Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2970 E. 2023/7399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2970
- Karar No
- 2023/7399
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2084 Esas, 2022/358 Karar BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2016/48 E. SAYILI DOSYASINDA HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/273 E., 2019/140 K. Taraflar arasındaki faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi tazminatın tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin örgüden oluşan çorabın ön, yan, arka kısımlarına dayanıklı, sağlıklı ve soğuk geçirmeyen bir malzeme olan deriden oluşan farklı bir tabakanın dikildiği, ayrıca çorabın tabanına dayanıklı, sağlıklı, soğuk geçirmeyen kaymayı engelleyen plastikten oluşan bir diğer tabanın dikilmesiyle elde edilen kaymayan çorap ayakkabısı ile ilgili buluşu 2013/14626 sayılı faydalı model başvurusunu Türk Patent ve Marka Kurumuna (Türkpatent) yaptığını, davalının kötü niyetle aynı ürün için 2014/03673 sayılı faydalı model belgesini alıp müvekkiline ihtar gönderdiğini, davalı adına tescilli faydalı modelin davacının 2005/02504 sayılı faydalı modeli karşısında yenilik içermediğini ileri sürerek davalı adına 2014/03673 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğünü talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin örgüden oluşan çorabın ön, yan, arka kısımlarına dayanıklı, sağlıklı ve soğuk geçirmeyen bir malzeme olan deriden oluşan farklı bir tabanın dikildiği, ayrıca çorabın tabanına dayanıklı, soğuk geçirmeyen kaymayı engelleyen plastikten oluşan bir diğer tabanın dikilmesiyle elde edilen kaymayan çorap ayakkabısı ile ilgili buluş gerçekleştirdiğini, müvekkilinin buluşun üzerine bir etiket yapıştırıp davalının görüşüne sunduğunu, davalının ürünün pazarlanmasını kabul ettiğini, davalının çorap altı taban tasarımlarından 4 tanesi için kötü niyetle endüstriyel tasarım başvurusu yaptığını, görüşmeler sonucunda davalının tasarım, faydalı model, marka başvurularını geri çektiğini, taraflar arasında sulhname ve ibraname imzalandığını, ardından 2014/03673 sayılı faydalı model belgesinin müvekkili adına tescil edildiğini, davalının da 2005/02504 sayılı patikli çorap başlıklı faydalı model başvurusu yaptığını, ancak kendi adına tescilli olan patikli çorap yerine müvekkili adına tescilli olan ve müvekkiline ait olduğunu bildiği faydalı model konusu plastik tabanlı kaymayan çorap ayakkabısını sattığını ileri sürerek müvekkilinin faydalı model haklarının davalı tarafından haksız kullanımının tespitini, tespit neticesinde tecavüz eylemlerinin durdurulmasını, haksız olarak piyasaya sürülen faydalı modele konu ürünlerin toplatılmasını, müvekkilinin faydalı modelin haksız kullanılması nedeniyle yoksun kaldığı kazancın 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (551 sayılı KHK) 140 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tespit ve tazminini, şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilinin ürününü kötü niyetle adına tescili için TÜRKPATENT’e başvurduğunu, kötü niyetli başvuruyu öğrenen müvekkilinin ihtarnamesinden sonra başvuruları geri çektiğini, taraflar arasında sulhname ve ibraname imzalandığını, böylece davacının tasarım ve buluşun müvekkiline ait olduğunu kabul ettiğini, faydalı modelin davalı adına 2014/03673 sayı ile tescilinin sağlandığını, davacının dayanak yaptığı 2005/02504 sayılı faydalı model ile müvekkili adına tescilli 2014/03673 sayılı faydalı modelin farklı özellikler taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı adına tescilli faydalı modelin müvekkilinin geri çektiği faydalı modelde olduğu gibi kaymayan çorap ayakkabısı olduğunu, buluş özetinin de aynılık içerdiğini, davacının kötü niyetle başvuru yaptığını, davaya dayanak faydalı modelin müvekkili adına tescilli 2005/02504 sayılı faydalı model karşısında yenilik kriterini taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 17.03.2014 tarihli "Sulhname