Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2936 E. 2023/7150 K. – Davalı Kurum

Konu: Davalı Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlüğü

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2936
Karar No
2023/7150
Karar Tarihi
Konu
Davalı Kurum Kararının İptali Ve Marka Hükümsüzlüğü

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/445 Esas, 2022/52 Karar vekili Avukat ... DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/439 E., 2019/390 K. Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ticaret unvanının ayırıcı unsuru GO ibaresinden oluşan GO AC ... COMPANY GO ULUSLARARASI NAKLİYAT SERVİS VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ+ŞEKİL ibare ve biçimli 39. sınıf hizmetleri içeren 24.07.1996/174119 ve GO GO-LOGISTICS ... OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL ibareli 35, 36, 39 ve 42. sınıf hizmetleri içeren 2002/21178 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının GO4UNLIMITED ibareli, 25. ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna kötüniyet, tescilli ticaret unvanı, markalarla iltibas ve tanınmışlık vakıa ve hukuki sebeplerine dayanarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini, ticaret unvanı tescilinden ... haklarına zarar vereceğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'ın 09.10.2017 tarih ve 2017-M-8502 sayılı kararının iptali ile 2016/63008 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, ... başına go ibaresinin markalarda ortak olmasının markaları benzer kılmadığını dolayısı ile markalar arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını, markalar benzer bulunmadığı için tanınmışlık, kötüniyet, ticaret unvanı ile iltibas itirazlarının da haklı bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını, markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenime göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacı markalarının ayırt edicilik gücünün zayıf olduğunu ve benzerlik değerlendirmesinin de buna göre yapılması gerektiğini, davacı şirketin davalının faaliyet alanı olan iç giyim sektöründe faaliyette bulunduğuna ilişkin hiçbir verinin dosya kapsamında yer almadığını, davacı şirketin lojistik ve nakliyat alanında faaliyet gösterdiğini ve bu durumun davacının web sayfasında da aynı şekilde belirtildiğini, dolayısı ile markalar arasında iltibas tehlikesinin oluşmasının mümkün olmadığını, ayrıca markalardaki ortak unsurun davacı faaliyet alanı için tanımlayıcı olduğunu, taraf markalarının benzer olmaması nedeni ile tanınmışlık iddialarının da yerinde olmadığını, öte yandan davacı markalarının bir an için taşımacılık sektöründe tanınmış olduğu kabul edilse dahi uyuşmazlık konusu 35. sınıf bakımından davacıya bir hak sağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka başvurusunun kapsamında yer ... 35. sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” yönünden davacının itirazına mesnet 2002 21178 sayılı markası arasında hizmet benzerliği bulunsa da marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunmadığı, davacının tescilli ticaret ünvanı ile dava konusu marka arasında benzerlik olmadığından aynı maddenin beşinci fıkrası gereğice de tescil engeli bulunmadığı, kötü niyet iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markalarında yer ... esas unsurun go ibaresi olup ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, başvuru konusu ibare ile müvekkiline ait marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, zira ibarelerin esas unsurlarının birebir aynı bulunduklarını, müvekkili markalarının tanınmış olduğundan 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, müvekkilinin markaları kapsamında yer ... hizmetler ile uyuşmazlık konusu 35. snıf arasında mutlak benzerlik bulunduğunu, zira müvekkilinin lojistik hizmetlerini gerçekleştirirken malların depoda beklemesi ve saklanması açısından 35. sınıf bakımından tüm hizmetleri kapsar şekilde faaliyet gösterdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarında asli unsur olan GO ibaresi, dava konusu markada da aynen asli unsur olarak yer aldığından taraf marka işaretleri arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında 25/01-02-03 sınıfta yer ... mallar ve 35. sınıfın 1. alt grubun yer ... hizmetler ile 35. sınıfın 5. alt gurubunda 25/01-02-03 sınıf mallara özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin yer aldığı, davacının itirazına mesnet 96/010993 numaralı markası 39. sınıfta yer ... hizmetler, 2002/21178 sayılı markası da 35, 36, 39, 44, 44 ve 45. sınıfta yer ... hizmetler yönünden tescilli olduğu, dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfın 1. alt grubunda yer ... hizmetler ile davacının itirazına mesnet 2002/21178 sayılı markasının kapsamında 35. sınıfta yer ... hizmetlerin benzer bulunduğu, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında başvuru kapsamında 25/01-02-03 sınıfta yer ... malların bulunmadığı ancak davacının itirazına mesnet 2002/21178 sayılı markasının 35. sınıf genel mağazacılık hizmetlerinde de tescilli olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacı Şirketin 2002/21178 sayılı redde mesnet markası kapsamında yer ... 