Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5008 E. 2023/4706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5008
- Karar No
- 2023/4706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/50 Esas, 2022/120 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'ine ilişkin davanın bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “KENT ELEGAN” adlı tescilli markasının bulunduğunu, davalının ise “ALGAN” markasını adına tescil ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her iki markanın benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 04.10.2018 tarih, 2016/394 E. ve 2018/566 K. sayılı kararı ile davacıya ait markanın 30. sınıfa yer alan emtialar yönünden tescilli olduğu, davalıya ait markanın 29. ve 30. sınıflarda yer alan emtialar yönünden tescilli olduğu, her iki markanın da aynı ve benzer emtialar hakkında tescilli oldukları, markalar birlikte değerlendirildiğinde davalı markasının görsel, işitsel ve ürünlerin ambalajlama şekli itibariyle davacı markaları karşısında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde benzer olduğu, ortalama tüketicinin özellikle gıda sektöründe ilk görüşte davalı markasının davacı markasından farklı olduğunu algılayabilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın davacının yüksek tanınırlık taşıyan markasının benzerliğinden faydalanma ihtimalinin yüksek olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu da dikkate alındığında orta seviyedeki tüketiciler bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçeleriyle davacının davasının hükümsüzlük ve tecavüzün tespiti yönünden kabulüne, bozma ilamı gereğince davalının tescilli markasını kullanmasının haksız rekabete sebebiyet vermeyeceğinden haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Son Bozma Kararı Dairemizin 24.06.2020 tarih, 2019/5282 E. ve 2020/3177 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin temyiz dilekçesi süre yönünden reddedilmiş, tarafların tescilli markaları arasında iltibas bulunmadığı, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki Yargıtay bozma ilamlarının markalar arasında benzerlik hususu bakımından çelişki teşkil ettiğini ve müktesep hak ihlali bulunduğunu, taraf markaları ve kullanımları arasında karıştırılmaya sebep olacak derecede benzerlik bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının haksız rekabet, markalar arası iltibas ve tecavüz iddialarına dayalı taleplerinin hükümde ayrı ayrı reddedilip bu kalemlere ilişkin lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu durumun müktesep hak ihlali olduğunu belirterek kararın bozulmasını yahut düzeltilerek onanmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile buna bağlı istemlere ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci ve 61 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Dava, marka hükümsüzlüğü ve haksız rekabete dayalı marka hakkının tecavüzünün tespiti istemli iki ayrı davanın yığılması biçiminde açılmış olup, bu iki davanın bağımsızlıklarını ayrı ayrı koruduklarının kabulü gerekmektedir. Bu durumun bir gereği olarak her iki dava bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken tek bir dava olduğu kabulü ile davalı vekili lehine bir tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “a.Hükümsüzlük davası için davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b.Haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı dava bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,06.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.