Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3696 E. 2023/7674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3696
Karar No
2023/7674
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/876 Esas, 2022/230 Karar BİRLEŞEN ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2018/389 E., 2018/230 K. SAYILI DOSYASI DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Başvurunun kabulü ile asıl ve birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/349 E., 2020/34 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.04.2017 tarihinde 2017/32406 sayılı, 25 ve 35 ... sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere "Abiyenial" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığınca 35 ... sınıf bir kısım hizmetler yönünden başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından, markaya kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırıldığı gerekçesiyle kabulüne ve söz konusu başvurunun 35 ... sınıf için de tescil edilmek üzerine ilanına karar verildiğini, bu esnada 25 ... sınıfın tamamı ve 35 ... sınıftan kısmi redde konu olmayan emtiaların yayınlandığını, marka başvurusuna davalı şahsın 2015/71703 sayılı "abiyenigiy" ibareli markasına dayalı olarak aynı Kanun'un altıncı maddesinin bir, üç, beş ve dokuzuncu fıkraları gereğince itiraz ettiğini, marka başvurusunun 35 ... sınıftaki kısmi redde konu olan hizmetler yönünden ilana çıkması üzerine davalı şahsın bu ilana itirazda bulunduğunu, bu itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından aynı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince kabul edildiğini, müvekkilince Markalar Dairesi Başkanlığı kararına yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın hukuka ve fiili vakıaya aykırı bulunduğunu, zira dava konusu "Abiyenial" markasının ... yıllardır davacı tarafından kullandığını, www.Abiyenial.com internet ... adının 27.10.2011 tarihinde ve sonrasında sosyal medya hesaplarının satın alındığını ve milyonlarca kullanıcı sayısına ulaştığını, bu şekilde marka hakkının tescil başvurusundan önce doğduğunu, tescil talebine konu mal ve hizmetler açısından müvekkili adına kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, bu hususun verilen ilk YİDK kararında da kabul edildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, "Abiyenial" benzeri 2015/07203 numaralı "Abiyenia" ve 2016/66034 numaralı "Abiyeni All" markalarının da müvekkili adına tescilli olduğunu, bu tescillerin ilkinin davalı şahsın marka tescilinden de önceye dayandığını, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-5422 sayılı kararının iptaline, 2017/32406 sayılı başvurunun emtia listesindeki tüm mal ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına, markanın kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada davasını ayrıca redde mesnet markanın sahibine yöneltmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "Abiyenial" ibareli marka başvurusuyla davalı şahsın "abiyenigiy" ibareli markası arasında başvurunun reddedilen mal/hizmetler açısından görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında yanılgıya düşülebileceği gibi markalar arasında idari ve ekonomik anlamda birbirine bağlı işletmelere ait marka algılaması oluşabileceği, bu açılardan taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu, davacı tarafından aynı Kanun'un beşinci maddesinin ikinci fıkrasına göre daha önce verilen YİDK kararının kendisi açısından müktesep hak oluşturduğunu ileri sürülse de mutlak redde bağlı verilen önceki kararın markanın ilanına yönelik bir hak oluşturabileceği, iltibasta bir öneminin olmadığı, ancak davacının başvuru ibaresi üzerinde önceki markaları olan "Abiyenia" ve "Abiyeni All" ibarelerden dolayı müktesep hakkı olduğu, 2011 yılından beri "Abiyeni" şeklindeki markasal kullanımlara bağlı öncelikli hakkı olduğu, bu durumdaki hakkının başkalarının markasına da engel oluşturabileceği gibi kendisinin başvuru açısından da müktesep hak kapsamında değerlendirilmesinin ... olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu kısımlar açısından YİDK kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT'in 2018-M-5422 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça redde mesnet markaya yanaşıldığından müktesep hak koşullarının oluşmadığını, müktesep hakkın varlığının hak sahibine başka markalar ile karışıklığa yol açacak şekilde marka tescil edilmesi hakkını vermediğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2008 tarih, 2008/11505 E. ve 12839 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bir işletme tarafından ... süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek, markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren ... markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer ... asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulünün olanaklı olduğu, ancak, seri markanın varlığından söz edebilmek için öncelikle, başvuru sahibinin ... süredir kullandığı ve seri markaya dayanak teşkil edecek markasının tescilli olması gerektiği, zira 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, bu Kanunla sağlanan korumanın tescil yoluyla elde edilebildiği, tescilsiz markaların da seri markaya dayanak teşkil etmesinin kabulünün bu hükümle bağdaşmayacağı, somut olayda ise, ilk derece mahkemesince davacının müktesep hakkına dayanak kabul edilen 2015/07203 sayılı markanın tescil tarihi 26.05.2016 iken, 2016/66034 sayılı markanın tescil tarihinin 18.09.2018 olduğu, dava konusu başvurunun yapıldığı 10.04.2017 tarihi itibariyle, her iki marka da ... süre kullanılma şartını sağlamadıklarından, bu markaların müktesep hakka dayanak olmalarının söz konusu olmadığı, davacının 2011 yılına dayanan markasal kullanımlarının da tescilli bir markaya dayanmadığı, bu nedenle davacının dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığı, öte yandan ilk derece mahkemesince, davacının 2011 yılından beri "Abiyeni" şeklindeki markasal kullanımlara bağlı öncelikli hakkının bulunduğu, bu hakkının başkalarının markasına da engel oluşturabileceği ve somut olayda davalının markası açısından hükümsüzlük sebebi olabileceği gerekçesine de yer verildiği, ancak tescilsiz marka kullanımına dayalı olarak bu işaretin tescilinin yapılamayacağı, dava konusu başvurunun, davacının önceki markalarının serisi niteliğinde bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal dayanaktan yoksun değerlendirmelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Bölge adliye mahkemesince talep edilenden farklı bir karar verildiğini, davalı TÜRKPATENT'in istinaf dilekçesinde müktesep hakkın varlığının kabul edildiğini, yalnızca taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin olması nedeniyle bu haktan yararlanılamayacağının belirtildiğini, 2.Davalı ... kişiye ait redde mesnet "abiyenigiy" ibareli markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 10.05.2021 tarih, 2019/19 E. ve 2021/490 K. sayılı kararı ile kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, geçmişe etkili olduğunu, buna rağmen Mahkemece bu kesin kararın göz önüne alınmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi. 2. 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesi. 3. Değerlendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemesince; davalının redde mesnet markasının ayakta olduğu, davacının ise davalının marka tescilinden önce seri marka oluşturmak amacıyla aldığı markanın önceye dayalı kazanılmış hak sağlamadığı ve bu konuda somut delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı vekilinin istinaf istemine yanıt dilekçesinde zikrettiği Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 10.05.2021 tarih, 2019/19 E. ve 2021/490 K. sayılı mahkeme kararıyla davalının markasının hükümsüz kılındığı ve markanın sicilden iptal edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu işleme ilişkin TÜRKPATENT sicil kaydı ve kayda mesnet kesinleşmiş mahkeme kararı getirtilerek 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi de göz önüne alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3696, K. 2023/7674, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-3696-e-2023-7674-k-4c404c3f6fda