Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3183 E. 2023/2946 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3183
- Karar No
- 2023/2946
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/837 Esas, 2022/53 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan MTA Otomotiv Ltd. Şti. arasındaki sözleşme ile davalıdan oto yedek parçası satın alınması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin davalı MTA Ltd. Şti.'ye keşidecisi müvekkili olan toplam 73 adet çeki teslim ettiğini, ancak davalı MTA Ltd. Şti.'nin edimini yerine getirmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını, buna dair fesih sözleşmesi de imzaladıklarını, buna rağmen davalının çekleri diğer davalı ...Ş'ye temlik yolu ile ciro ettiğini, bu çeklerden davaya konu 31.12.2008 keşide tarihli 9.000,00 TL bedelli çekin icra takibine konulacağının müvekkiline bildirildiğini, bu nedenle henüz icra takibi başlatılmamakla birlikte müvekkilinin haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, faktoring şirketlerinin çalışma esaslarını düzenleyen yönetmeliğin 22 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sözleşme tarafı firmaya karşı ileri sürülebilecek def'ilerin faktoring şirketine de ileri sürülebileceğini ileri sürerek çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Factoring A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkiyle bir ilgisinin olmadığını, diğer davalı ile imzaladıkları genel faktoring sözleşmesi uyarınca müvekkilinin dava konusu çeki yönetmeliğe uygun olarak aldığını, çek bedeli davacı tarafça ödendiğinden davanın konusuz kaldığını, davacının diğer davalıya karşı ileri sürebileceği def'i ve itirazları müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkiline ciro edilen çekin alacağın temliki olarak nitelendirilemeyeceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 599 uncu maddesi gereğince iyi niyetli müvekkiline karşı davacının def'i ve itirazlarını ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı MTA Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ilgili aralarında bir sözleşme bulunmadığını, karşılıklı olarak finans açıklarını kapatmak amacıyla kırdırmak veya teminat amaçlı kullanmak üzere aynı oranda çekler verdiklerini, davacıya teslim etmedikleri bir mal ya da borçlarının olmadığını, çeklerin tahsil edilme durumunda alacak ve borcun ortaya çıkacağını, davacı şirket yetkililerinin müvekkiline gelerek rıza dışı şekilde ve baskıyla kaşeli ve imzalı boş kağıtlar aldığını, sonradan bunları sözleşme, fesih sözleşmesi ve profarma fatura olarak doldurmuş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 07.12.2010 tarih, 2008/584 E. ve 2010/889 K. sayılı kararı ile davacının çeki davalı ... ile sözleşme yapan diğer davalı MTA Şirketine keşide edip vermediği, davadışı VMT Şirketine verdiği, bedelsizlik iddiasının davalı MTA Şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişkiye dayandırılırken çekin davadışı VMT Şirketine verilmiş olmasının, çekin MTA Şirketi ile davacı arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiği iddiasıyla örtüşmediği, defter kayıtlarından ve davacı ile davalı MTA şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin varlığından hareketle çekin bedelsiz kaldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, davalı MTA Şirketi ve davadışı VMT Şirketinin ortaklarının aynı kişiler olmasının davacının iddiasını doğrulamaya yeterli olmadığı, dava konusu çekin davadışı VMT Şirketi ile davacı arasındaki hukuki ilişki nedeniyle düzenlendiğinin kabulünün gerekli olup, çek seri numarasına davalı MTA Şirketi tarafından düzenlenen belgede yer verilmiş olması ve bu belgede doğrudan davacı tarafından MTA Şirketine verilmiş gibi gösterilmiş bulunmasına da çekteki ciro silsilesine göre itibar edilemeyeceği, davacının edimlerin eş zamanlı ifası kuralına göre çek karşılığında davadışı VMT Şirketinden kazanımda bulunduğunun kabulünün gerektiği, keza davaya konu çeki, lehtarı VMT Şirketinin cirosuyla iktisap eden davalı MTA Ltd. Şirketi ile VMT Şirketi arasındaki hukuki ilişki itibariyle ve davacının bu ilişkinin dışında olması sebebiyle, sadece VMT Şirketi tarafından ileri sürülebilecek olan temlikin gerçek bir alacak karşılığı olmadığı def'inin, davacı tarafından davalı ... şirketine karşı ileri sürülmesinin 6102 sayılı Kanun'un 730 