Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4454 E. 2023/5612 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4454
- Karar No
- 2023/5612
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/247 Esas, 2023/863 Karar DAVA TARİHİ : 15.07.2022 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/490 E., 2022/754 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihyası talep edilen ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin en son yetkili temsilcisi olduğunu, ... Giyim Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 2022/256 E. sayılı dava dosyasıyla, Mecidiyeköy Vergi Dairesi tarafından şirkete kesilen 2010/08 dönemine ait Katma Değer Vergisi (KDV) ve Vergi Ziyaı Cezasının iptali için dava açıldığını, davalarının halen derdest olduğunu, dava sonuçlanmadan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 16.07.2014 tarihli ilanla ihyası talep edilen şirketin de aralarında bulunduğu şirketlerin sicilden terkin edilmesine karar verildiğini, karara müteakip şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, yapılan terkin işleminin hukuka aykırı ve şirketin belirtilen davasını sonuçlandırmasına engel olduğunu, şirketin tüzel kişiliği terkin edilmekle, davada taraf ve dava ehliyetine sahip olma sıfatının sona erdiğini, İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 24.02.2022 tarih ve 2022/256 E. sayılı dosyasından verdiği kararla, davacı şirketin yeniden Ticaret Siciline tescili ile ihyası için taraflarına süre verildiğini, şirket tarafından açılan İstanbul 7. Vergi Mahkemesindeki davanın görülmeye devam edilip sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla ihyasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu ileri sürerek ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirkete tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığından taleple bağlı kalınıp sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına karar verilebileceğini, derdest davanın müvekkili Kurumca bilinemeyeceğini, o davanın da açılış tarihinin terkinden sonraya tekabül ettiğini, müvekkiline bildirimde de ulunulmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarını, davanın kabulü halinde ek tasfiye nedeniyle tasfiye memuru atanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin açmış olduğu davanın derdest olduğu, bu dosya için şirketin ihyası gerektiği ve davacının da şirket yetkilisi olması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan genel ilan dışında, şirket yöneticisine ve şirkete ihtarat çıkarttığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı yani ihtar koşulunun yerine getirildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, ayrıca şirketin devam eden davası bulunması nedeniyle, resen terkin işlemi yapılmasının doğru olmadığı, Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne anılan şirketin İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 2022/256 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, dava dışı şirketin derdest davaları bulunduğuna ilişkin bildirimde bulunmadıklarını, terkinin ihtar ve ilan prosedürlerinin yerine getirildiğini, anılan dava dosyasının terkinden sonra açıldığını, sınırlı olarak ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin tasfiye memuru atanması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi dışındaki istinaf istemlerinin yerinde olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır." denilmek suretiyle madde kapsamına giren şirketlerle ilgili yapılacak tasfiye işlemlerinde başka bir yasal düzenlemenin kıyasen uygulanamayacağı kabul edilmiş olduğundan sicilden re'sen terkin edilen şirketler hakkında verilen ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ancak aynı maddenin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesi nedeniyle re'sen terkin edilen şirketlerin bundan müstesna olduğu, bu şirketler yönünden yapılacak tasfiye işlemleri için ihya kararı ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 7. Vergi Mahkemesinin 2022/256 E. sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan fakat kabul edilmeyen istinaf istemlerini tekrar ederek davaya kendilerinin sebebiyet vermediği, ihtar şartı yerine getirilsin ya da getirilmesin davanın davacının derdest davayı bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle açıldığı savunmasıyla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirket aleyhine derdest dava bulunması sebebiyle ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.