Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3072 E. 2023/7401 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3072
- Karar No
- 2023/7401
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/735 Esas, 2022/70 Karar DAVALILAR : 1.Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... : 2.... (Türkpatent) vekili Avukat ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Türkpatent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/87546 sayılı “arayın gelelim” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin itirazının Türkpatent YİDK’nca kabul edilip 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayırt ediciliği bulunmadığının kabulüyle marka başvurusunun reddine karar verdiğini, slogan niteliğindeki işaretin özgün kelime kombinasyonundan oluştuğunu, reklam ve kullanımla ayırt edicilik kazandığını, tüketicinin markayı ayırt edici ve orijinal bir ibare olarak algılayacağını ileri sürerek Türkpatent YİDK’nın 2017-M-2443 sayılı kararının iptalini, 2015/87546 sayılı markanın tescil işlemlerinin devamını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu ibarenin anlamı ve oluşturduğu genel algı itibariyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, her hizmet türünde ve ticaret hayatında sıradan bir kullanımı olduğunu, tüketicilerce doğrudan doğruya belirli bir ticari kaynağa ait işaret olarak algılanmayacağını, ibarenin tek bir işletmenin tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Avea İletişim Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ilgili tüketici kesiminde marka algısı oluşturmayacağını, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmadığını, kimsenin tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile slogan gibi görülen başvuru ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ayırt edicilik özelliği taşımadığı, mutlak red sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, başvuru ibaresinin kullanıma bağlı bir ayırt edicilik kazandırıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın bütün olarak ve tescili talep edilen mal ve hizmetler açısından değerlendirilmesi gerektiğini, işaretin ayırt edicilikten yoksun olmadığını, özgün kelime kombinasyonundan oluşturulduğunu, slogan markası mahiyeti taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “arayın gelelim” ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin tüketiciler nezdinde oluşturacağı genel algı itibariyle bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmadığı, başvurunun, tescili talep edilen malların ve hizmetlerin belirli bir işletmeden kaynaklandığını göstermediği, bu şekilde mal ve hizmetlerin diğer işletmelerin mallarından ayırt edilmesini sağlamadığı, bu haliyle başvuru konusu ibarenin markasal algı oluşturmayan bir ibare olduğu gibi slogan markası olarak da değerlendirilemeyeceği, kullanım yoluyla dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birden fazla kelimeden oluşan işaretin bütün olarak ve tescili talep edilen mal ve hizmetlerin tamamı açısından değerlendirilmesi gerektiğini, türetme kelimelerden oluşan markanın ayırt edicilikten yoksun olmadığını, özgün kelime kombinasyonundan oluşturulduğunu, tüketicinin markayı ayırt edici ve orijinal bir ibare olarak algılayacağını, slogan markası mahiyeti taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Türkpatent YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.