Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4341 E. 2024/295 K. – Markaya İlişkin

Konu: Markaya İlişkin Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4341
Karar No
2024/295
Karar Tarihi
Konu
Markaya İlişkin Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/384 Esas, 2022/384 Karar DAVALILAR : 1.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... 2. Üntaş Otelcilik Turizm İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/200 E., 2021/344 K. Taraflar arasındaki markaya ilişkin kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 2015/32215 sayılı “... GARDEN BEACH HOTEL+şekil” markasının tescili için yapılan başvuruya müvekkilinin “...” ibareli markalarında dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, dava konusu marka ile müvekkiline ait markaların ayırt edici ve baskın unsurlarının “...” ibaresi olduğunu, dava konusu markadaki sair unsurların ayırt ediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2016-M-5770 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde dava konusu 2015/32215 no.lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu “... GARDEN BEACH HOTEL” ibareli işaret ile davacı adına tescilli “...” ibaresinin münhasır ya da esas unsur olarak içeren markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, dava konusu markanın ayrı yazılmış dört kelimeden ve şekil unsurundan oluştuğunu, "..." ibaresinin ön plana çıktığından bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” markasını 1992 yılından bu yana kullandığını, müvekkilinin 5 yıldızlı 4 otel, 4 yıldızlı 2 otelinin bulunduğunu, tüm otellerinin “...” ismini taşıdığını ve “... grup otelleri” olarak bilindiğini, müvekkilinin 2001 yılından bugüne kadar tescilli markalarının olduğunu, davacının ise 2009'dan bu yana "..." markasını kullandığını, taraf markalarının görsel anlamda benzer olmadıklarını, bir vatandaşın pide yemek istediği halde kendisini otelde bulma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer ... 43. sınıf hizmetlerin tamamı ile davacı markalarında aynı sınıfta yer ... hizmetlerin birebir aynı olduğu, dolayısıyla taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas ihtimalinin gerçekleştiği, dava konusu ... GARDEN BEACH HOTEL+şekil ibareli markanın “..., garden, beach ve hotel” sözcüklerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğu, markada yer ... ibarelerden “beach ve hotel” ibaresinin ilgili sektör açısından tanımlayıcı, “garden” ibaresinin ise zayıf ayırt edici karakterde sözcükler olduğu, markada “...” ibaresinin gerek marka içerisindeki konumlaması gerekse de anlamsal ayırt ediciliği itibariyle ön plana çıktığı, logonun da ayırt edici nitelikte olmakla birlikte ... ve zihinde kalıcı bir logo olmadığı, davacı markalarında “...” ibaresi kadar “ipd” ibarelerinin de ön planda olduğu ancak anlamsal karşılığı olan “...” ibaresinin sözcük unsuru olarak ... ayırt edici unsur olduğu, “...” ibaresinin tescil kapsamındaki herhangi bir emtia için zayıf marka olarak nitelendirilmeyeceği, davalı şirketin davacıdan önce “...” esas unsurlu 43. sınıf hizmetleri kapsar tescilli markaların bulunuyor olmasının “...” ibaresinin zayıf marka olarak kabul edilmesi için yeterli kriter olmadığı, taraf markaları arasında “...” sözcüğü hariç başka bir benzerlik bulunmaması nedeniyle görsel anlamdaki benzerliğin düşük düzeyli olduğu, ancak özellikle anlamsal ve fonetik açıdan taraf markaları arasında yüksek benzerlik düzeyinin bulunduğu, tüketicinin markaları her zaman yan yana görme ihtimali bulunmadığından ve özellikle hizmet sektöründeki markalar yönünden tüketicinin telaffuzları esnasında ayırt edici unsurlara yer vermediğinden işaretler arasında iltibas ihtimalinin mümkün olduğu, markaların içerdikleri unsurlar ile bu unsurların bir araya geliş biçimlerinden kaynaklanan benzerliklerin, benzer çağrışımlar yaratacağı, taraf markalarının, birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı şeklinde nitelendirilme ihtimalini doğuracağı, nitekim davacının “...” ibaresini çeşitli figüratif unsurlar ile çeşitli kompozisyonlarda ve yine farklı ek sözcük unsurları ile ve fakat özellikle 43. sınıftaki tüm hizmetlerde çok sayıda farklı marka altında tescil ettirmiş olması halinin söz konusu seri marka algısı