Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7308 E. 2024/3885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7308
Karar No
2024/3885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1571 Esas, 2022/1176 Karar HÜKÜM : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2019/254 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1950'li yıllarda üretilmeye başlanan ve 1984 yılında tescil edilen "ALASKA FRİGO" markasını Alaska Gıda'dan satın alarak yeniden canlandırdığını, "FRİGO" ibareli markalarını artırdığını, tanınmış marka statüsüne ulaştırdığını, davalı şirketin kötüniyetli olarak 2016/64641 nolu "FRICO+şekil" ibaresinin marka olarak tescili için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markalarıyla ayırt edilemeyecek derede benzer olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının iltibas tehlikesini artırdığını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin "FRİGO" ibareli markalarından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-9900 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 100'den fazla ülkede varlığını sürdürdüğünü, "FRICO" ibareli markasını ilk kez 1929 yılında kullanmaya başladığını, ilk tescilinin 1971 yılında Benelüx'te olduğunu, ibarenin Türkiye'de 26.08.1988'den beri 106835 sayı ile tescilli olduğunu, "FRICO" ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, ibarenin müvekkilinin ticaret unvanı olarak davacıdan daha önce kullanılmaya başlandığını ve kazanılmış hakkı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalar yıllardır piyasada birlikte var olduklarından ve farklı emtialarda kullanıldıklarından iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını, davalının markasının da kendi sektöründe tanınmış olduğunu, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının "şekil+FRICO" ibareli marka başvurusu ile davacının "FRİGO", "ETİ FRİGO," ve "ALASKA FRİGO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibasın bulunmadığı kanaatinin oluştuğu, yine taraf marka işaretleri benzemediği gibi davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususları kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının tanınmış olduğunun gözetilmediğini, iltibas incelemesinin markalardaki farklılıklara odaklandığını, davalının ibare üzerinde kazanılmış hakkı olduğunun doğru olmadığını, ortalama tüketicilerin markaları algılama biçiminin dikkate alınmadığını, başvurunun kötüniyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda müvekkilinin kazanılmış hakkından bahsedilmemesinin eksiklik olduğunu, müvekkilinin "FRICO" ibaresini eskiye dayalı olarak ilk tescil halinden uzaklaşmadan, yine 29. sınıf ürünlerde kullandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "FRICO+Şekil" ibareli marka tescil başvurusunun asıl unsurunun "FRICO" ibaresinden oluştuğu, davacı şirketin itiraza mesnet markalarının asıl unsurunun da "FRİGO" ibaresi tarafından temsil olunduğu, her iki ibare arasındaki benzerliğin açık olduğu, tarafların markalarının 29. sınıfta benzer malları kapsadığı, müşterilerin dikkat ve özeninin ortalama olması nedenleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şartlarının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin taraf marka işaretlerinin benzemediği yönündeki değerlendirmesinin doğru olmadığı, bununla birlikte davalının "FRICO" markasının “süt ürünleri”nde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki üç durumdan birisine sebebiyet vereceği ve başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığı iddiaların ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmelerin yerinde olduğu, ancak, davalı şirketin 106835 ve 2000/12518 sayılı markalarının, uyuşmazlık konusu 29. sınıftaki "süt ve süt ürünlerinde" 1988’den beri tescilli bulunduğu, davalıya ait “FRICO” markasının ülkemizde tescillerine uygun olarak ve uyuşmazlık yaratmadan belli bir yoğunlukta kullanıldığı, başvurunun önceki markaların esaslı unsuru “FRICO” ibaresini içeriyor olması nedeniyle seri marka karakterinde olduğu, dolayısıyla davalının "süt ve süt ürünleri" emtiası açısından müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru olmadığından davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten Bölge Adliye Mahkemesinin davalı şirketin müktesep hakkına dayanarak davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, müktesep hakkın dayandığı 2000/12518 sayılı davalı markasının tescilinin geçersiz olduğunu, davalı şirkete ait önceki tarihli markalar ile işbu davaya konu markanın tamamen farklı olduğunu, marka başvurusunda tüketicinin ilgisini çekecek ve müvekkili şirket markalarında da kullanılan ve karıştırılmaya mahal verecek biçimde baskın şekilde kırmızı ve sarı renklerin kullanıldığını, davalı şirketin işbu marka başvurusunun seri marka ailesi içerisinde yer almayacak şekilde diğer markalardan uzaklaşarak yeni bir karakterde marka kimliği kazandığını, bu kapsamda davalı şirketin müktesep haktan yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilinin kazanılmış hakkının kabulü bakımından yerinde olmakla birlikte, taraf markalarının benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmasının hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı şirket vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7308, K. 2024/3885, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7308-e-2024-3885-k-edb903af1c4e