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 599 uncu maddeleri karşısında geçerli görülmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarih, 2013/1660 E. ve 2013/7750 K. sayılı kararıyla; "Factoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliği’nin 1. maddesinde 'factoring işlemine esas alınacak temlik konusu alacakların faturaya veya mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden diğer belgelere dayalı bulunması', 8.maddenin (d) bendinde ise 'kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden benzeri belgelerle ilişkilendirilmeyen alacakları satın alamayacakları' ifade edilmiştir. Anılan yönetmelik yerine yürürlüğe giren Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliği’n 22/2.maddesi 'Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak factoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler' şeklindedir. Davacı BK 167/1 (TBK 188/1) maddesi uyarınca önceki alacaklıya karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri ve davacı çekinin bedelsiz olduğu iddiasını, faktoring şirketleri anılan yönetmelik uyarınca bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura ve benzeri belgelerle tevsik edilen alacakları devralabileceklerinden alacağı temlik alan davalı factoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Somut olayda davalı MTA Otomotiv Ltd. Şti.' nin faktoring şirketine devrettiği çeki davacı ile karşılıklı olarak finans açıklarını kapatmak için kırdırmak ve teminat amaçlı kullanmak üzere verdiğini kabul ettiği, bu nedenle bahse konu çekin ve faktoring şirketine verilen faturanın gerçek bir mal alışverişine dayalı olmadığı anlaşıldığından, her iki davalı bakımından da yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurularak davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir. " gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ihyasına karar verildiği ve usulüne uygun taraf teşkilinin sağlandığı, davalı MTA Otomotiv İnş San ve Tic Ltd. Şti.'nin çekte lehtar olmamasına rağmen, dava dışı lehdarın çeki bu şirkete ciro ettiği, davalının çeke ait ilişkinin aslında kendisiyle kurulduğunu ve alt ilişkideki kurulan ilişkinin gerçekte hatır ilişkisi olduğunu beyan ettiği, bu ilişkiyi beyan etmesine rağmen yine de senedi temlik cirosu ile davalı ... şirketine devrettiği, bu sebeple hatır senedine ilişkin definin davalı şirkete karşı ileri sürülebileceği, davalı ...Ş. bakımından ise devraldıkları kambiyo evrakının bağlı olduğu alt ilişkinin, Faktoring Mevzuatına göre gerçek bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğması gerektiğinden 6102 sayılı Kanun kapsamında bilerek borçlunun zararına hareket etmeseler dahi hatır senedi mahiyetindeki kambiyo devir ve temlik alamayacakları, bu durumda davacının davalılara kaşı dava tarihi itibarıyla borçlu olmadığı, fakat davaya konu çekin 08.08.2008 tarihinde 9.000,00 TL olarak ödendiği, bu nedenle davacının bu tutarı ödeme tarihinden itibaren davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsil edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.000,00 TL alacağın davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 08.08.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin taraflarının arasındaki ticari ilişkinin davalıyı bağlamayacağını, 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesine göre defilerin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, şirketlerin finans açığını kapatmak için birbirlerine karşılıklı çek verdiklerini, bu muvazaalı durumun davalı tarafından bilinemeyeceğini, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini, davalının tevsik edici belgelerle çekleri teslim aldığını ve iyi niyetli hamil olduğunu, 6361 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak çekin alındığını, alacağın temlikinin olmadığını, hatır senedi olduğuna ilişkin definin de davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, ayrıca davacının malların kendisine teslim edilmediğini ispatlayamadığını, bu konuda bir araştırma yapılmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu 31.12.2008 keşide tarihli ve 9.000,00 TL bedeli yargılama sırasında ödenen çek bedelinin davalılardan istirdadına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliği’n 22 nci maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 188 inci maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.