Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2780 E. 2023/4843 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2780
- Karar No
- 2023/4843
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/203 Esas, 2020/174 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1139 E., 2018/740 K. HÜKÜM : Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili ve davalı banka vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın kararın davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilli tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, yatırılan paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili ve fer'i müdahiller vekilleri; zamanaşımı ve esastan davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 31.700,09 euronun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı, davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekilleri istinaf başvurunda bulunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararı davalı banka vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. C.Bozma Kararı Dairemizin 19.12.2022 tarih, 2020/2045 E. ve 2022/9126 K. sayılı kararıyla davanın İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, anılan Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.05.2016 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği, bu itibarla temyiz incelemesinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu’na tâbi olduğu, İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2018 tarih, 2016/1139 E. ve 2018/740 K. sayılı davanın kabulüne dair verilen nihai kararının kanun yolu incelemesinin temyize tâbi olmasına rağmen davalı vekilinin ve feri müdahiller vekillerinin sunduğu istinaf dilekçeleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan inceleme yapılması doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi sonucu verdiği 13.02.2020 tarih, 2019/203 E. ve 2020/174 K. sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının yok sayılarak kaldırılmasına ve davalı vekilinin ve fer’i müdahiller vekillerinin istinaf başvuru dilekçelerinin temyiz başvuru dilekçesi olarak kabul edilip temyiz incelemesi yapılmasına karar verildiği, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı anlaşıldığından Mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı vekili; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararının, Anayasa ile güvence altına alınan mahkemelerin bağımsızlığı, hukuka güven ilkesi, ayrımcılık yasağı, hak arama özgürlüğü ve mülkiyet hakkı başta olmak üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerince korunan temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiğini, davada zamanaşımı ve kesen sebepleri değerlendirme yapma hakkının Mahkemeye ait olduğunu, Daire tarafından zamanaşımını kesen ve durduran sebeplere ilişkin somut değerlendirme yapılmadığını, zamanaşımını kesen sebeplerin somut olay bakımından oluştuğunu, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir. 2.Davalı banka vekili karar düzeltme talebine cevap dilekçesinde; müvekkili Bankanın malen sorumlu kişi olup ceza zamanaşımının müvekkili Bankaya uygulanması mümkün olmadığından karar içeriğinde ceza zamanaşımına ilişkin değerlendirme yapılmasının somut olaya uygun olmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı içeriğinde tartışılıp nihai karar verilmiş olmasına rağmen bozma ilamı içeriğinde zamanaşımının durmasına ilişkin hususun tekrar incelenmiş olması hatalı olup bozma ilamı gerekçesinden zamanaşımının durmasına ilişkin kısmın çıkartılması gerektiğinden bozma ilamının gerekçe yönünden düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan karar düzeltme harcının isteği halinde davacıya iadesine, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı bankadan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.