Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1178 E. 2024/4623 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1178
- Karar No
- 2024/4623
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1580 Esas, 2022/1617 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/112 E., 2022/460 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile ticari bir münasebetinin bulunmadığını, takip dayanağı faturalar incelendiğinde faturaların Zirve Gıda İnşaat Reklam Kimya Turz. Dan. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye düzenlenmiş olduğunu, takip dayanağı gösterilen whatsapp yazışmalarında borç kabulünü gösteren, müvekkilinin davalıya borcu olduğunu kabul ettiğine dair bir yazışmanın söz konusu olmadığını, dava dışı Zirve Gıda... Şti.'nin yapacağı ihracata yönelik yazışmalar olduğunu, bir an için müvekkili ile ticari münasebeti olduğunu farzetsek bile faturayı müvekkilinin düzenlemesi gerektiğini, takip dayanağındaki faturanın düzenlendiği şirketin farklı takip yapılan tarafın ise farklı olduğunu ileri sürerek icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça 08.02.2021 tarihinde Polis Merkezi Amirliği'ndeki ifadesinde "Müşteki firma ile daha önceden alışverişimiz olmuştur, bu sebeple tanırım" şeklindeki beyanda bulunduğunu, davacının kendi ikrarı ile de sabit olduğu üzere müvekkilinden uluslararası taşımacılık konusunda hizmet aldığını, taşıma işi esnasında davacı ile iletişime geçildiğini, davacının hava yükünde alıcının Hakan olacak ve akabinde şirket yetkilisinin ihracatçı kim olacak sorusuna davacı tarafın "Zirve üzerinden yapacağız" şeklinde cevap verdiğini, verilen cevabın bu karşılığı bu işin gerçekte davacıya ait olduğunu ancak resmiyette Zirve isimli firmanın gösterilmiş olduğunu, yapılan ödemelerde de işin gerçek sahibinin davacı olduğunu, farklı şirketleri öne sürerek ticareti gerçekleştirmek suretiyle organizasyonu kurduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın bir kısım şirketler adına yetkili temsilci-vekil-vekâletsiz iş görme sıfatları ile hareket edip etmediğinin işbu dava konusu olmadığı, davalının sunmuş olduğu taşıma hizmetinden kaynaklı düzenlenen faturaların borçlusu konumunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün 2020/12013 E. sayılı dosyasında takibe konu 15.10.2019 tarihli 7.671,00 USD bedelli ve 01.11.2019 tarihli 5.594,00 USD tutarındaki faturalardan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kararın eksik inceleme ile verildiğini, delillerin toplanılmayıp tanıkların dinlenmediğini, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar ile dava dışı Zirve Gıda'ya ilişkin defter ve kayıtlar incelendiğinde arada sadece takibe konu faturalara ilişkin ticari bir işlemin olduğu, başkaca bir işlemin olmadığı ve davacı ile müvekkili yetkilisi arasındaki konuşmalarında bu ticari işleme ilişkin olduğunun görüleceğini, takibe konu faturalarda yer alan hizmet ile konşimentolar karşılaştırıldığında da bu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafça yapılan ödemenin açıklama kısmında Zirve Gıda ibaresinin yer aldığını, davacının Zirve Gıda adına ödeme yaptığının whatsapp kayıtlarını inkar etmediğini, müvekkili ile Zirve Gıda arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının Afrika'da birçok ülkede ticaretle uğraştığını, ayrıca davacının emniyetteki ifadesinde müşteki firma ile önceden alışverişleri olduğunu, tanıdığını beyan ettiğini, daha önce ticari münasebeti olduğunu, açıkça ikrar ettiğini, takip konusu işlemler öncesinde de bu şirketlerin adının kullanılması suretiyle davacı tarafça birçok ticaret gerçekleştirildiğini, müvekkilinden uluslararası taşımacılık konusunda hizmet satın alındığını, davacı tarafın daha önce gerçekleştirmiş olduğu uluslararası taşımacılık hizmetine ilişkin birçok ödeme gerçekleştirdiğini, görünüşte işlemlerin şirket adına yapılmış olmasına rağmen ödemelerin davacı tarafça yapıldığını, yapılan ödemelerin gerçek sahibinin davacı olduğunu, farklı şirketleri öne sürmek suretiyle ticareti gerçekleştirdiğini, organizasyonu kurduğunu, takibe konu olan alacak miktarının 8.064,06 USD olduğunu, davacının dava dilekçesinde harca esas tutar olarak 113.005,20 TL gösterdiğini, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün dosyasında borçlu olmadığının tespiti şeklinde talebini somutlaştırdığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkemece talep doğrultusunda karar verilmesi gerekir iken talep edilmeyen konularda hüküm kurulmasının ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, 13.265,00 USD üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca harcı yatırılmayan tutar yönünden hüküm kurulmasının mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, dava dışı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinden davacı gerçek kişinin sorumlu olduğuna dair geçerli bir delil ibraz edilemediği, dava dışı şirket adına yapılan ödemelerin borcun üstlenildiği ve/veya benimsendiği anlamına gelmeyeceğini, davalının açıkça yemin deliline dayanmadığını, davacının tacir olmasının da ispat yönünden sonuca etkili olmayacağını, takibe konu yapılan yazışmaların da takip konusu alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, takip konusu faturaların tarafların kabulünde olduğu üzere, dava dışı şirket adına düzenlendiği, davacı gerçek kişinin dava dışı şirket adına ödemeler yapmış olması veya bir kısım yazışmalarda bulunmasının davacının söz konusu faturalardan dolayı borçlu olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, takip konusu faturaların dava dışı şirket adına düzenlendiği, takibe konu edilen faturadaki muhatap şirketin dava dışı şirket olması da göz önünde bulundurulduğunda, davacının borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemenin davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin isabetli olduğu ancak mahkemece dava dilekçesindeki davacı talebinden farklı ve talepten fazlaya karar verilmiş olmasının yerinde bulunmadığı, takip konusu olarak gösterilen 5.594,00 USD ve 7.671,00 USD faturalardaki alacak miktarlarının tamamının takibe konu edildiği ve dava açıldığı kabul edilerek kurulan hükmün usule aykırı olduğu, ayrıca kabul edilen miktarlar üzerinden davalı aleyhine fazla miktarda harca ve vekalet ücretine karar verilmesinin de isabetli görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin kabulü ile Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2020/12013 E. sayılı dosyasında başlatılan takipte talep edilen toplam 8.445,83 USD alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının aleyhinde başlatılan takibe konu faturalar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3.Değerlendirme Dava, davalı tarafından davacı aleyhinde faturaya dayalı olarak başlatılan takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama esnasında davalının takibe konu ettiği faturalar üzerinde şeklen inceleme yapıldığı, görünürdekilerle yetinildiği, tarafların bildirildiği delillerin toplanmadığı anlaşılmış, Bölge Adliye Mahkemesince ise başkaca bir inceleme yapılmadan davacı talebinden farklı ve talepten fazlasına karar verilmiş olması ve davalı aleyhine fazla miktarda harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmeyerek bu yönlerden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İspat yükü üzerinde olan davalının, davacıdan alacağının ispatına yönelik bildirdiği delillerinin toplanarak gerektiğinde taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması, taraflar arasındaki ticari ilişkinin irdelenerek dava konusu işlemin ve taraflar arasında gerçekleşen önceki işlemlerin ne şekilde gerçekleştiği hususlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.