Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3872 E. 2024/49 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3872
- Karar No
- 2024/49
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/881 Esas, 2022/177 Karar vekili Avukat ... vekili Avukat ... 2-... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/163 E.,2020/48 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1972 yılında Kapalıçarşı'da altın ticareti yapan sarraf ve kuyumcuların öncülüğünde kurulduğunu, isminin kurucularının mesleklerini ifade eden Sarraf Kuyumcu ve Sanatkar kelimelerinin ilk 3 harflerinin birleştirilmesinden türetildiğini,''sks'' markasını kullanmakta olduğunu, 50'ye yakın ülkeye ihracat yaptığını, dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın kısmen reddi üzerine davalının karara itiraz ettiğini karara itirazın dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edildiğini, markaların aynı olduğunu, emtiaların benzer olduğunu, müvekkili markasındaki emtianın kaynak işleminde kullanılan malzemelerden oluştuğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası yönünden de hakkı bulunduğunu ileri sürerek 2017-M-1635 YİDK kararının iptalini ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Robotik Ark Kaynağı Teknolojisi alanında 1989 yılından beri faaliyette olduğunu dünyanın önde gelen firmalarından biri olduğunu, dava konusu markanın kapsamındaki malların mekanizma içeren veya elektronik veya yazılım cinsinden birden fazla parçadan oluşan komplike nihai ürünler olduğunu, davacı markasının malları ise ara ürün niteliğinde levha, tel, kütük formunda metaller olduğunu markaların şekil unsuru içermediğini, davacının sks ibareli kullanımı olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının SKS ibareli başvuru markası ile davacının SKS ibareli tescilli markası arasında biçim düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel sesçil ve anlamsal olarak benzerlik oluşsa da taraf markalarının farklı mal hizmetlere ait sınıfta olmaları karşısında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas karıştırılma koşulu oluşmadığı, taraf markalarının mal hizmet sınıfı benzemediği gibi davalının marka başvurusu ibaresi üzerinde içerdiği mal hizmetler dolayısıyla davacının bu mal ve hizmetlerde önceye dayalı kullanım hakkının kanıtlanamadığını, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; incelemeye konu markalar arasında iltibas riski bulunduğunu ve ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın müvekkiline ait tescilli mesnet markası ile ilişkilendirilme riskinin son derece yüksek olduğunu, dava konusu marka ile müvekkiline ait mesnet markaların birebir aynı olduğunu, inceleme konusu markaların kapsamındaki emtiaların birbiriyle son derece yakından ilişkili olduklarını, bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmelerde bulunduğunu, dava konusu SKS markasının, müvekkili şirkete ait SKS markalarının devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesi bulunduğunu, iltibas meydana geldiğini, müvekkili şirketin SKS ibaresi üzerinde 9. sınıfta mevcut emtia ile ilgili olarak öncelikli hak sahipliğinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin başvuru konusu yaptığı "SKS" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet olarak sunduğu "SKS" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik oluşsa da, taraf markalarının farklı mal/hizmetleri kapsadığının dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin hükme esas alınabilecek raporlarında belirlendiği, taraf markalarının mal ve hizmet sınıflarının farklı bulunması nedeniyle de 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki şartların da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.