Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2046 E. 2024/4887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2046
Karar No
2024/4887
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/86 Esas, 2022/1645 Karar HÜKÜM :Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ:Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/503 E., 2020/198 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekilince, davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "moi" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "MOIA" ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini oysa taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2018-M-8811 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halide hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin otomotiv sektörü başta olmak üzere, ilgili pek çok diğer sektörde de faaliyet gösteren, çok uluslu, tanınmış bir otomotiv üretim şirketi olduğunu, dünyanın pek çok yerinde tescilli birçok markasının bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarındaki “moi" ibaresinin “MALL OF ISTANBUL" markasının kısaltması olduğunu, dava konusu "MOIA" ibaresinin Sanskritçe bir kelime olup Türkçe'de "sihir, büyü, büyülü, sihirli" anlamına geldiğini, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının bulunmadığını, haksız rekabet iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "MOIA" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu Mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "MOIA" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, tarafların marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrası tanınmışlık koşullarının oluşmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın önceye dayalı kullanım, gerçek hak sahipliği ve haksız rekabete dayalı iddiaların da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibasa yola açacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının esas unsuru olan "moi" ibaresinin aynen dava konusu markada da yer aldığını, emtia benzerliğine ilişkin şartın da gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili markalarının tanımış olduğunu, dava konusu başvurunun farklı sınıflarda dahi tescil edilmemesi gerektiğini, dava konusu başvurunun haksız rekabet teşkil ettiğini, dosya kapsamına sunulan delillerin dikkate alınmadan hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 9, 12, 25, 35 ve 37. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, sayılan mal ve hizmetler dışında başvuru kapsamında yer alan 38, 39 ve 42. hizmetler yönünden ise iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-8811 sayılı kararının 9, 12, 25, 35 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı yönünden kısmen iptaline, davalı Şirket adına tescil edilen 2017/24985 sayılı "MOIA" ibareli markanın 9, 12, 25, 35 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: kararın kısmen reddine ilişkin kısım için istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelemeye konu markaların sadece kelime unsurları üzerinden ele alındığını, görsel unsurları göz ardı ederek bütünsel bir inceleme yapmadığını ve markaların kapsamlarındaki emtia/hizmet sınıflarına ilişkin esaslı bir değerlendirmede bulunmadığını, taraf markalarının işitsel, görsel ve kavramsal anlamında benzemediğini, gerçekçi bir ortalama tüketici değerlendirmesi yapıldığı halde müvekkil şirkete ait geçici araç hizmeti ve davacıya ait emtia/hizmetleri kullanan ortalama tüketicinin, markaların kaynağını karıştırmasının söz konusu olmadığını belirterek kararın kısmen kabulüne ilişkin kısmın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu edilen marka ile itiraza mesnet gösterilen markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, dava konusu taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, karara konu mal ve hizmetlerin tüketicisi olan bilinçli tüketicinin belirtilen mallar/hizmetler için ayrılan satın alma/faydalanma süresi içinde karşılaştırılan markaların farklı markalar olduğunu algılayabileceğini belirterek kararın kısmen kabule ilişkin kısmının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin açılan davada 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, taraf marka işaretlerinin benzer olup olmadığı, taraf marka işaretleri arasında iltibas ihtimalinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının "MOIA" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "MOİ" asıl unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibari ile görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik söz konusu değildir. İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net aynısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesi, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içerisinde, davalının başvuru markasını gördüğünde, davacının itirazına mesnet ve dava dilekçesinde belirttiği tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabilecektir. Ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbirleri ile bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısının da oluşmayacağı açıktır. Hal böyle iken taraf marka işaretlerinin birbiri ile benzemediği dikkate alınarak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Somut olayda başvuru markası "MOIA" ibareli, itiraza mesnet marka ise "MOİ" ibarelidir. Her ikiside kelime markası olup karşılaştırıldıklarında tek fark, başvuru markasının sonundaki "A" harfidir. İlk üç harfleri ise aynı ve ayniyet derecesinde benzerdir. O nedenle işaretler arasında SMK m.6/1 anlamında, ortalama tüketicilerde karışıklığa sebep olabilecek derecede görsel, işitsel, ve anlamsal benzerlik bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2046, K. 2024/4887, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2046-e-2024-4887-k-b741e4e4a913