Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4169 E. 2023/3043 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4169
Karar No
2023/3043
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/298 Esas, 2022/146 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı Karakuş... Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde davacının da kefil olarak yer aldığını, kredi alacağının tahsiline yönelik davacı aleyhine başlatılan icra takibi sonrasında borcun tasfiyesine ilişkin kolaylık sağlanacağının söylenerek bakiye 56.757,00 TL borcu kaldığının belirlendiğini ve varılan mutabakat uyarınca bu borcun iki ayrı dekont ile davacı tarafından davalı bankaya ödendiği halde icra takibine devam edildiğini ileri sürerek takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 17.01.2019 tarih, 2016/202 E. ve 2019/8 K. sayılı kararı ile davacı tarafından ibraz edilen dekontun arkasındaki görülen notun davalı bankayı bağlayıcı bir yazılı beyan olmadığı, hükme esas alınan tetkike elverişli bilirkişi raporuna göre davacının, dava tarihi itibariyle davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak ve feriler olmak üzere toplam 17.348,65 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 18.03.2021 tarih, 2020/4967 E. ve 2021/2606 K. sayılı kararıyla Mahkemece davacıya öncelikle takip tutarı üzerinden harç ikmali yaptırılması, daha sonra davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme dekontları da nazara alınarak sonuç itibarıyla varsa borçlu olmadığı miktar üzerinden menfi tespit hükmü kurulması gerektiği, dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemenin nazara alınmadan davanın tamamen reddi yoluna gidilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan 31.12.2012 tarihli 54.000,00 TL'lik ve 18.01.2013 tarihli 2.757,30 TL'lik dekontlara davacının, davalı bankaya toplamda 56.757,30 TL ödediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının Çal İcra Müdürlüğünün 2009/112 E. sayılı dosyasında 56.757,30 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen ret kararının temyiz edildiğini, davalı banka ve müteveffa davacı ... arasında sağlanan mutabakat ile icra takibine konu olan borcun ödenerek kapatıldığını, bu hususun banka iç yazışmalarından da anlaşılabileceğini, davalıya borçlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunduğu dekont arkasındaki yazılı notun bankayı bağlayıcı yazılı bir beyan olmadığını, borcu bitiren böyle bir ibranameyi veya bir anlaşmada kabul anlamına gelecek bir yazıyı T. Halk Bankası A.Ş. adına tek başına bir banko memurunun vermesinin mümkün bulunmadığını, dekont arkasında bulunan yazıda ve küçük el yazısı niteliğindeki notlarda müvekkili bankanın yetkili şahıslarından hiçbirinin imzasının olmadığını, ayrıca banka iç yazışmalarının, maillerde dipnot şeklinde belirtildiği üzere iç yazışma olup borçlu ve 3 üncü şahıslar taraflar bakımından kendilerine tebliğ edilmedikçe sonuç doğuramayacağını belirterek kısmen kabul kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacıların murisinin davalı bankaya 11.867,31 TL asıl alacak, 5.220,32 TL işlenmiş faiz ve 261,02 TL BSMV olmak üzere toplam 17.348,68 TL borcunun bulunduğu dava tarihi itibariyle 56.757,30 TL yönünden borcunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacı mirasçılarına iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4169, K. 2023/3043, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-4169-e-2023-3043-k-74b4899e2cf0