Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5965 E. 2023/5983 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5965
Karar No
2023/5983
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/210 Esas, 2022/70 Karar DAVA TARİHİ : 22.05.2012 HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında hazır beton sözleşmesi imzalandığını, davalıya toplamda 340 m3 hazır beton satıldığını, bedelinin 30.583,35 TL olduğunu, davalı tarafında toplamda 22.193,10 TL ödendiğini, 8.390,25 TL ödemenin m3 az gerekçesi ile yapılmadığını, davalı tarafından davacının düzenlediği faturaya 42 gün sonra 8.390,25 TL'lik kısma ilişkin iade faturası düzenlendiğini, itirazın 8 günlük yasal süre içerisinde yapılmadığını belirterek 8.390,25 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; C25 betonun fahiş olarak ve yapılan iadeler düşülmeden sözleşmeye aykırı fatura edildiğini, toplamda 253,30 m3 beton kullandığını, betonun kime teslim edildiğinin belli olmadığını, beton miktarının 22.193,10 TL olduğunu, 21.750,00 TL sinin ödendiğini, bakiye 443,25 TL davacının banka hesabına yatırıldığını, 8.390,25 TL'lik kısım içinde iade faturası düzenlediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 23.05.2013 tarih, 2012/348 E. ve 2013/318 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 29.05.2014 tarih, 2014/7463 E. ve 2014/10043 K. sayılı kararıyla, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, dava konusu faturaların dayanağı olan bir kısım irsaliyelerin altındaki teslim alan imzasının davalı tarafından inkar edildiği, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.03.2018 tarih, 2015/188 E. ve 2018/72 K. sayılı kararı ile davalının bir kısım irsaliyeler altındaki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğu, dosyaya ibraz edilen toplu sevk irsaliyelerinden hangi numaralı irsaliyenin davacının kabulünde olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, hangi numaralı irsaliyelerin davalının kabulünde olup takibe konu edildiğinin ispatlanamadığı, davanın davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 07.10.2019 tarih, 2018/2148 E. ve 2019/4657 K. sayılı kararıyla davalının ödeme savunmasında bulunduğu, bu beyan nazara alınarak davacının defterlerindeki ödemelerin bu faturalara karşı olup olmadığının tespiti konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan ek rapor, ATK raporu, davalının ödeme savunmasının davaya konu faturalara ait olmadığı da dikkate alınarak davacının defterlerindeki ödemelerin bu faturalara karşı olmadığı da sübuta ermiş olmakla, ispatlanamayan davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının 8 gün içerisinde fatura içeriğine itiraz etmediği, bu nedenle fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispatla yükümlü olduğu, bilirkişi raporunda bir kısım imzaların davalıya ait olduğunun tespit edildiği halde davalının tüm imzaları inkâr ettiğini, inkar ettiği irsaliyelerde dahi imzasının bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davanın tümden reddinin yasaya aykırı olduğu, davalı her daim inşatta olmadığı için irsaliyelerin davalıya ya da inşaatta çalışan diğer çalışanlara teslim edilmiş olabileceği, bu irsaliyelerin davalı tarafından imzalanmamış olmasının malın teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği, davalının ödeme savunmasında bulunduğu ancak bunu ispat edemediği, Yargıtay'ın bozma gerekçesi ile mahkeme kararının örtüşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hazır beton sözleşmesi kapsamında yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 20004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, fatura ve faturaların yer aldığı cari hesap ekstresinde belirtilen ve ödenmeyen fatura bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi istemine ilişkindir. Mahkemece 07.10.2019 tarihli kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 2018/2148 E. ve 2019/4657 K. sayılı ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş ise de, takip konusu faturalarda, sevk irsaliyelerinin numaralarının faturaların içerisinde yer aldığı görülmekle, fatura konusu malzemelerin davalıya teslim edildiği sevk irsaliyelerinde yapılan imza incelemesi sonucunda belirlenmiştir. Nitekim davalı vekilinin de 08.03.2022 tarihli duruşmadaki beyanında ödeme savunmalarının davaya konu faturalara ilişkin olmadığının belirtmesi karşısında, davalı tarafın teslim aldığı mallara ilişkin ödeme yapmadığı ve mal tesliminin de yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda itirazın iptali davasının harca esas değeri de dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddi doğru olmamıştır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5965, K. 2023/5983, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-5965-e-2023-5983-k-b3f6ef978394