Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1399 E. 2023/1506 K. – Şirket İhyası
Konu: Şirket İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1399
- Karar No
- 2023/1506
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirket İhyası
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/524 Esas, 2022/1773 Karar DAVA TARİHİ : 24.08.2021 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/514 E., 2021/641 K. Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ; müvekkili bakanlık tarafından ... Ltd. Şti. aleyhine açılan rücuen alacak davasında verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/3230 E. ve 2021/1312 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderildiğini belirterek, 23.01.2014 tarihinde sicilden terkin edilen ... Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 30.12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5 inci maddesinin d bendi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 inci maddesine dayanılarak ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek ihya kararında tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olduklarından dolayı aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ...Gurup İnşaat Taahhüt Mühendislik Temizlik İlaçlama Güvenlik Yemek Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtar ve tebligat işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memurlarını da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin münfesih sayılması gerektiğini, terkin işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 5 yıllık sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasını, aleyhlerine vekalet ücreti-yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasına göre sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirket unvanlarının silinmesine engel olmayacağının belirtildiğini, buna göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ihtar ve tebligat işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan tasfiye memurlarını da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin münfesih sayılması gerektiğini, terkin işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek bu sebeplerle ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.