Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2157 E. 2023/4701 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2157
Karar No
2023/4701
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/61 Esas, 2018/216 Karar HÜKÜM : Kabul KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin hesap açarak 1999 yılında Yurt Bank A.Ş.'ye para yatırdığını, davacının parasının isteği dışında usulsüz olarak Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’ye aktarıldığını, talep etmesine rağmen parasını geri alamadığını ileri sürerek davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF'nin devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanan borçları ve bu borçlara ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil TMSF vekili; davanın reddini istemiştir. 3.Fer'i müdahil OYAK vekili; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, 62.420,00 TL’nin 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 07.11.2022 tarihli ve 2019/1633 E., 2022/7806 K sayılı kararıyla, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 Tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı, aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, davanın ise 2015 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ve fer’i müdahil OYAK vekilinin tüm, fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; bozma ilamının geçmiş içtihatlara, kazanılmış haklara, hukukun genel ilkelerine aykırılık taşıdığını, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararı, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olduğundan ceza mahkemesi kararında ifade edilen "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, off shore bankasına yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, off shore şirketinin kağıt üzerinde mudileri dolandırmak için davalı banka ve hakim hissedarları tarafından kurulduğu, mudilerin paralarının hortumlandığı" yönündeki tespitinin hukuk hakimini de bağlayacağını, önceden açılan davaların zamansız açıldığından yönündeki içtihatlar varken davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğine dair bozma ilamının hukuka aykırılık taşıdığını, çeşitli aşamalardan sonra Dairenin 2013 yılından itibaren zamanaşımının başlangıcının, paranın off shore bankalarından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı andan itibaren başlayacağına dair kararlar verdiğini, bir dava engeli çıktığında zamanaşımı süresinin işlemeye başlamayacağını, dava açıp da Yargıtay kararıyla, henüz zarar unsuru gerçekleşmediği gerekçesiyle davaları reddolunan ve bu da kesin hüküm halini alan kararlar yönünden bu kişilerin artık dava açamayacakları, açacaksalar bile artık zamanaşımı nedeniyle taleplerinin yerinde olmadığına karar verilmesi kesin hükmün etkisiyle çelişeceğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan karar düzeltme harcının isteği halinde davacıya iadesine, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2157, K. 2023/4701, T. 06.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2157-e-2023-4701-k-32f6105e11a1