ihtimalini arttıracağı, davacının fiili faaliyet alanı ile davalının fiili faaliyet alanın farklı oluşunun 556 sayılı KHK'nın mezkûr maddesindeki iltibas ihtimalinde dikkate alınamayacağı, dava konusu markada algıyı "..." ibaresinden uzaklaştıracak başkaca ayırt edici unsurun mevcut olmadığı, taraf markalarının aynı emtiaları da kapsadığı göz önüne alındığında, markalar arasındaki farklılıkların benzerlik ve iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne TÜRKPATENT YİDK'in 31.05.2016 tarihli ve 2016-M-5770 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/32215 sayılı PAŞAGARDEN BEACH HOTEL +şekil ibareli markanın tescilli olduğu 43. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzerlik bulunmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin lakabının "..." olduğunu, çevresinde bu lakapla tanındığını, 5 yıldızlı 3 oteli, 4 yıldızlı 2 oteli bulunduğunu, tüm otellerinin ... ismini taşıdığını, gerekçeye dayanak yapılan bilirkişi raporunda anlatılan hukuki açıklamalar dikkate alındığında raporun sonucunda varılan sonuç ile anlatılanların çelişkili olduğunu, 43. sınıf hizmetlerde, işaretler arasında benzerlik düzeyinin tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olacağı görüşünü kabul etmenin mümkün olmadığını, logolara bakıldığında markalar arasında görsel benzerlikten bahsedilemeyeceğini, 2001 yılından bugüne kadar ... Otel Grubu olarak bilinen müvekkilinin işletmelerinin davacının döner markası ile karıştırılarak seri marka olarak düşünüleceğinin kabulünün gerçeklikten uzak bir değerlendirme olduğunu, Mahkemece, müvekkili işletmelerinin ... grup oteller olarak bilindiği, 2001 yılından bu güne kadar ... ismini önüne ... 5 oteli işlettiğini ve şirket yetkilisinin lakabının Marmaris İlçesinde kendiliğinden bir marka haline geldiği gerçeğini göz ardı ettiğini, dava konusu markada geçen "..." ibaresinin müvekkiline ait "..." ibareli otellerden bir tanesi olduğunu, bu otelin diğer grup otellerden ayrı düşünülerek ... Döner markasının oteli olarak düşünülemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin başvurusuna konu “... GARDEN BEACH HOTEL+şekil” ibareli markası ile davacının itirazına mesnet "..." esas ibareli markaların arasında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin marka tescil başvurusuna yönelik itirazın reddine dair kurum kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Dava, davalı şirket tarafından, davalı TÜRKPATENT nezdinde yapmış olduğu "... BEACH GARDEN HOTEL+şekil" marka başvurusuna, davacı şirketin kendisine ait muhtelif "..." ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarının mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğu, markalar arasında görsel benzerlik düşük olmakla birlikte anlamsal ve fonetik açıdan iltibas ihtimalinin bulunduğu, tarafların fiili faaliyet alanlarının farklı yerlerde olmasının mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi anlamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, markalar arasındaki esas ve ortak unsur "..." ibaresinin tescil kapsamındaki herhangi bir emtia için zayıf marka olarak nitelendirilemeyeceği ve davalı şirketin davacıdan önce "..." esas unsurlu 43. sınıf hizmetleri kapsar tescilli markalarının bulunuyor olmasının "..." ibaresinin zayıf marka olarak kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1992'den bu yana otel işletmecisi olduğunu, sahip olduğu otellerin tümünün "..." ibaresini taşıdığını 2001'den bu yana tescilli markalarının olduğunu savunarak deliller kısmında, ... ... isimli otele ait 2002/06128 marka no.lu tescil belgesi, ... Beach Otele ait 2000/21781 no.lu marka tescillerinin olduğunu belirttiği halde, bilirkişi raporunda davalı şirketin bahsedilen delilleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararında ise bu delillerin, markadaki "..." ibaresinin zayıf marka olarak kabulü için yeterli olmayacağı şeklinde davalının önceye dayalı kullanımı yönündeki savunmasından bağımsız ele alınması doğru olmadığından, İlk Derece Mahkemesince, tarafların iddia ve savunmalarının, delillerinin tümünü karşılar mahiyette bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4341, K. 2024/295, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-4341-e-2024-295-k-b856b3c027c4