Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1411 E. 2023/1081 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1411
- Karar No
- 2023/1081
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıdan mal satın ve teslim alan davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/634 E. ve 2015/255 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davaya konu ilişki dışında ticari ilişkilerin bulunduğu, davaya konu edilen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun olarak ticari kayıtlarını oluşturduğu, fatura kestiği ve ticari kayıtlarına süresinde işlediği ancak bedelini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçlu olduğu, davalı şirketin davaya konu ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.01.2017 tarih, 2016/303 E. ve 2017/5 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını usule uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarih, 2017/1310 E. ve 2018/3486 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak dosyaya sunduğu sevk irsaliyesinde teslim alan hanesinde adı ve imzası bulunan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı davalıdan sorularak inkarı halinde ilgili mercilerden davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.