35. sınıf genel mağazacılık hizmetleri ile başvuru kapsamında bulunan 25/01-02-03 sınıf yönünden özelleştirilmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin benzer olmadığı bildirilmişse de davacı Şirketten 25/01-02-03 sınıfa özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden 2002/21178 sayılı markasını kullanıp kullanmadığı sorulmadan ve bu yönde bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verildiği, bu hususun tetkiki için açılan duruşma sonucunda, usulüne uygun meşruhatlı ihtara rağmen davacı vekili tarafından müvekkilinin markasının 25/01-02-03 özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinde kullanıldığına dair delil sunulmadığı, davacının itiraza dayanak 2002/21178 sayılı markasını 25/01-02-03 sınıfa özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinde kullanmadığının değerlendirildiği, davacının hem davalı Kurum nezdindeki itirazlarında hemde yargılama aşamasında sunduğu delillerin davacı markalarının tanınmış olduğunun ispatına yeterli olmadığı, davacının sunduğu delillere göre davacı markalarının nakliye sektöründe tanınmış olduğu kabul edilse dahi başvuru kapsamında, davacının itirazına mesnet markalarının tescilli olduğu hizmetlerden farklı olarak yer ... 25. sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile Türk Patent YİDK'nın 09.10.2017 tarih ve 2017-M-8502 sayılı kararının 35. sınıfta yer ... “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” yönünden iptaline, davalı ... adına tescilli 2016/63008 sayılı markanın 35. sınıfta yer ... “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının esas unsurunun go olduğunu ve davalı ... başvurusu ile iltibas riski bulunduğunu, dava dilekçesine eklenen delillerin ve güncel marka başvurularına yapılan itiraz dosyalarının müvekkili markasının tanınmışlığını ispatlamaya yeterli olduğunu, 39. sınıf ile 25. sınıf kapsamlarının benzer olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin ticaret unvanına dayalı olarak taşımacılık sektöründe ... hak sahibi olduğuna ilişkin emsal karar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında görsel anlamda benzerlik bulunmadığını, markanın parçalara bölünerek incelemesinin yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... vekili katılmayla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin ... bir inceleme yaptırmaksızın karar verdiğini, davacı markası ile müvekkili başvurusu arasında belirgin farklılık bulunduğunu, benzer bulunan sınıfların tüketicilerinin bilinçli olduğunu, emtia bakımından da bir benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının ayırt edicilik gücünün düşük olduğunu, davacı markaları ile yakın aynı unsurlu markalara ilişkin emsal niteliğinde kararlar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava konusu davalı ... başvurusunun yapıldığı tarihte yürülükte olan 556 sayılı KHK'ya göre karıştırılma (iltibas) ihtimalinden bahsedilmek için halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurması yeterlidir. Başka bir deyişle, tescilli marka ile kullanılan işaret arasında görsel ve sesçil (fonetik) yönden benzerlik bulunmasa, hatta genel görünüş (umumi intiba) açısından ayniyet veya benzerlik bulunmasa dahi, halk bunlar arasında herhangi bir şekilde bir bağlantı kuruyorsa karıştırılma ihtimalinin mevcudiyeti kabul olunacaktır. 556 sayılı KHK’nin 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Buradaki “halk” kavramından ortalama niteliklere sahip olan tüketicilerin anlaşılması gerekir. Somut olayda ise, davacının markalarının GO esas unsurlu oldukları, davalı başvurusunun kapsamındaki ürün ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında yer ... ürün ve hizmetlerle çoğunlukla aynı türden olmadığı, tarafların farklı sektörlerde iştigal ettikleri, davalının başvuru markası her ne kadar GO ibaresini içeriyorsa da Türkçe’de gitmek anlamına gelen GO ibaresinin zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle ve şekillerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmeleri ve buna katlanmaları beklentisinin marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğunun öngörülmesi gerekmektedir. Ayrıca, davalıya ait marka tescilinden çok açık şekilde görüldüğü gibi GO ibaresi baskın ve öne çıkmış şekilde kullanılmamaktadır. Bu durumda, davacının GO esas unsurlu markalarıyla davalının GO4UNLIMITED ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının mücerret bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere, taraf markaları arasında zaten bir benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğundan bahsedilemeyecek olup; davacının ticaret unvanının tescilli markası ile aynı ibareden oluşması nedeniyle aynı KHK'nın 8 ... maddesinin beşinci fıkrası anlamında da tescil engeli oluştuğu söylenemeyeceğinden davacı ticaret unvanına dayalı olarak değerlendirme yapılmaması ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanma niyeti olmaksızıni sadece yedekleme veya marka ticareti yapma amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin, marka hukuku kapsamında genel olarak kötüniyet olduğu, her somut olayın özelliklerinin gözönüne alınması suretiyle de kötüniyetin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda ise sözkonusu hususlar bulunmamakta olup, davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. Netice itibariyle, izah edilen tüm hususlar muvacehesinde; yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2936, K. 2023/7150, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-2936-e-2023-7150-k-b66bc0f718ba