Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4197 E. 2024/325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4197
- Karar No
- 2024/325
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2823 Esas, 2022/747 Karar DAVACILAR : 1.Comec S.R.L. 2.Euroturka İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1.... 2.Ayaksan Ayakkabı Malzemeleri ve Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/442 E., 2019/329 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin men'i, kaldırılması, engellenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...nin dava konusu makinenin İtalya'da patent sahibi üreticisi olduğunu, diğer müvekkili şirketin ise söz konusu makineyi pazarladığını, davalıların ise yurt dışında dava konusu makineyi aynen kopyalayarak Türkiye'de satışa sunduklarını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilini maddi ve manevi zararlara uğrattığını ileri sürerek haksız rekabetin men'ini, kaldırılmasını, engellenmesini, dava konusu taklit makineler ile bunların yapımında kullanılan araç ve gereçlerin imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 euro maddi ve müvekilleri için ayrı ayrı ayrı 3.000,00 euro olmak üzere toplam 6.000,00 euro manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan makineyle ilgili müvekkillerinden ...'in faydalı model sahibi olduğunu, davacı tarafından hükümsüzlük davası açıldığını, ayrıca dava konusu ürünün müvekkili şirket tarafından hiç üretilmediğini, satılmadığını, üçüncü kişilerin ilgisi, bilgisine ve görgüsüne hiç sunulmadığını, herhangi bir fayda elde edilmediği gibi buna yönelik bir girişimde de bulunulmadığını, bu nedenle taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların Türkiye'de tescilli herhangi bir patentlerinin bulunmadığından ülkesellik prensibi gereği Türkiye'de patent korumasından yararlanmasının mümkün olmadığı, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif ve davalı ticari defterlerine dahi davalıların davacı makinesine benzer herhangi bir makine üretimi veya satışının ispatlanamadığı, davalı işyerinde tespit edilen makinelerin davalı şirketin davacıdan satın alınan orjinal makineler olduğu, davalılardan ... adına tescilli ve davacı patenti ile benzer olduğu iddia olunan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkin ayrıca dava bulunduğu, davacının dayandığı rekabet yapmamaya ilişkin 03.05.2017 tarihli sözleşmenin, faydalı model başvurusunun 2015 yılında olması sebebiyle bu hususu kapsamadığı, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabetlerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... aleyhine dava konusu müvekkilinden satın alınarak kopyalanan makinelere ilişkin faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için açılan davada alınan bilirkişi raporunun lehlerine olduğunu ve kopyalama işini ispatladığını, bu davanın sonucunun beklenmesi hususunun değerlendirilmediğini, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmanın haksız rekabet olduğu hususunun Yargıtay kararlarında da vurgulandığını, makinelerin davalı tarafça üretiminin olmaması nedeniyle haksız rekabetin bulunmadığı şeklindeki tespitin eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların söz konusu makineleri bulundurduğu adreslerin tespit edilerek mahkemeye bildirildiğini, keşif ve yerinde inceleme yapılmasını talepleri konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini, haksız rekabet için yarar sağlama şartı ve zarar görme şartının bulunmadığını, zarar görebilme tehlikesinin varlığının yeterli olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin kendisini mahkeme hakimi yerine koyarak haksız rekabet bulunmadığı yolunda kanaat bildirdiklerini, davalı vekilinin 08.10.2019 tarihli celsede makine üretiminin olduğunu kabul ettiğini, 16.05.2019 tarihli celsede de bundan sonra davalıların üretim yapıp satış yapacaklarını beyan ettiğini, mahkemenin her iki tarafın makinelerinin benzer olup olmadığını incelemesi gerektiğini, eksiklikler giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın başlangıçta Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, görevsizlik ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine geldiğini, davacı ... Şirketinin aktif husumet ehliyeti ve davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davacıların davaya dayanak yaptıkları sözleşmede davalı ...'in imzası ve/veya haksız rekabet oluşturan haksız eylemi isnat edilmediğinden davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, görevsizlik kararına yönelik hak edilen yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmediğini ayrıca davacıların birden çok talepleri bulunmasına rağmen sadece maddi ve manevi tazminat yönünden vekâlet ücretine hükmedildiğini, reddedilen diğer talepler yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın Türkiye'de tescilli herhangi bir patenti de bulunmadığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalı tarafın haksız rekabet niteliğinde eylemlerinin ispatlanamadığı, hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasının somut davaya yetkisinin bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği, davalılar vekilinin istinaf talebine gelindiğinde mahkemenin sadece maddi ve manevi tazminat yönünden vekâlet ücretine hükmettiği, haksız rekabet yönünden vekâlet ücretine hükmetmediği ileri sürülmüş ise de hüküm fıkrasının incelenmesinde 3. bentte davalı yararına 7.401,88 TL vekâlet ücretine hükmedildiği, bu tutarın dava değeri olarak gösterilen 16.000,00 euronun dava tarihindeki karşılığı olan 72.548,80 TL üzerinden hesaplandığı, buna göre bu vekâlet ücretinin maddi ve manevi tazminat talebinin toplamı üzerinden verildiği, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan 3.931,00 TL vekâlet ücretinin ise her ne kadar manevi tazminat için verildiği belirtilmiş ise de bunun da reddedilen haksız rekabet talebi yönünden verildiği, buna göre vekâlet ücretinde bir eksiklik bulunmadığı, ayrıca davalı taraf görevsiz mahkemedeki vekâlet ücretinin verilmediğini ileri sürmüş ise de huzurdaki dava görevsiz mahkemedeki davanın devamı niteliğinde olup, ayrı bir vekâlet ücreti hükmedilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki ticari defterlerde makinenin satışına ilişkin bir kaydın tespit edilemediği hususundaki mütalaaya itiraz edildiğini, eksik inceleme sonucu oluşturulan raporun hükme esas alındığını, kapanış tasdiki olmayan davalı ticari defterlerinin davalı lehine delil kabul edilmesinin hatalı olduğunu, haksız rekabetin sadece makinenin satışı noktasında kabul edilmemesi gerektiğini, davalı şahsın buluşu Türkiye'de faydalı model olarak tescil ettirerek haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğini, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için açılan dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yer alan ayakkabı yan sanayi ibaresini kapsayan faturaların irsaliyeleri ile denetlenmesi sağlanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız rekabetin men'i, kaldırılması, engellenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, haksız rekabetin men'i, kaldırılması, engellenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, haksız rekabete ilişkin talepler ve maddi, manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken infazda tereddüte yol açacak ve çelişki doğuracak nitelikte, hatalı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinin çıkartılarak yerine (3) numaralı bent olmak üzere “Davacıların reddedilen haksız rekabet talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine”, (4) numaralı bent olmak üzere "Davacıların reddedilen maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.337,73 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine”, (5) numaralı bent olmak üzere "Davacı ...R.L.'nin reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine", (6) numaralı bent olmak üzere "Davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.931,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" bentlerinin yazılması, hüküm fıkrasının diğer bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.