Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7624 E. 2023/6870 K.

Konu: İtirazın İptali-Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7624
Karar No
2023/6870
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali-Alacak

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/169 Esas, 2021/323 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müşterisi olan dava dışı firmanın hesabından davalının hesabına 10.000,00 USD transfer edilmesi gerekirken yanlışlıkla 100.000,00 USD transfer edildiğini, davalının havale edilen parayı hesaptan çektiğini, davalının yanlışlıkla fazla ödenen 90.000,00 USD'yi iadeye yanaşmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatına karar verilmesini ayrıca haksız fiil tarihinden takip tarihine kadar icra takibinde talep edilmeyen faiz bedeli olarak 7.075,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının eşi ile dava dışı Ayka İnşaat arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davalının eşi tarafından yapılan kalorifer tesisatı ve kalorifer kazan dairesinin yapım işlerine istinaden 105.000,00 USD hakedişlerinin bulunduğunu, yapılan ödemenin bu alacağa istinaden yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar Mahkemece 22.03.2016 tarih, 2015/742 E. ve 2016/253 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı asil tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarih, 2017/91 E. ve 2018/5891 K. sayılı kararıyla ''... Mahkemece, itirazın iptaline ilişkin hüküm altına alınan alacağın TL karşılığı tutarı üzerinden, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca davalının icra takibine itirazında haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle reddi doğru görülmediği gibi, mahkemece hüküm fıkrasında, "3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca yazılması gerekirken, 1 yıl vadeli USD hesaplarına uygulanan faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte aynen devamına" şeklinde karar verilmesi, faiz oranının belirsiz olması nedeniyle infazda tereddüt uyandıracağından bu husus da yerinde görülmemiştir. Mahkemece takip tarihine kadar olan faiz ile ilgili olarak 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD cinsinden para ile açılmış, bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının Devlet bankalarından sorularak, gelen cevaplar üzerine ödenen en yüksek faiz oranı tespit edilerek buna göre yapılacak faiz hesaplaması sonucu bir karar verilmesi gerekirken ilgili Yasa hükmü gereği hiçbir araştırma yapılmaksızın Ziraat Bankası faiz oranı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davası yönünden; Mahkemelerince uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda hüküm fıkrasında asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz işletilmek suretiyle devamına ve takip konusu alacağın likid olduğu dikkate alınarak dava konusu alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, İşlemiş faize yönelik alacak davası yönünden; mahkemelerince uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi Devlet bankalarından USD cinsinden para ile açılmış, 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranının sorulduğu, gelen yazı cevaplarına göre alınan bilirkişi ek raporuna göre kamu bankalarınca 1 yıl USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranları 2013 yılı için %3,70, 2014 yılı için ise %3,20 düzeyinde olduğu, 2013 ve 2014 yılları için o yıl içerisinde uygulanan en yüksek faiz oranı esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamalara göre davacının icra takip tarihi olan 26.09.2014 tarihi itibariyle 2.264,24 USD işlemiş faiz alacağı olduğunun tespit edildiği, Mahkemelerinin ilk kararında 2.476,84 USD işlemiş faiz hesaplandığı, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi ek raporunda ilk kararda hesaplanan işlemiş faizin altında 2.264,24 USD işlemiş faiz hesaplandığı, bozma ilamının davacı lehine olduğu ve davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak ilk karardaki 2.476,84 USD işlemiş faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacının itirazın iptali davasının kabulüne, alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup bu karar kısmen usul ve yasaya aykırı olduğundan, bozulması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından, asıl alacağa ilişkin talepleri kabul edilmek ile birlikte, faiz talepleri hakkında taleplerinin çok altında bir rakama hükmedildiğini, öncelikle yerel mahkemenin müvekkil bankanın faiz kaybını hesaplarken, kamu bankaları tarafından uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, zira alacaklı konumunda bulunan müvekkilin özel bir banka olup, müvekkilin dava konusu haksız fiile dayalı sebepsiz zengileşmede faiz zararı hesaplanırken müvekkil bankanın uyguladığı faiz oranlarının kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, bunun kabul edilmemesi halinde ise Devlet bankalarında USD için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen ödedikleri en yüksek faiz oranlarının tespit edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, bu halde yerel mahkeme tarafından öncelikle devlet bankalarının temerrüt tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede, USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen ödenilen en yüksek faiz oranlarını tespit edildikten sonra, birer yıllık dönemler halinde, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren talep edebileceği işlemiş faiz miktarı belirlenmeli, takip tarihinden sonrası için işleyecek faizin nitelik ve oranı da yukarıdaki ilkeler doğrultusunda belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali-alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7624, K. 2023/6870, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7624-e-2023-6870-k-aadd7a948573