Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2337 E. 2023/6752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2337
- Karar No
- 2023/6752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/376 Esas, 2020/624 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve kira sözleşmesine dayalı alacak istemli asıl ve birleşen davada yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirket ile davalılardan ... arasında 01.06.2008 başlangıç tarihli davalının maliki bulunduğu Adıyaman'daki taşınmaz üzerinde 15 yıl süre için kira sözleşmesi imzalandığını ve tapuya şerh edildiğini, taraflar arasında 18.03.2008 ve 11.03.2013 tarihli bayilik sözleşmeleri ve 16.06.2008 tarihli protokol bulunduğunu, davalılardan ...'a 15 yıllık kira bedeli ödendiği gibi davalı şirkete protokol gereği işletme yatırım desteği bedeli ödendiğini, karşı tarafça 29.05.2013 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 11.05.2013 tarihi itibariyle sona erdiği ihtar edilerek kira şerhinin terkininin talep edildiğini, davalılar ... ile ...'ın davalı şirketin borçlarını müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla garanti ettiğini, davalı ...'a ödenen kira bedelinin kullanılmayan süreye tekabül eden 25.995,12 TL ana para ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle semerelerinin avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsiline, işletme yatırım destek bedelinin kullanılmayan süreye tekabül eden 422.684,93 TL'si ile semerelerinin avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; davaya konu akaryakıt istasyonuna kira ilişkisinin bütününü göz önüne alarak gerçekleştirilen 46.784,22 TL'lik duran varlık inşaat bedeli yatırımının dikey ilişkinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılmayan kısma tekabül eden 32.958,31 TL kısmının KDV'si ile birlikte ve semeresi ve semerenin KDV'si ile beraber avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili; kira şerhi terkin edilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ödediği bedellerin bayilik faaliyetinin gereği olarak akaryakıt istasyonu inşası karşılığında işletme yatırım desteği olarak bayilik faaliyeti için verildiğini, taraflar arasındaki düzenlemelerde kira sözleşmesinin süresinden evvel sona ermesi halinde işletme yatırım destek bedellerinin iade edileceğine dair bir tek hüküm bile bulunmadığını, davacının bayilik 5 yıl olsa da işletme destek bedelinin kira sözleşmesi için ödendiğine dair kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin taşınmazın maliki olmadığı gibi kira sözleşmesinin de tarafı olmadığını, bu nedenle ödemenin 5 yıl değilde 15 yıl için yapıldığı iddiasının izahtan vareste olduğunu, dava tarihinden öncesi için faiz ve uyarlama talep edilemeyeceğini, kefalet sözleşmesinde kefalet limiti belirtilmediğinden kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılar vekili; asıl davadaki itirazlarını tekrar ederek derdestlik itirazında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, davalı ... aleyhine açılan kira bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin kısmının iadesi talebine ilişkin kısma yönelik açılan davanın eldeki davadan tefrikine ve ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği, asıl davada davacı yanın tüm davalılardan talep ettiği işletme yatırım desteği bedelinin bir yıllık olduğu, 5 yıla uzatılabilen sözleşme kapsamında verildiği ve 5 yıllık sürenin de dolduğu; ayrıca sözleşmede iadeye yönelik bir düzenlemenin de bulunmaması sebebiyle bu yöne ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen davada ise; taraflar arasında imzalanan 16.06.2008 tarihli protokolde kefalet limiti belirtilmediği gibi protokol içeriğinde de kefilin sorumlu tutulacağı azami miktarın belirlenmesine yarayacak bir düzenleme de bulunmadığı, davacının davalı kefiller açısından geçersiz olduğunu, davalılar ... ile ...'tan her hangi bir talepte bulunamayacağı, davacı yanın duran varlık teknik yatırım bedeline ilişkin (ariyet yatırım) davasının ise, kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada; davacı yanın duran varlık inşaat yatırım bedeline ilişkin davasının reddine, birleşen 2013/171 E. ve 2013/271 K. sayılı davasının kısmen kabulü kısmen reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı yanın duran varlık teknik yatırım bedeline ilişkin davasının kısmen kabulü ile 26.759,60 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 06.10.2022 tarihli ve 2021/4180 E., 2022/6749 K. sayılı kararıyla, birleşen davada davalı kefiller ... ve ... yönünden ret kararı verilmekle lehlerine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı vekili; davalıların kefil değil garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, bu nedenle sorumlu olduklarını, protokolün geçerli olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar vekili; asıl davada davanın ret sebepleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada da kısmen redde konu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın erken açılmış bir dava olduğunu, ayrıca duran varlıklar hesabının için proje işleri toplamının dahil edilemeyeceğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bayilik ve kira sözleşmesine dayalı olarak davacının alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davaılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. 2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle düzeltilerek onanmış, ancak birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde davalı ... Akaryakıt Nakliyat...A.Ş. lehine davanın reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşıldığından davalı ... Akaryakıt Nakliyat ... A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü gerekir. 3. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, 2. Davalı ... Akaryakıt Nakliyat ... A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendine " Birleşen davada davalı ... Akaryakıt Nakliyat ... A.Ş. kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.890,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ... Akaryakıt Nakliyat ... A.Ş.'ye ödenmesine," ibaresinin eklenmesine, söz konusu değişikliğin Dairemizin düzelterek onama ilamına (3) numaralı bent olarak eklenmesine, yerel mahkemece verilen hükmün değişik bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye 750,20 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00*2=3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.