Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/6216 E. 2023/6157 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6216
- Karar No
- 2023/6157
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/47 Esas, 2022/391 Karar DAVA TARİHİ :17.04.2015 HÜKÜM :Kısmen kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı ... Kimya şirketinin bayisi olduğunu, müvekkilinin de mal alımı karşılığı davalıya ön ödemeli çekler verdiğini, ayrıca bu çeklere teminat olarak 25.000,00 TL bedelli teminat senedi de verdiğini, davalının ... Kimya şirketi ile bayilik sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle davalı aynı zamanda yine dava dışı Yudum firmasının bayiliğini de yaptığı için bu firmanın mallarını davaya konu çekler için vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin de davalıya güvenerek ... Kimya şirketine ait elindeki malları iade faturası düzenleyerek davalıya verdiğini ama davalının müvekkiline tahhüt edildiği üzere Yudum firmasına ait mal vermediğini ve çekleri de iade etmediğini, üstelik söz konusu çekleri takibe konu ederek müvekkilini mağdur ettiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takiplerine konu çeklerden ve teminat senedinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında işbu davanın açılmasndan önce açılmış ve bir kısım halen derdest olan davaların mevcut olduğunu, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 E. sayılı dosyasının bu dosya ile taraflarının ve taleplerinin aynı olduğunu belirterek davacının iş bu davayı açmada hukuki menfaati bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 29.12.2015 tarih, 2015/614 E. ve 2015/577 K. sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2351 E. sayılı dava dosyası ile yargılamaya konu dava dosyasının taraflarının ve taleplerinin aynı olduğu, derdestlik itirazının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin (Kapatılan 19. Hukuk Dairesi) 05.04.2017 tarih, 2016/9194 E. ve 2017/2810 K. sayılı kararıyla davalar arasında derdestlik bulunması için tarafların ve dava konusunun aynı olması gerektiği, derdestliğe dayanak teşkil eden dosyanın talep konusunun haksız olarak tahsile konulan 2 adet çek ile yine haksız olarak nakite çevrilen teminat mektubundan dolayı uğranılan zararın tazminine yönelik olduğunu, dosyamız dava konusunun ise 2 çekten dolayı borçlu olunmadığının menfi tespitine ilişkin olduğunu, mahkemece, her iki davanın konusunun aynı olmadığının gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.09.2012 keşide tarihli, 25.000,00 TL ve 29.09.2012 keşide tarihli 25.000,00 TL lik 2 adet çekin, keşide edildikleri 06.03.2012 tarihi itibarıyla tarafların ticari defterlerinde kayıt altına alındıkları, takibe konulan çeklerin davalı kayıtlarına göre iade edildiği ancak buna rağmen takibe konulduğu,davacının davalıya borcunun bulunmadığı, hatta alacaklı olduğunun belirlendiği, teminat senedi açısından yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan senedin, lehtarı ve düzenleyeninin aynı kişi olarak matbu form kullanmak suretiyle oluşturulduğu, senet hakkında yapılmış bir icra takibi de bulunmadığı, davalı tarafın söz konusu senedin varlığını kabul etmediği, teminat senedinin bu haliyle davalı elinde bulunduğu kabul edilse bile bunun davalının alacaklı ve davacının borçlu olduğu bir bono haline gelmesinin mümkün görünmediği, bu sebeple davacının, teminat senedi sebebiyle borçlu bulunmadığına ilişkin talebinde hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının 25.000,00 bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebi yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2012/20822 E. ve 5. İcra Müdürlüğünün 2012/20914 E. sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin davaya konu ettiği taleplerinin tümünün daha önce taraflar arasında görülerek kesinleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1249 E., İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1047 E. ve İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2351 E . sayılı dosyaları ile kesin hükme bağlandığını, bu nedenle davanın hukuki menfaat yokluğundan reddi gerektiğini, mahkemece esasa ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iki adet çekten ve teminat olarak verildiği iddia olunan senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti, takibin iptali ile kötüniyet tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.