kişi aleyhine açılması gerektiği, YİDK kararının iptali davalarının ise kararı alan TÜRKPATENT ile kararın iptalinden olumsuz etkilenecek taraf aleyhine açılması gerektiği, somut olayda Dairemizin bozma ilamından önce Mahkemece, YİDK kararının kısmen iptali ile davalı şirkete ait markanın 41. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği, ve söz konusu kararın sadece davalı TÜRKPATENT tarafından temyiz edildiği, davalı şirketin ise temyiz etmediği, bu durumda, Mahkemenin kısmi hükümsüzlük kararı aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmadığından bu kararın kesinleştiği ve Dairemizin 2015/4700 E., 2015/11554 K. sayılı ilamı ile de karar davalı TÜRKPATENT yararına bozulduğu halde Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Verilen Temyize Konu Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mal ve hizmet kapsamları da göz önünde bulundurulduğunda markanın hitap ettiği tüketici kitlesi yönün bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmadığı, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, hükümsüzlük talebi yönünden; Mahkemenin 2011/186 E., 2012/169 K. sayılı ilamının temyiz edilmeyerek kesinleştiği, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı, usulü kazanılmış hak gereği Mahkemenin 2011/186 E., 2012/169 K. sayılı ilamının hükümsüzlüğe yönelik kısımlarının aynen kesinleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2011-M-3594 sayılı kararının iptali isteminin reddine, hükümsüzlük talebi yönünden; Mahkemenin 2011/186 E. 2012/169 K. sayılı ilamının temyiz edilmeyerek kesinleştiği nazara alınarak bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Mahkemenin 2011/186 E. ve 2012/169 K. sayılı ilamının hükümsüzlüğe yönelik kısımlarının aynen kesinleştirilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemenin 07.05.2019 tarihli tashih şerhine uygun olarak markayı devralan davacı olarak ... Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş. İbaresine davacı adı olarak gerekçeli kararda yer verilmediğini, davalı markasının müvekkili şirkete ait markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, 41. Sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü gerektiğini, kararda, markanın 41. sınıftaki "spor kültür ve eğlence hizmetleri ile degi kitap gazete vb yayınlama hizmetleri" yönünden markanın hükümsüzlüğüne yönelik kararın YİDK kararında da sirayet etmesi ve bu kapsamda YİDK kararının da düzeltilmesi gerektiği halde bu husus dikkate alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 42 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.