Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3293 E. 2024/6258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3293
Karar No
2024/6258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/831 Esas, 2021/817 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.09.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kollektif olan nevinin limited şirket olarak değiştirildiğini ve 11.01.2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, yönetim yetkisi olmayan ortaklar tarafından imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, kollektif şirketi temsile yetkili olan ortakların ve yetki kapsamlarının ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, asıl borçlu şirketin ortakları ile davalı şirket ortaklarının aynı kişiler olmadığını, sadece ... ...'nın asıl borçlu şirket ve davalı şirket ortağı olduğunu, ... ...'nın kefalet sözleşmelerini imzalayarak diğer firması asıl borçlu şirkete menfaat sağladığını, davacı bankanın kefil olmak isteyen şirket yetkilisini araştırmadığı gibi kefaletin davalı şirketin mevzusu olmayıp olağanüstü iş olması nedeniyle tüm ortaklarının ittifakı olması gerektiği yasa hükmünü gözardı ettiğini, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamaya ve bilirkişi raporuna göre, 23.12.1998 tarihinde Kazım ... tarafından imzalanan kefaletin, imzalayanın imza tarihinde temsil yetkilisi bulunmaması, 14.12.2004 tarihinde ... ... tarafından imzalanan kefaletin, imzalayanın imza tarihinde temsil yetkilisi bulunmaması, 18.06.2002 tarihinde Kazım ... tarafından imzalanan kefaletin, imzalayanın imza tarihinde temsil yetkilisi bulunmaması, 25.11.2005 tarihinde ... ... tarafından imzalanan kefaletin, imzalayanın imza tarihinde temsil yetkilisi bulunmaması ve 26.01.2006 tarihinde ... ... tarafından imzalanan kefaletin, imzalayanın imza tarihinde temsil yetkilisi bulunmaması nedeniyle bozma ilamı uyarınca geçerli olmadıklarının görüldüğü, 23.07.1999, 27.01.2000 ve 23.12.2003 tarihli kefalet sözleşmelerinin ise şirketin yetkili temsilcisi tarafından imzalandığı, temsil yetkisine ilişkin miktar, konu ya da açıkça kanunda lafzı olmayan diğer sınırlamaların ticaret siciline tescil ve ilan edilmesinin 3. kişiler açısından tek başına yeterli olmayacağı, ayrıca bankaların da bu anlamda dikkat ve özeni en yüksek seviyede tutmaları gerekeceği, ultra vires ilkesinin somut davada kabul göremeyeceği, açıklanan ve geçerli kabul edilen 23.07.1999, 27.01.2000 ve 23.12.2003 tarihli sözleşmeler uyarınca davalı şirketin davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takip dosyasına vaki itirazın 510.000,00 TL asıl alacak, 52.482,10 TL işlemiş faiz ve 2.874,11 TL BSMV miktarı yönünden iptali ile bu miktarlar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin davacı banka ile imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu nedeniyle ve davalı şirketin sorumlularının kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamaları nedeniyle oluşan borca karşılık davacı banka tarafından başlatılan icra takibine davalı kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 218, 223 ve 233 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V.SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3293, K. 2024/6258, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3293-e-2024-6258-k-b373a6f78ade