Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7060 E. 2023/894 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7060
Karar No
2023/894
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/720 Esas, 2022/262Karar DAVA TARİHİ : 20.09.2021 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; ticari krediden kaynaklanan 2.179,12 TL erken kapama komisyon ücreti, 2.814,00 TL kredi tahsis ücreti, KOBİ destek paket ücreti ve kredi mevduat hesabı kullanımı otomatik ödeme ücreti 1.144,22 TL'nin iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüketici değil, tacir olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında taksitli ticari kredi sözleşmeleri imzalanmak suretiyle kredi kullandırıldığını, davacının tacir olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığına göre hiçbir kabulü içermemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde genel işlem ve haksız şartların varlığından da bahsedilemeyeceğini, bir tacir olan davacı müşterinin çekincesiz kabulünün her şeyden önce ahde vefa ilkesinin bir gereği olarak davacıyı bağladığını, davaya konu ücret/masrafın “haksız şart” yaratmadığını, dava konusu uyuşmazlığa konu tutarların, davacı aleyhine dengesizlik oluşturmayacak bedeller olduğunu, anılan durumun “dengesizliğe yol açacak” bir düzenlemeyi içermediğini, davacının imzasıyla kabulü üzerine ve davacının bilgisi ve talep beyanıyla tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Denizbank A.Ş. Etimesgut Şubesi ile ...arasında 20.03.2019 tarihli ve 300.000,00 TL limitli cari hesap kredisi sözleşmesinin, 20.03.2019 tarihli ve K2 652195 numaralı genel kredi sözleşmesi ve diğer finansman belgelerine ek olarak imzalandığı, 20.03.2019-20.03.2020 dönemindeki 1 yıllık sürede davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında toplam 6.593,81 TL tahsilat yapıldığı, davacı kredi müşterisinin ücret ve komisyonlara ilişkin hükümler içeren 20.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile eki cari hesap kredi sözleşmesinin akdedilmesinden önce sözleşme hükümleri hakkında bilgilendirildiğini gösteren herhangi bir form, kayıt, beyan, şerh veya belgenin bulunmadığı, davalı bankaca davacı kredi müşterisinden "ücret" ve "komisyon" adı altında tahsil edilen 6.593,81 TL'den 28.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen iade neticesinde davalı bankanın uhdesinde kalan ücret ve komisyon miktarının 6.013,10 TL olduğu, bu tutar yönünden ücret ve komisyon meblağının mevzuat ve sözleşme yönünden dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.013,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine kesin olarak karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Adalet Bakanlığınca; "09.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6 ncı maddesi, “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir. Mahkemece, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme dikkate alınarak gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf ve benzeri kesintiler yapabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. 3. Değerlendirme 1.Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde, komisyon, ekspertiz, inceleme vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de miktar veya oranları konusunda açıklık bulunmamaktadır. 2.Bu durum karşısında Mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, ardı sıra bilirkişi incelemesi yaptırılıp davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile davalı bankanın tahsil ettiği ücretlerin makul olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7060, K. 2023/894, T. 16.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7060-e-2023-894-k-e5b793b830dd