Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5200 E. 2024/1547 K. – Marka Hükümsüzl
Konu: Marka Hükümsüzlüğü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5200
- Karar No
- 2024/1547
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka Hükümsüzlüğü
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/552 Esas, 2022/1132 Karar DAVACILAR : 1. Neta Yönetim Danışmanlık Havacılık Hizmetleri A.Ş. 2....vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/36 E. , 2019/400 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri adına tescilli "...+Şekil” ibareli markaların bulunduğunu, davalı adına tescilli 2016/55748 sayılı “... ... ...” markasının davacı şirket markaları ile iltibas yarattığını, davacılara ait markanın tanınmış bir marka olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli “... ... ...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; marka tescil sürecinde marka başvurusuna iki kez itiraz edildiğini ancak kurumun her iki itirazı da markaların benzer olmadığı gerekçesi ile reddettiğini, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirket ortağı ve yetkilisinin isminin ... ... olması nedeniyle bu markanın kullanıldığını, davacı ... ile müvekkilinin aynı alanda faaliyet göstermemesi nedeniyle iltibasın oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının tanımış marka olmadığı, ... ibaresinin ... başına zayıf marka niteliğinde bulunduğu, taraf markalarının bir bütün olarak incelendiğinde benzer olmadığı, davalı markasının ... ... ... ibaresi ile yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markası ile iltibas oluşturmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili ... Holding'in 2001 yılından beri tescilli markası olduğunu, müvekkilinin 60 yıla yakın bir süre ile Türkiye'de iştirakleri ile çeşitli sektörlerde faaliyet gösterdiğini, kendi ismini iştirakleri vasıtasıyla aktif şekilde kullandığını, ... markasının medya sektöründe tanınmış markalardan birisi olduğunu, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceğini, markanın itibarının zarar göreceğini, Mahkemece ... markasının zayıf bir marka niteliğinde olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığını, Kurum nezdinde yapılan itirazın husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, her iki taraf markasında da ayırt edici unsurun ... ibaresi olduğunu, davalının ... ... ibaresinin şirket unvanı ve şirket ortağının ismi olmasının önem ifade etmediğini, ... ibaresinin müvekkili adına daha önce tescil edildiğini, müvekkili şirketin faaliyet konularının davalı firmanın faaliyet konularını kapsadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının tescil sınıfları yönünden ortak sınıflarda tescilli olduğu, taraf markalarının bütüncül izlenimde benzer olmadığı, davalı şirketin ... ortağı ve yetkilisinin adını taşıyan ... ... ibaresi ile ... ibaresinin bütün olarak ayırt edici olduğu, davalı markasının hükümsüzlük talebinin sonuç olarak reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde davacının markasının sözcük unsurunu oluşturan ... ibaresinin zayıf marka olduğuna dair tespitinin markanın tescil sınıfları incelendiğinde yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; "..." markasının tanınmış olduğunu, davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar sağlayacağını, markaların asli unsuruna yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalı markasının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, müvekkili şirketlerin faaliyet konularının davalının faaliyet konusunu kapsadığını, davalı markası ile müvekkili markasının iltibas oluşturacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı adına tescilli “... ... ...” markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ve 25 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.