Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2955 E. 2023/7403 K. – Marka İptali
Konu: Marka İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2955
- Karar No
- 2023/7403
- Karar Tarihi
- Konu
- Marka İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/258 Esas, 2022/476 Karar
HÜKÜM : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2021/368 K.
Taraflar arasındaki marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “melox” ibareli marka başvurusunun davalının kötü niyetli tescilleri sebebiyle kabul edilmediğini, davalının 2010/26900 sayılı “miloks” markasını hiçbir şekilde kullanmadığını ileri sürerek anılan markanın kullanmama sebebiyle iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2010/26900 sayılı marka için 23.04.2010 tarihinde başvuru yapıldığını, markaların 10 yıl boyunca korunduğunu, 23.04.2020 tarihinde yenileme işlemi dosyalanmadığından hukuken geçersiz bir marka olduğunu, tescilsiz bir markanın iptalinin istenemeyeceğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, kullanmama nedeniyle iptal şartlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu marka yenilenmediğinden davalı adına hüküm teşkil etmediği Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kayıtlarından görülmüş ise de TÜRKPATENT kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığına kanaat getirilmekle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığı görüşüne varıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, taraflar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, ... itibaren konusuz olduğunu, markaların 10 yıl korunduğunu, TÜRKPATENT’in siciline bakıldığında dava konusu markanın koruma süresinde 23.04.2010 tarihinin yazıldığını, yenilenmediğinin de aleni şekilde görüldüğünü, bir bildirimin gerekmediğini, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceğini, müvekkili lehine vekalet ücreti taktiri gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına 2010/26900 tescil numarasıyla kayıtlı ''miloks'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, markanın yenilendiğine dair dosyaya bir delil yansımadığı, davanın koruma süresi dolduktan sonra açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırmayla öğrenilebileceği, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığından davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartları arasında yer aldığı, bu şartın sonradan tamamlanamayacağı, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalı yararına maktu vekâlet ücreti taktirine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın TÜRKPATENT kayıtları esas alınarak açıldığını, kayıtlara müddet bilgisinin girmediğini, marka sahiplerinin varsa yenileme taleplerinin de işlenmediğini, hükümsüzlük davasında davalının dava konusu markanın yenilenmediğine dair bilgi vermediğini, davalının kusuru ile bu davanın açılmasına sebep olduğunu, TÜRKPATENT’in tedbir kararını dahi uyguladığını, kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 114 ve 115 ... maddesi.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY SMK m. 23 koruma süresi dolduktan sonra dava açılmışsa da davalı yenilemediği markasını terkin ettirdiği gibi müddet kaydı da düşülmediğinden, dava açılmasına davalı marka sahibi sebep olmuştur. O nedenle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği ve dolayısıyla kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan ... çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.