Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3802 E. 2024/346 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3802
- Karar No
- 2024/346
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1137 Esas, 2022/600 Karar DAVALILAR :1-... vekili Avukat ... 2-... vasisi ... 3-... 4-... 5-... vekilleri Avukat ... 6-... 7-... vekili Avukat ... 8-... vasisi ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2016/770 E., 2020/35 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. arasında 02.07.2012 tarih, 20.000.000,00 euro ve 02.07.2012 tarih 20.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığını, davalı borçluların bu kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, söz konusu sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibinin devamına ve davalılar hakkında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin borca kefil olurken borç ilişkisini incelediğini, ipotek verilen gayrımenkulun kredi sözleşmesine konu borcu karşılayabildiğini görerek kefil olduğunu, aksi halde böyle bir borca kefil olmayacağını, borçlu şirketin FETÖ/PYD yapılanması ile irtibatlı kabul edilerek 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (677 sayılı KHK) kapsamında mallarına el konulduğunu, bu el koymanın ayni bir hak olan ipoteği ortadan kaldırmayacağını, daha sonra çıkarılan KHK ile de bu şekilde el konulan şirketlerin alacaklılarının Hazineye başvurarak alacaklarını alabileceklerine ilişkin düzenlemenin yapıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararının da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına kullanılan kredilerin şirketin idari ve mali tüm yönlerden ... yetkilisi ve şirket yöneticisi ... ... ... tarafından kullanıldığını, anılan şahsın firar ettiğini, müvekkilinin kullandırılan krediye muvafakatı bulunmadığını, şirket yetkililerinin görevini kötüye kullanılarak müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, kredi sözleşmesi imzalatılırken müvekkilinin eşinden muvafakat alınmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin krediyi kullanan şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, %5 pay oranına sahip olduğunu, tüzel kişiliğin borçlarından pay sahiplerinin sorumluluğunun payları oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin kredi borcuna dayanak olan kefalet sözleşmesinde imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, takibe konu alacağın ipotekle teminat altına alınmış bir alacak olduğunu, ipoteğe konu taşınmazın ferileri ile birlikte alacak miktarını karşıladığını, davaya ve takibe konu kredi çerçeve sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sözleşmede sözleşmenin tarihi ve taraflarının belirtilmediğini, davaya ve takibe konu alacak muaccel hale gelmeden takip başlatıldığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 6.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesi imzalanırken eşinden muvafakat alınmadığını, kefaletnamelerin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 7.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesi gereğince kapatılarak Hazine'ye devrolunan şirket ve şirket ortakları hakkında takibin düşeceğinin açıkça belirtilmiş olması karşısında davalıların ortak olduğu şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi ve Hazine'ye devredilmiş olması nedeni ile haklarında takip başlatılamayacağı, yine 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 ... maddesi gereğince ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kapatılarak Hazineye devrolunan kurum ve kuruluşlardan olan Şanlıurfa Uzmanlar Tıp Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olan davalılar hakkında açılan işbu davanın da anılan KHK düzenlemeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesinde; "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, ... radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi ... veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile ... Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 ... maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünün haiz olduğunu, icra hukuk mahkemesine başvuran 3 davalı hakkında dava dosyasının tefrik edilerek davalarının reddine karar verildiğini, işbu dosyadaki davalılar tarafından icra hukuk mahkemesine başvurulmadığını, bu durumda anılan maddeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin kanunun ruhuna aykırı olduğunu, KHK ile getirilen düzenlemeye göre kendisine tanınan hakkı kullanmayan davalıların kanundan yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 45 ... ve 67 nci maddeleri, 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesi, 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi, 678 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (678 sayılı KHK) 37 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile kapatılan şirketlerin borcuna kefil olan davalılar hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kanun Hükmünde Kararnamelerde kapatılan şirketlerin borçlarına müteselsil kefalet verenlerin kefaletinin sona ereceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 678 sayılı KHK'nın 37 nci maddesinde de "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü ... veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edilir." denildiği, bu hükmün kefalete bir etkisinin bulunmadığı, genel kredi sözleşmelerinde davalıların kefaletinin bulunduğu, 670 sayılı KHK'nın 5 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemenin müteselsil kefilleri kapsamadığı, davalıların kredi sözleşmelerinde kullandırılan ve kullandırılacak olan kredilere kefil olduğu anlaşıldığından, Mahkemece işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.