Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5744 E. 2024/114 K. – Rücuan Alacak
Konu: Rücuan Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5744
- Karar No
- 2024/114
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuan Alacak
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1047 Esas, 2022/804 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/683 E., 2020/86 K. Taraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... Aksakallı ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, 11.11.2005 tarihinde elektrik çarpması sonucu ölen kişinin mirasçıları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, bu karar nedeniyle müvekkilinin karar ilam harcı, onama harcı, temyiz harcı ve temyiz gider avansı ödediğini, kararın icra takibine konulması üzerine müvekkilinin icra dosyasına borcu yatırdığını, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 228.149,21 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmadan devre esas bilanço düzenlendiğini, sözleşme öncesi alacak ve borç işlemlerinin kesinleştirildiğini, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacının rücuya dayanak davayı müvekkiline ihbar etmediğini, bu nedenle bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz ve icra takip giderlerini talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı definin yerinde olmadığı, rücuya dayanak İş Mahkemesi kararı gereğince davacı tarafından icra dosyasına 17.06.2014 tarihinde 219.162,46TL, 19.06.2014 tarihinde 5.892,00 TL ve 90,00 TL onama harcı, 18.03.2014 tarihinde 2.322,73 TL karar ilam harcı, 21.08.2013 tarihinde 964,50 TL temyiz başvuru harcı, 30,00 TL temyiz posta masrafı ödendiği, İHDS'nin 7/1, 7.4 ve 7/6 ncı maddesi gereğince davalıya ihbar yükümlülüğü bulunmadığı gibi taraflar arasında imzalanan İHDS'nin "Üçüncü Kişilerin Hak İddialarını Düzenleyen" 7 nci maddenin 4 üncü fıkrası gereğince yapılan ödemenin İHSD'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaylara dayanmasından ötürü davacının ödediği bedeli davalıdan talep ve dava hakkı bulunduğu, davacının söz konusu bedeli ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönem ile davacı tarafından yürütüldüğü dönemlerin belirlenmesinde şirket anasözleşmelerinin esas alınması gerektiği, Mahkemece İHDS tarihi esas alınarak karar verildiğini, dayanak davada davacı şirket ile birlikte başka bir şirketin de davalı olarak yer aldığını, icra takibinin her iki borçlu aleyhine yapıldığını, öncelikle davacının diğer şirkete rücu ... etmediğinin araştırılması gerektiğini, dayanak davadaki kusur oranlarının dikkate alınarak yalnızca davacının kusuru oranındaki tutara hükmedilmesi gerektiğini, İHDS hükümleri uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü bulunduğunu, davacının bu yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, dayanak davadaki faiz ve icra giderleri, vekâlet ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, rücuya dayanak İş Mahkemesi kararında davacı ve dava dışı yüklenici Mim İnş. Ltd. Şti.'nin %50'şer kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının anılan şirkete kusuru oranında rücu ... etmediğinin araştırılması gerektiğini, rücu edilmiş ise davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağını, anılan şirketin davacı tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/817 E. sayılı dosya ile dava açıldığını belirttiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin İHDS'den önceki dönemde meydana gelen olaya dayandığı, İş Mahkemesindeki davanın davacısının bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ödediği bedel, temyiz harcı, temyiz masrafı, temyiz karar harcı, onama harcı, bakiye karar harcı olmak üzere ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü bulunmadığı, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki ileri sürülen sebeplere benzer sebepler ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının rücuan alacak talebinin yerinde olup olmadığı, zamanaşımı, faiz başlangıcı, faizin türü, asıl alacak dışında ödendiği iddia olunan harç vd. giderlerin talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava dışı yüklenici Mim İnş. Ltd. Şti. tarafından işbu davada rücuya dayanak Mahkeme kararı uyarınca davacıya ödeme yapılması halinde davalı ...'ın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bu tutar oranında davacıya başvurabilecek olmasına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.