Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5332 E. 2024/7263 K. – Tenfiz

Konu: Tenfiz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5332
Karar No
2024/7263
Karar Tarihi
Konu
Tenfiz

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/857 Esas, 2023/1145 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/821 E., 2022/695 K. Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Avusturya'da mukim müvekkil şirketin, Türkiye'de mukim davalı şirketten olan 55.815,13 euro tutarlı ticari alacağının faizi ile tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Avusturya Wels Bölge Mahkemesine başvurduğunu, 13.12.2012 tarih ve GZ 6CG25/12a sayılı kararıyla, müvekkili şirketin 55.815,13 euro tutarlı alacağının, 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyen %8 temerrüt faizinin ve ayrıca 4.645,98 euro tutarındaki mahkeme masraflarının davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar verildiğini belirterek Avusturya Wels Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve GZ 6CG25/12a sayılı ilamının Türkiye'de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; süresinde cevap vermemiş, savunmada bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tenfizi talep edilen kararda davalıya yargılama sırasında savunma hakkını kısıtlamayacak şekilde tebligat yapıldığına dair bilgi yer almadığı gibi, ilamın davalıya tebliğ edildiğini gösterir bilgi de bulunmadığı, davacı vekiline tenfizi istenen ilamın davalıya tebliğ edildiğine, yargılama sırasında davalının savunma hakkı kısıtlanmayacak şekilde davadan haberdar edildiğine dair tüm belgelerin sunulması için bir aylık kesin süre verilmesine rağmen herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, bu durum karşısında tenfiz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tenfizi talep edilen ilamda "işbu suret kesinleşmiş ve icra kabiliyeti vardır" ifadesi yer almakta ise de karara karşı kanun yolu bulunup bulunmadığı, kararın taraflara tebliğ edilip edilmediği, kesinleşmenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, halbuki yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere imkan tanınması gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarih, 2016/12408 E. ve 2018/2272 K.), mahkemece davalıya eksikliklerin tamamlanması için kesin süre verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kesin süreye riayet edilmediğinden tenfizi talep edilen ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, bu haliyle tenfize ilişkin ön koşulun gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 50 ve izleyen maddelerine dayalı olarak açılmış yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde, tenfizi talep edilen ilamın davalıya yargılama sırasında savunma hakkını kısıtlamayacak şekilde tebliğine dair belgelerin verilen bir aylık kesin süre içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda mahkemece, tenfiz istenen karara karşı kanun yolu bulunup bulunmadığı, kararın taraflara tebliğ edilip edilmediği, kesinleşmenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından, davacı vekiline, tenfizi istenen ilamın davalıya tebliğ edildiğine, yargılama sırasında davalının savunma hakkı kısıtlanmayacak şekilde davadan haberdar edildiğine dair tüm belgelerin sunulması için bir aylık kesin süre verilmiş, davacı tarafça belgeler bu süre zarfında sunulamamış ve belgelerin kendilerince temininin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda, bu tebligat belgelerinin davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan, davadan haberdar edildiğine dair ve dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin T.C. Adalet Bakanlığı'ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sonuç doğurmayan kesin mehile dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 09.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5332, K. 2024/7263, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5332-e-2024-7263-k-774f00a5315c