ve İbraname" başlıklı belgede, asıl davada davacının dava konusu faydalı modelin asıl davanın davalısına aidiyetini kabul ettiği, böylece asıl davada davalının gerçek hak sahibi olduğu, keza dosyadaki deliller ve bilirkişi raporuna göre de faydalı modelin tescil başvuru tarihi itibariyle yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerini taşıdığı, birleşen dosya davalısının davacı adına tescilli faydalı model belgesi kapsamında üretim yapıp satışa sunduğu, bu eylemin davacının faydalı modelden kaynaklı sınai haklarını ihlal ettiği, 1.000,00 TL maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri anlamında uygun görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2014/03673 tescil numaralı faydalı modelden kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, bu faydalı model kapsamında olan ürünlerin davalı tarafca her türlü yolla satışının durdurulmasına, ürünlerin varsa toplatılarak imhasına, 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan bir gazete ile ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzman görüşünün dikkate alınmadığını, son raporda sektör bilirkişisinin bilgilerine başvurulduğuna dair bilgiye yer verilmediğini, dosyadaki bir delilin değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin bilirkişilerce belirlenemeyeceğini, müvekkilinin geri çektiği başvurunun birebir aynılık taşıyan dava konusu belgenin başvurusundan önce yapıldığını,bir patent başvurusu geri çekildiğinde aynısı için yeniden başvurulamayacağını, arama motorunda araştırma yapıldığında bahse konu ürünün dünyada üretildiğinin görüldüğünü, ürünler üzerinde karşılaştırma yapılmadığını, itirazlarının yok sayıldığını, üründe kaydırmaz bir tabanın olduğu hususunun yenilik olarak değerlendirildiğini, müvekkiline ait faydalı modelde ise tarifnamede kaymaz özellikli tabandan bahsedilirken, plastik tabanın tekniğin bilinen durumu dahilinde olduğunun görüldüğünü, bilirkişilerce oluşturulan benzerlik fark tablosunda karşı yana ait patentin temelde kaymayı engelleyen tabana sahip çorap ayakkabısı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin başvurusunda bu durum tekniğin bilinen durumunda bildirildiğini, bu bilginin sunulan beyanlarda yer aldığını, buna karşın bilirkişilerce başkaca bir inceleme yapılmadığını, itirazlarının karşılanmadığını, tarifnamelerin incelenmediğini, müvekkiline ait faydalı modelde tekniğin bilinen durumu bölümünde yapılan açıklamada mevcut sistemlerde plastik malzeme kullanıldığının bildirildiğini, bu durumda 2014 yılında yapılan başvuruda yer almasının yenilik olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları dikkate alınarak 2014/03673 sayılı faydalı modelin davalı adına tescilli olması, taraflar arasındaki 17.03.2014 tarihli "Sulhname ve İbraname" başlıklı belge uyarınca da davacının dava konusu faydalı modelin davalıya ait olduğunu kabul etmesi gözetildiğinde davalının gerçek hak sahibi olduğunun kabul edilmesi ve bilirkişi raporuna göre de faydalı modelin tescil başvuru tarihi itibariyle yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerini taşıdığı gözönüne alınarak asıl dosyada davacının hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, faydalı model üzerinde gerçek hak sahibinin davalı-birleşen davacıya ait olduğu kabul edildiğinden ve davacı-birleşen davalının faydalı modeli birebir kullandığı bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğinden birleşen dosya davalısının davacı adına tescilli faydalı model belgesi kapsamında üretim yapıp satışa sunduğu ve bu eylemin davacının faydalı modelden kaynaklı sınai haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararının da yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı - birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; incelenen dökümanların dava konusu faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldırıldığının belirtildiği uzman görüşünün dikkate alınmadığını, son rapora eklenen sektör bilirkişisinin bilgilerine