Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3850 E. 2024/335 K. – Marka Hükümsüzlü
Konu: Marka Hükümsüzlüğü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3850
- Karar No
- 2024/335
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka Hükümsüzlüğü
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/950 Esas, 2022/508 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/80 E., 2018/191 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendisine ait "POLO" markasını uzun yıllardır ABD başta olmak üzere 100'den fazla ülkede yaygın olarak kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, davalının hükümsüzlüğü istenen markalarının müvekkilinin tanınmış "POLO" ve at üstünde polo oyuncusu figürlü markası ile 25 ve 35. sınıftaki emtiaları kapsaması itibariyle aynı sınıftaki emtialar için tescil edildiğini, davalının marka tescili ile haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı davrandığını ileri sürerek davalı adına TPE nezdinde 2013 26977 ve 2015 03654 sayı ile kayıtlı markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacının markasının şekil unsuru bakımından farklılaştığını, iltibas bulunmadığını, müvekkilinin ürünlerine bakıldığında gerek t-shirtlerin kumaşı, yapısı, müvekkilinin markasını t-shirtlerde uygulayışı arada herhangi bir iltibas bulunduğunu düşündürecek mahiyette olmadığını, davacının ürünlerinin oldukça pahalıya satıldığını, ürünlerin hitap ettiği kesimin farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında bir kısım yabancı sözcükler kullanıldığı, kelimeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı markasının tanınmışlığından yararlanacağı, ayırt edicilik sağlamayan ortalama tüketici nezdinde seri marka imajı yaratan bir kullanım olduğu, markaların aynı işletmeden gelen benzer marka imajı uyandırdığından karıştırılma ve benzetme ihtimali söz konusu olup sınıfsal olarak da davalı markalarının davacı markası sınıfı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı markalarının hükümsüzlüğüne, kayıtlardan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markalarında "Polo"nun esas unsur olmadığını, davalı markasında farklı ibareler bulunduğunu, bütüncül olarak farklılaştığını, savunmalarının dikkate alınmadığını, "Polo" ibaresinin jenerik isim haline geldiğini, davacı markalarını çağrıştırmadığını, ilk defa davacı tarafından oluşturulmadığını, bir spor dalı olduğunu, davacının davalı markalarına uzun süre sessiz kaldığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun süre sessiz kalma hususunda Yargıtay uygulamasının kural olarak beş yıl olarak uygulandığı, davalı markalarının tescil tarihi olan 2013 yılı dikkate alındığında, davanın 2017 yılında açılmış olması sebebiyle uzun süre sessiz kalma durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.