başvurulduğuna dair bilgiye yer verilmediğini, dosyadaki bir delilin değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin bilirkişilerce belirlenemeyeceğini, müvekkilinin geri çektiği başvurunun birebir aynılık taşıyan dava konusu belgenin başvurusundan önce yapıldığını, bir patent başvurusu geri çekildiğinde aynısı için yeniden başvurulamayacağını, arama motorunda araştırma yapıldığında bahse konu ürünün gerek Çin’de gerekse diğer ülkelerde üretildiğinin görüleceğini, ürünler üzerinde karşılaştırma yapılmadığını, bilirkişilerin başvuru tarihinde piyasada bulunan ürünler bakımından bilgi vermediklerini, itirazlarının yok sayıldığını, üründe kaydırmaz bir tabanın olduğu hususunun yenilik olarak değerlendirildiğini, ancak müvekkiline ait faydalı modelde tarifnamede kaymaz özellikli tabandan bahsedilirken, plastik tabanın tekniğin bilinen durumu dahilinde olduğunun görüldüğünü, bilirkişilerce oluşturulan benzerlik fark tablosunda karşı yana ait patentin temelde kaymayı engelleyen tabana sahip çorap ayakkabısı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin başvurusunda bu durum tekniğin bilinen durumunda bildirildiğini, bu bilginin defalarca ileri sürüldüğünü, buna karşın bilirkişilerce başkaca bir inceleme yapılmadığını, itirazlarının karşılanmadığını, patent ofislerinin otuzdan fazla benzer patent olduğunu bildirdiklerini, müvekkiline ait faydalı modelde tekniğin bilinen durumu bölümünde yapılan açıklamada mevcut sistemlerde plastik malzeme kullanıldığının bildirildiğini, bu durumda 2014 yılında yapılan başvuruda yer almasının yenilik olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü, birleşen dava faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 551 sayılı KHK'nın 8, 140, 154, 155, 156 ve 165 inci maddeleri. 3. 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl dava davacısı, birleşen dava davalısı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Asıl dava faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında dava konusu faydalı modelin yenilik ve sanayiye uygunluk kriterlerini taşıdığı, asıl dava davacısının hükümsüzlüğe mesnet faydalı modellerinden farklılık taşıdığı yönünde görüşler bildirilmişse de asıl dava davacısı tarafından ibraz edilen mütalaada incelenen D-2, D-3 ve D-4 sayılı dökümanlar karşısında dava konusu faydalı model belgesinin yeniliğinin ortadan kalktığı ifade edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 551 sayılı KHK’nın 156 ncı maddesine göre, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş, başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya başka bir yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise yeni değildir. Anılan düzenlemeden anlaşılacağı üzere, buluşun faydalı model belgesine bağlanması için, Türkiye’de ve dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, başka bir anlatımla mutlak yeni olması koşulu kabul edilmiştir. Bu husus, kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla, faydalı modelin hükümsüzlüğü davasında yeni olup olmadığı hususu mahkemece re’sen dikkate alınmalı, tarafların bildirdikleri kanıtlarla birlikte 551 sayılı KHK’nın 154, 155 ve 156 ncı maddeleri hükümleri çerçevesinde araştırma yapılmalı ve gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü alınarak bu husus açıklığa kavuşturulmalıdır. Her ne kadar davacı tarafından uzman mütalaası sonradan sunulmuş ve bu mütalaada belirtilen D-2, D-3, D-4 sayılı dökümanlara sonradan dayanılmış ise de buluşun yeni olup olmadığı hususu, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve Mahkemece yargılamanın her aşamasında resen araştırılacağından bu dökümanların dikkate alınması zorunludur. Bu itibarla Mahkemece, bir bilirkişi heyetinden anılan dökümanların ve davacının sunduğu uzman görüşünün değerlendirildiği bir rapor alınıp asıl ve birleşen davalarda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl dava davacısı, birleşen dava davalısına iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.